Giriş
(9)

izleyeceğiniz filmi nasıl seçiyorsunuz?

IncredibleMau
Canınız sıkıldı, bugün film izleme gününüz, güzel bir film bulup izlemek istiyorsunuz. Mutlaka yeni bir film olacak diye bir kaide yok. Eskiden izleyip sevdiğiniz filmi tekrar izlemek isteyebilirsiniz diyelim. Ama henüz ortada bir film yok.O filmi nasıl buluyorsunuz? Yeni bir filmse eğer hangi sited
Canınız sıkıldı, bugün film izleme gününüz, güzel bir film bulup izlemek istiyorsunuz. Mutlaka yeni bir film olacak diye bir kaide yok. Eskiden izleyip sevdiğiniz filmi tekrar izlemek isteyebilirsiniz diyelim. Ama henüz ortada bir film yok.

O filmi nasıl buluyorsunuz? Yeni bir filmse eğer hangi siteden araştırıyorsunuz? Yorumları önemsiyor musunuz?

Netflix'ten rastgele film seçenler duyuruyu pas geçebilir. Seçici arkadaşların formüllerini merak ediyorum ben.

ek : bir de tavsiye edeceğiniz bir film var mı?
0
IncredibleMau
(10.03.22)
İzleme listeme ekliyorum imdb'de, açacağım zaman oradan bakıyorum.

Birkaç hesap var instagram'da takip ettiğim, oralarda öneri gördükçe listeye ekliyorum.

Keza yakında çıkacak ya da çekime başlamış filmleri de sinemayla ilgili sayfalarda websitelerde görüp ekliyorum.

kriterlerimden biri yönetmen; takipte olduğum yönetmenler var, onların yeni filmlerini kafadan ekliyorum.

Festival seçkilerinden bakıyorum ilgimi çeken bir şey var mı diye, sonra da ödüllere ya da çektiği dikkate göre ekleyebiliyorum.

Blockbuster filmleri her yerde görüp duyuyoruz zaten, onlardan da uzak kalmamaya çalışıyorum.


Bu şekilde düzenli bir liste büyümesi oluyor, izleyecek bişey bulamama durumuna düşmüyorum haliyle.

Yorumları şöyle önemsiyorum; mesela bir film gördüm yukarıda anlattıklarımdan herhangi biri vasıtasıyla. imdb puanı düşük ama metacritic puanı yüksekse, ayrıca sevmediğim bir detayı olmadığı sürece, izleme listesine kesin ekliyorum. Korku filmiyse ve 6'dan yüksek puanı varsa ekliyorum mesela.
0
Bruce
(10.03.22)
Goreceli yeni olanlari festivallerde one cikan, begenilmis olanlardan seciyorum, zaten cokca duymus oluyorum filmleri ve bir merak uyandirmis oluyorlar.

Eski filmler genelde yonetmeni nedeniyle sectigim filmler oluyor ya da zamaninda cokca konusulmus ama benim bir sekilde seyretme firsati bulamadigim filmler.

Zevkine guvendigim kisiler tarafindan tavsiye edilen filmleri izliyorum.

Aklimda hic film yoksa Mubi'yi acip yonetmenine, konusuna, oyuncularina bakarak bir film seciyorum.

Son zamanlarda pek yapmadigim ama bir zamanlar tum sevdigim filmleri kesfetmemi saglayan bir baska yol da tvde sinema kanallarina bakıp hosuma giden filme takilmak, zamaninda Cine5 sayesinde az filmle tanismadim...
0
(10.03.22)
korsan sitelerine bakıyorum, bir film bütün korsan sitelerine düşmüş ise güzeldir diye bir ön kabulüm var, sonra korsan sitelerdeki puan'a bakıyorum, ardından korsan sitelerde ki izleyici yorumlarına bakıyorum. sonra artık nereden izleyebiliyorsam. orjinal kaynağı tercih ediyorum
0
selam
(10.03.22)
Daha önce izleyip sevdiğim bi film varsa yönetmeni kimmiş diye bakıyorum. Yönetmenin wikipedi sayfasına girip diğer filmlerine bakıyorum. İsmi güzel gelene tıklıyorum, afişine bazen bakarım bazen bakmam. Açıp izledikten sonra da ekşiden yorumlarını okuyorum. Yorumları okurken bazen başka bir tavsiyeye denk geliyorum bu film de iyi vs. gibisinden, sonra tekrar tekrar…
0
megalomaniac
(10.03.22)
tweet okur gibi synopsis okuyorum. ilgimi çekenleri listeme ekliyorum. zaman içinde listemden seçe seçe izliyorum. yönetmen de etkili.
0
kimwexler
(10.03.22)
ben internette gezinirken karşıma çıkan, ilgi duyabileceğimi düşündüğüm filmlerin listesini yapıyorum. google drive'da listem var. oraya atıyorum ismini. film izleyecek havamdaysam o an keyfime göre onlardan birini seçip indiriyorum hemen.

özellikle aradığım pek olmuyor açıkçası çünkü sık film izleyen, listesini çabuk bitirebilen birisi değilim. konu olarak ilgimi çekip çekmeyeceğini az çok zaten anlıyorum. imdb puanına bakarım (yüksek olması şart değil ama öyle olması olumlu), ekşi'de başlığı var mı ona bakarım biraz vs... kesinlikle öyle oturup rastgele film izleyen birisi değilim ama "bu izlenir gibi ya" dediğim filmler konusunda da çok seçici değilim açıkçası, genelde ne anlattığına bakıyorum sadece.
0
der meister
(10.03.22)
Eski yöntemim altyazı sitelerine veya en son bluray release'lerin olduğu yerlere bakıp ardından imdb'ye girip puanına bakıp izlemekti. 7 puan üstünü daha fazla araştırma yapmadan direk izlerim.

5 puan altını izlemem, 6-7 arasını ekşi'den vs yorumlarını okuyarak izlerim.

Şimdi zaten piyasada izleyecek film yok, eskileri döndürüp duruyorum.
0
kimlanbu
(10.03.22)
birkaç şekilde seçiyorum

- genelde güncel filmleri beğendiğim için best films of 2016 gibi aramalar yapıp senelik listelere bakıyorum ya da öyle senelik listeler görüyorum dün şunu gördüm mesela letterboxd.com

- www.icheckmovies.com buraya izlediğim filmleri kaydediyorum. sonra en beğendim filmler hangi listelerde diye bakıyorum (filmin kendi sayfasına gidince hangi listelerde olduğunu gösteriyor). mesela şu listede izleyip beğendiğim çok film var www.icheckmovies.com

- konusuna göre de seçiyorum. bir ara mahkeme filmleri izliyordum hep çok sevdiğim için. lgbt insanları anlatan filmleri seviyorum daha ezber bozan daha yenilikçi ve ilginç oldukları için ve en önemlisi gerçekliği daha açık anlattıkları için.

- benzer biçimde tür yönetmen oyuncu, bunlardan birine göre seçiyorum ya da sevdiğim bir film hakkında röportaj ya da benzer şeylere bakarken referans verilen bir film olabilir

- sosyal medyada hakkında bir şey görmüş oluyorum mesela şurada okumuş olabilirim www.reddit.com ya da criticker'da ilginç bir yorum okumuşumdur yorumu yazan kişinin profilindeki filmlere bakarım hemen izlemesem de o film ismiyle bir tanıdıklık oluyor başka yerde tekrar görünce izliyorum

kendi listemi yapmıyorum anlık karar veriyorum ya da 3-4 filmlik mini liste yapıyorum. o uzun listeler birikip göreve dönüşüyor yeni şeylerle karşılaşma ihtimalimi engelliyor gibi geliyor. puanlara bakmıyorum.

tavsiye film: letterboxd.com en baştaki listede gördüm bunu izlemeye niyetlendim ama henüz izlemedim. 2. tavsiye: Mad Max: Fury Road. bunu birkaç defa izledim.
0
curious mind
(10.03.22)
Film zevklerimizi yakın bulduğum bir eleştirmen var, onun yüksek puan verdiği filmlere bakıyorum.

Letterboxd'ta birçok eleştirmeni takip ediyorum, eleştirmen olmayan birçok kişi ile de takipleşiyorum. Genel olarak insanların yüksek puan verdiği filmler aklımın bir köşesinde oluyor.

Sevdiğim yönetmenlerin önerdiği filmlere bakıyorum.

They Shoot Movies, Don't They gibi iyi olduğunu düşündüğüm film listelerini takip ediyorum. Yine letterboxd'ta takip ettiğim çok liste var.

Criterion collection'daki filmlere ilgim var, bu collection'daki çoğu filmin iyi olduğunu düşünüyorum. Uzun dönemde (+10 yıl gibi bir süre) criterion collection'daki filmlerin en az yarısını izlemeyi düşünüyorum.

Film izleyeceğim zaman da aklımda birçok film olmuş oluyor bu sayede, ruh halime göre bu filmlerden birisini seçiyorum.
0
ted
(10.03.22)
(7)

Olası bir savaşta NATO bize yardım eder mi?

Fusha
Normalde bu soruyu sormak aklımın ucundan geçmez ama şu entryi okuyunca merak ettim;https://eksisozluk.com/entry/134574965bir örgüte üye olmanın şartları değişmişse o örgüte bağlı kalmanın da artık bir anlamı kalmamıştır. insanlar bu ayrımı yapamıyor. ne yaşadıklarının farkında değiller.bir nato ülk
Normalde bu soruyu sormak aklımın ucundan geçmez ama şu entryi okuyunca merak ettim;

eksisozluk.com


bir örgüte üye olmanın şartları değişmişse o örgüte bağlı kalmanın da artık bir anlamı kalmamıştır. insanlar bu ayrımı yapamıyor. ne yaşadıklarının farkında değiller.

bir nato ülkesine yapılmış saldırı hepsine yapılmış sayılır"ı sağlar dediğiniz nato, türkiye'nin meclisi bombalanırken o saldırıyı kendisine yapılmış saymadı. bombalayanlar bir nato ülkesine sığındı. bombalama emrini veren kişi başka bir nato ülkesinde ikamet ediyor. 2017 tatbikatında nato'nun düşman kuvvetlerinin liderleri listesinde mustafa kemal atatürk de vardı. sehven eklendiğini söylediler. 2006'daki bir nato tatbikatında türkiye'nin parçalanmış haritasını kullandılar. türk subaylar itiraz etti. genelkurmay başkanımız abd'nin genelkurmay başkanını aradı ve bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. nato'nun en güçlü ülkeleri türkiye'nin düşmanı bir terör örgütüne binlerce tır silah gönderiyor.

bugün nato'nun türkiye'yi koruma iradesi var gibi mi görünüyor oradan? biz nato'ya rağmen kendini savunan bir orduya sahibiz. siz türkiye'yi nato'nun koruduğunu mu zannediyorsunuz? sizin deyiminizle sorayım. kara cahil, aptal, vatan haini misiniz

anlaşmada nato'dan çıkarma hükmü düzenlenmediği için türkiye'nin nato'dan çıkarıldığı ilan edilemiyor. "müttefik olarak görmediğimiz belli değil mi? daha nasıl ilan edelim?" diye de düşünüyor olabilirler.
0
Fusha
(08.03.22)
Çok fena uydurmuş. Türkiye'nin iç işleri Nato'yu niye ilgilendirsin? ABD'de Kongre baskını yaşandı. O zaman buna da Nato müdahale etseydi.

Türk ordusu Nato orduları içinde ilk 5'te. Nato'yu biri koruyacaksa ABD, İngiltere, Fransa sonrasında bu Türkiye olur.

Nato isterse Türkiye'ye yardım etmesin, Türkiye zarar görürse Avrupa'nın büyük bir kısmı zarar görür. Türkiye'nin zarar görmesi Ukrayna'nın zarar görmesine benzemez.
0
dissendium
(08.03.22)
Yalnız entry'de bahsettiği ülkenin İçişleri ile ilgili bir durum. Türkiye Nato'ya üye olduğundan beri 60 ve 80 darbeleri de yaşandı; NATO onlara da müdahale etmedi, zaten niye müdahale etsin? Başka bir ülkeden asker gelip bombalama yapmadı ki 15 temmuz'da, TSK askerleriydi bunu yapan. Dolayısıyla anafikrin çıktığı nokta hatalı. Öncelikle NATO nedir, ne değildir bunu okusaymis keşke.
0
fraise
(08.03.22)
entri baştan aşağı saçmalık. zaten arkadaşlar açıklamışlar. darbe ile natonun ne alakası var. darbeyi yapan da darbeye uğrayan da natocuydu zaten. aksi yaşanmadı ki. nato niye karışsın böyle bir iç mücadeleye.

ama natoda türkiyenin durumu gerçekten muallak. 2019 yılında londrada yapılan nato zirvesine bir bakın. zirve sonunda kraliçenin ev sahipliği yaptığı kokteyl videosunu seyredin. türk heyeti oraya yakışıyor mu, sizce onlar türk heyetini kendilerinden birisi olarak görüyorlar mı, bakın ve siz karar verin.
ayrıca rusya ile bu kadar yakın olan, bu kadar israil karşıtı olan ve suriyede natonun onaylamadığı işler çeviren bir ülke ile nato ne kadar müttefik olabilir düşünelim
0
dafuq
(08.03.22)
bilakis, tamamen bir ülkenin iç işleriyle ilgili olan darbe girişimi gibi durumlarda dışarıdan ülkelerin gelip "ne oluyor burda?!" demeleri garip olurdu.

ayrıca bu ülkelerden darbecileri barindirmamalarini isteme hakkı öncelikle içeride doğru bir sorgulama ve yargılama yapmayı gerektirir. hani nerde darbenin siyasi ayağı?

ilk sorgulanması gereken yer sorgulanmamışken başka ülkelere "darbecileri besliyorsunuz" demek de yine abesle iştigal efenim.

adama "ya Türkiye besliyorsa darbecileri?" diye sorarlar.
0
boyle buyurdum
(08.03.22)
Entry sahibi arkadaşın kafası karışık... Çok talî şeylerden bahsetmiş. NATO iyidir falan demiyorum ama 5. Maddeyi harekete geçirecek bir durum olmadı.
0
Ufuk
(08.03.22)
Ben anlamadım şimdi darbe girişiminde NATO ABD’yi mi bae’yi mi bombalayacaktı?

Bir de darbeler NATO tedrisatından geçmiş askerler tarafından yapıldı hep. Niye karşı olsunlar?

En önemlisi de içişlerine müdahale mi etsin napsın, 5. Madde böyle işlemiyor.

Türkiye-gkry-Kıbrıs yunanistan geriliminde de adamlar kendi aranızda çözün savaş çıkarmayın dedi, sonra biz ambargo uyguladılar. 5. Maddeyi bizim için öyle kolay kolay geçirmezler. 9/11 bile tartışmalı şu an neden o zaman geçirdik biz bu 5. Maddeyi diye düşünüyorlar.
0
Hallegadola
(09.03.22)
nato'da olmamızı bir gereklilik olarak görmekle birlikte nato'ya zerre güvenmiyorum. türkiye'yi meat shield olarak gördükleri için avrasya'ya kaptırmaktansa kendi saflarında tutmak istiyorlar. rusya bize saldıracak olsa bir şekilde kılıfına uydurup "ilk türkiye saldırdı" diyerek kıllarını kıpırdatmazlar diye düşünüyorum. böylelikle hem birlikteki diğer ülkeler nezdinde ağırlıkları azalmaz hem de türkiye için hiçbir şey yapmadan işin içinden sıyrılırlar. zaten savaşa girmiş, dağılmış bir türkiye nato'ya pek fayda sağlamayacağı için batı bloku kaybının büyük olduğunu da düşünmeyecektir.

entry'den bağımsız olarak başlıkta sorduğun soru hakkında şahsi görüşüm budur. kısacası biz bir yerimiz açıkta kalmasın diye nato'ya yanlamak durumundayız ama onlara güvenmek de bence manasız.
0
der meister
(09.03.22)
(2)

hem lisansa hem de doktoraya başvuracağım, aynı anda oluyabilir miyim?

mesajli
Yüksek lisans mezunuyum. Doktoraya devam edeceğim. Hem de YKSye girip ilgimi çeken bi lisans bölümünü tutturmaya çalışacağım. Her ikisinden de kabul edilirsem, aynı anda okuyabilir miyim? Resmi olarak mümkün müdür? Lisans örgün olacak.
Yüksek lisans mezunuyum. Doktoraya devam edeceğim. Hem de YKSye girip ilgimi çeken bi lisans bölümünü tutturmaya çalışacağım. Her ikisinden de kabul edilirsem, aynı anda okuyabilir miyim? Resmi olarak mümkün müdür? Lisans örgün olacak.
0
mesajli
(04.03.22)
emin degilim ama farkli seviyelerde mumkun olmasi lazim. benim arkadasim hem bizim bolumde (lisans) okuyor hem de ayni okulda baska bolumde yuksek lisans yapiyordu.

hani ayni anda iki orgun lisans olmaz ama doktora ve lisans olur sanirim, en azindan lisans ve yuksege bizzat sahit oldum kendim.
0
der meister
(04.03.22)
her ikisine de harç ödemeniz gerekecek sanırım.
0
ykyt
(04.03.22)
(13)

rus sivillere uygulanan yaptırımlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

coldegezenkutupayisi
bir haftadır yaşananları şaşkınlıkla izliyorum. olayın iyiden iyiye freak show halini aldığını düşünüyorum.bir ülke zorbalık yapıp başka bir ülkeye saldırmış olabilir ama sivil halkın bu eylemde ne gibi bir kabahati var? şimdi atıyorum bizim yönetimimiz aynı şekilde bir savaşa girse ben ne yapabilir
bir haftadır yaşananları şaşkınlıkla izliyorum. olayın iyiden iyiye freak show halini aldığını düşünüyorum.

bir ülke zorbalık yapıp başka bir ülkeye saldırmış olabilir ama sivil halkın bu eylemde ne gibi bir kabahati var? şimdi atıyorum bizim yönetimimiz aynı şekilde bir savaşa girse ben ne yapabilirim buna karşı? ben zaten mevcut yönetime oy vermedim, girilen savaşı da onaylamıyorum. sokağa çıkıp protesto etsem ters kelepçe götürecekler. bugün rusya'da yaşananları savaş olarak tanımlayan bir televizyon kanalı kapatıldı misal. sokağa çıkan insana neler yapmazlar yani.

rus kedilerini bile organizasyonlardan men ediyorlar yav. sporcular, takımlar, çalışanlar. rusya'da yaşamayan insanlar bile işlerinden oluyor. iş post-modern etnik temizlik haline geldi iyice. hollanda'ya kızıp portakal bıçaklamaktan farksız geliyor bana bu durum.

kendimi şu an rusya'da yaşayan bir muhalif olarak düşünüyorum. freelance iş yapsam paypal kullanamıyorum. iş yapamadığım için müzik dinleyeyim diyorum kredi kartımla ödeme yapamadığım için spotify yok. ne bileyim netflix aboneliğimi yenileyemedim. kardeş tamam ben dünya vatandaşıyım bu cehennemde kalmak istemiyorum diyorum hayır sen rus olduğun için sana iş vermiyoruz, burada yaşaman için de vize alman lazım çalışma iznin olması diyorlar. ve yine rus olduğum için bunları da vermiyorlar.

sivil halka uygulanan bu yaptrımların muradı nedir? avrupa ve abd, halk baskısı olsun da putin vazgeçsin diye mi uğraşıyor? bu ne kadar mümkün? ukrayna halkı ve oradaki savaş gerçekten bu kadar umurlarında mı? yoksa mümkün olan en fazla silah yardımını yapalım, orada maksimum direniş olsun biz de bu boşlukta rusya ve rus vatandaşlarına izolasyon yapalım mı diyorlar?
0
coldegezenkutupayisi
(04.03.22)
maksat ruslar da isyan etsin putin'i içerden düşürsün.

edit: örnek:
twitter.com
0
do you remember me
(04.03.22)
evet putin'e baskı yapsınlar diye uğraşılıyor. valla ilk üç gün yaptırımları ben de destekledim ama gerçekten kedilerin yarışmadan men edilmesi filan artık bariz ırkçılık boyutuna ulaştı bu.

normalde yaptırım ruslara çok koymaz, şükredip devlete tapınma konusunda bizden beterler, o yüzden rusları en temelinden sarsmadan müdahale edemezsin. o açıdan izole edilmelerini anlıyorum ve açıkçası gerekli de buluyorum ama gelinen nokta aşırı absürt. ya zaten berlin'de yaşayan, belki de tam olarak putin'in rusyasında yaşamak istemediği için ülkeden kaçmış adamı legal olarak yaşadığı topraklarda restorana sokmamak filan bunlar inanılmaz ırkçı ve aptalca işler.
0
der meister
(04.03.22)
Öncelikle arkadaşlara katılıyorum. Halkın isyan edip putin’i baştan indirmesi için yapılıyor, buna eminim.

Öte yandan kız arkadaşım rus ve italyada yüksek lisans yapıyor. Durumların bir kısmı savaştan diğer kısmı da avrupanın bu tutumundan kaynaklı italyadan geri dönmeyi düşünüyor.
İtalyada rus bankasından gelecek parayı atmden çekmek istediğinde %30 komisyon oranına çıkartıyor. Bazı rus bankaları kartıyla para çekmeye de izin vermiyorlar.
Savaş nedeniyle ruble ciddi değer kaybetti ve italyadaki evinin kirasını ruble kazanarak euro ödemeye çalışan bir annesi var.
Annesi bir turizm acentesi sahibi fakat avrupayla olan turizm uçak seferlerinin iptali nedeniyle firması öldü.

Diğer yandan putine iyi diyen yok fakat aynılarını amerika yanı başında bile olmayan ırak’a yaptı. İsrail hala filistinlilere yapıyor. Afganistanı saymıyorum bile.
Ukraynaya yapılan kötü mü kötü. Ee? Irak ve filistindekiler insan değil miydi? Amerika ve israil mi yoksa bunlara susup rusyaya ses çıkaran avrupa mı rusyadan daha insancıl. Kimi kandırıyorlar alla sen.

Son olarak da şunu söyleyeceğim. Putin %80 oyla seçilen bir lider. %80 oy demokratik olarak alabileceği bir oy değil, bu mümkün değil. Adam diktatör, halk oy verse de seçim halkın değil. Ve “o diktatörü indirin” diyorsun. Bi tarafına nükleer yememek için içerideki halkın kurşunlanmasını sağlıyorsun.

Bi yandan hak veriyorum, putinin acilen iktidardan elini eteğini çekmesi gerekiyor fakat bu iş rus vatandaşlarına ağır bir fiyat çıkaracak.
0
filipis
(04.03.22)
büyük oranda abartılı ve batının savunduğu değerlere tamamen ters. warner bros filmlerini geri çekmiş olabilir en nihayetinde yapım şirketi, ama sen sporcuları turnuvalardan çekemezsin. dosoyevski'ye yasak koyamazsın. anna karenina'yı çekmemek senin kararın ama küçültücü bir karar.
bunların tek sonucu almanya'da olduğu gibi dükkanı taşlanan, arabası çizilen masum ruslar olur. maalesef artarak devam edecektir de.

özetle bizim sadece ortadoğuda olduğunu sanıp eleştirdiğimiz ilkellikler şu sıralar en medeni olduğu varsayılan ülkelerde yaşanıyor. kimsenin kimseden bir farkı yok.
0
bohr atom modeli
(04.03.22)
Bence az bile. Daha sert olmalı. Seçtikleri insanın yaptıklarının medeni dünyada yeri olmadığını anlamalılar.
0
gabe h coud
(04.03.22)
aptalligin, ikiyuzlulugun daniskasi bati kendini hatirlatti nazarimda. benim anlamadigim yillardir savas yoktu da ilk defa mi savas goruldu savas acan ilk ulke rusya mi komik komik yaptirimlar. ozetle ASAGILIK olarak goruyorum. aptal avrupa ve humanizmi
0
ala09
(04.03.22)
Iki seçenek var; top, tüfek savaş ya da böyle savaş. Lesser evil.
Rusların putin hastasi olmadığından eminim ama halk da artık başına seçtiği adamlarin sonuçlarına katlansin. Yani bu olayin halka dokunmadan olması zaten imkansiz. Hem ülkeye ekonomik zarar verip hep rus halkinin mutluluğunu korumak gibi bir şey yok.

Bazılarını tabiki ben de saçma buluyorum ama günümüz dünyasında böyle uç noktalara gitme var. Saçma ama böyle.

Ama bir taraf başka ülkeye giriyor, insanlar ölüyor, evcil hayvanlarindan oluyorlar, evlerinden, arabalarindan oluyor.
Diğer tarafta rus vatandaşı paypal kullanamıyor. Bankacilikta sıkıntı var, ekonomik çöküş oluyor. Vay be...

Uç örnekleri bir kenara atarsak (yok kitap yasaklanması yok rus vatandaşı restorana almayan restoran sahibi vs) öyle bir noktaya gelindi ki sanki nato komple rusya ile savaşa girse insanlar daha mutlu olacakmış gibi.

O yüzden gene uç örnekleri saymazsak en güzeli yapılıyor. Diktatör seven sonuçlarına katlansin. Türkiye'de insanlar oy vermese de başkalarının verdiği oylar sebebiyle sonuçlara katlanmiyor mu? Aynısı.
0
logisticsmanager
(04.03.22)
abd şuan tüm dünyada ulaşabildiği her yerde medya manplasyonu yapıyor. ssdece kısıtlama değil baya ak troll gibi sözlükte yanke troller bile olduğunu düşünmeye başladım umarım paronaya yapıyorumdur.
0
gregorpanpa
(04.03.22)
Rusya özgür bir ülkeyi istila etti. Gelecekte problem yaşama ihtimali olduğunu düşündüğü için bürokratik yollarla bu problemi bertaraf etmek yerine özgür bir ülkeye saldırmayı seçti.

Cevap olarak ruslara gelen yaptırımlar mantıksız değil çünkü rus halkını koruması, halkın çıkarını düşünmesi gereken kişi zaten devlet başkanı olarak putindi. Rus halkının taş yememesini sağlamakla yükümlü kişi putin zaten, diğer ülkeler değil. Putinin devlet başkanı olarak sorumluluğu zaten bu tip şeyleri bertaraf etmek. Ama o gidip özgür bir ülkeyi istila etmeyi seçti.

Mesela şuanda da bizim ekonomi kötü. Ülkeye artık kaliteli ürün girmiyor. Girse de halk alamıyor. Diğer ülkeler bize iyilik yapıp ithalat/ ihtacat kolaylığı getireyim demiyor. Yaparsa da bu anlaşma bürokratik olarak konuşulup yapılmıştır yapılır. Ama putin bürokratik yolları kullanmadığını zaten belli etti savaş başlatarak. Halk da bi zahmet seçmeyiverseydi. Şuan bizim ülkedeki krizden, müzik yasağından, saçma sapan her şeyden muhalifler de etkileniyor aynı oranda.

Ama işte ülke başkanlarının seçimini halk yaşıyor. Zaten ülke başkanı halk adına seçim yapmakla yükümlü biri. O yüzden iyi seçmek gerekli.
0
zimbirik
(04.03.22)
>> İsyan edip Putin'i düşürsün diye yapıyorlar.

Kesinlikle yanlış.

1- Konuyla ilgili literatür mevcut. Ekonomik yaptırım yüzünden hükümeti düşen ülke yok, demokratik olmayan rejimlerde hiç yok. İran'a yıllardır ekonomik yaptırım uyguluyorlar, düştü mü molla rejimi? Çin yönetimini çok sevdikleri için mi yaptırım uygulanmıyor? Erdoğan'ı çok demokratik olduğu için mi destekliyorlar?

2- Madem ekonomik yaptırımın etkisi yok, niye uyguluyorlar?

Bu soruya (Batı/kuzey ülkeleri) Avrupa ırkçılığını anlamadan cevap vermek zor. Yıllardır hemen her Avrupa ülkesinden birileriyle çalışmış biri olarak söylüyorum, ırkçılık "Avrupalı" kültürünün temel unsurlarından biri.

Bu ekonomik yaptırımların temel sebebi Putin'i değil, Rusları cezalandırmak. "Siz aptal Ruslara ne yapmanız gerektiğini yıllardır söylüyoruz, bizi dinlemediniz, üstüne kendi kafanıza göre iş yapıyorsunuz, ne haddinize, görün o zaman gününüzü, bunu hakettiniz" diyorlar. Bu yaptırımların halk nezdinde de bu kadar yaygın kabul görmesinin temelinde yatan sebep bu.

3- Virtue signalling. Muhtemelen maddi açıdan da bir havuç / sopa göstermişlerdir ama, "bakın en ahlaklı benim" diyebilmek için üniversite hocası dostoyevski yasaklıyor, film festivali rusları kovuyor falan. Kendi aklı ve vicdanını bir kenara koyup, rejime sadakatini açık açık belli edenler gelecekte ödüllendirilir. Maddi olmasa da sosyal kredisi yeter muhtemelen, çünkü zaten kaybettiği bir şey yok, mevzu Ruslarsa ırkçı olmasını kimse umursamıyor.

>> Putin agresif, diktatör, haketti vs.

Valla Ukrayna mevzusu 20 yıllık bi mevzu. Hiçbir ülke kendi sınırında, kendi güvenliğini tehdit eden düşmanın yerleşmesini istemez. Çin gidip Meksika'ya füze yerleştirse, ABD de Meksika'yı işgal eder. Joe Biden diktatör olduğu için öyle yaptı mı diyeceğiz o durumda da?

Akılcı / insanı çözüm, Ukrayna'yı tampon bölge olarak bırakıp, halkı rahat etsin diye ekonomik olarak desteklemek olurdu. Dünya'da bir sürü örneği de var, Moğolistan mesela, Rusya ve Çin arasında tampon bölge olsun diye kurulmuş bi ülke, iki taraf da ele geçirmeye çalışmıyor.

Ama savaş çıkarmak istiyorsan akılcı çözümleri dinlemez (ki Putin yıllardır bunu öneriyordu), karşı tarafı provoke eder durursun. Savaş çıkınca da votka bıçaklayıp, "ama sen diktatörsün" diye basarsın propogandayı, herkes de senin haklı olduğunu düşünür.

O bahaneyle de adamların paralarına, mallarına mülklerine çöker, silah falan satar cebini doldurursun. Sana muhalif olanları cancel'lar, sindirirsin. Süper iş valla.
0
plutongezegendegilmi
(04.03.22)
Bunun insan haklari ve ozgurluk adina yapildigini dusunecek olsam en iyi ihtimalle namertce bulurdum. Fakat iptal kulturunun kendi basina bir hezeyani degilse yeni bir kutup yaratma cabasi olarak goruyorum.
0
dunal
(04.03.22)
arkadaşlar ben amerika'nın ırak işgalini cnn ekranlarından canlı yayında izlediğimiz zamanları hatırladığım için mevcut durumda modern dünya fedailiğine soyunmuş ülkelerin samimiyetlerine inanmıyorum. yoksa çok isterdim ben de her zorbalığa aynı tepki verilsin, yanlış olanın karşısında yanlışı her kim yapıyorsa yapsın aynı kararlılıkla durulsun. o sebeple bu işgal acaba etnik temizlik için fırsata mı çevriliyor diye düşünüyorum. modern dünyada savaş olmamalı sevimliliğine inanmayı ben de çok isterdim ama her ülkenin savaş bütçesinin ne kadar olduğunu iki dakikalık araştırmayla bulabiliyoruz.

@plutongezegendegilmi noktası virgülüne kadar katılıyorum yazdıklarınıza.
0
🌸coldegezenkutupayisi
(04.03.22)
Bence şöyle bir sorun var, sanki tek bir elden “ sen Dostoyevski kitaplarını kaldır.” , “sen Rus kedilerle ilgilen”, “ bankalar birleşin Rusya ile ilişiği kesiyoruz” böyle emirler yağdırılıyor gibi düşünülüyor. Böyle bir şey yok. Şu an ekonomik olarak Rusya’yı zorda bırakacak tedbirler var ve evet uluslararası bu çapta krizlerde bu yaptırımlar her daim masada. Yani Lavrov gibi nükleer tehdit üstünden yürümesini tercih ediyorsanız bilemem. Ama şu an işlerin boyut atlaması öncesinde gerçekleşmesi gereken de mantıken bu. Ha bu noktaya gelmeden farklı hamleler alınabilir miydi ya da eğer daha önce neden bu yaptırımlar x ülkeye uygulanmadı diyorsanız sonuna kadar haklısınız. Ancak bugün bu koşullarda verilen resmî karşılıktan bahsediyoruz.
Rus takımlarının turnuvalara kabul edilmemesine gelince spor kesinlikle birleştirici olmalı ama böyle bir ortamda o turnuvada çeşitli güvenlik sorunları da doğabilir. Herkesin temiz oynadığı ideal şartlarda saçma ama şu sıcak ortamda belki anlaşılabilir.
Geriye kalan bütün fikir beyanına zorlamalar, kişilere yönelik hakaretler, dışlamalar ve hele Rus kültürüne yönelik eylemler saçmalık. Tarafını belli etmekten daha öteye gittiğini düşünüyorum ben de. Üstelik Ukrayna’daki drama hiçbir faydası yok. Bizde de portakal bıçaklayanları, dövecek Çinli arayanları biliyorsunuz. Tanıdık bir kafa.
Neyse diyeceğim savaş olmamalı sevimliliği değil bu. Evet. Kimsenin eli temiz değil. Bundan haksız kazanç sağlayanlar olacak kesinlikle. Ama Avrupa’nın savaş travmasını (ki haklı bir travma) tetikleyen ve bu yolu açan Putin. Bağımsız bir ülkeyi uzantısı olarak gören ve üçüncü dünya savaşını yüksek perdeden dillendiren bir ülke, haksız bir işgal ortada duruyor.
0
not dark yet
(04.03.22)
(10)

ukrayna'daki çatışmanın çok kıytırık durması

amsterdam otlu sigarası
yani rusya istese ukraynayı 2 günde dümdüz edip içinden geçer gider gibime geliyor. böyle sündüre sündüre gitmelerindeki sebep nedir? bir de sürekli "konvoylar vuruldu" diye haber çıkıyor. koskoca rusya konvoylarının güvenliğini nasıl sağlayamaz? bir sürü uçakları, hava savunma sistemleri var, bayra
yani rusya istese ukraynayı 2 günde dümdüz edip içinden geçer gider gibime geliyor. böyle sündüre sündüre gitmelerindeki sebep nedir?

bir de sürekli "konvoylar vuruldu" diye haber çıkıyor. koskoca rusya konvoylarının güvenliğini nasıl sağlayamaz? bir sürü uçakları, hava savunma sistemleri var, bayraktarları indirmek, konvoylara hava güvenliği sağlamak bu kadar zor mu?
0
amsterdam otlu sigarası
(02.03.22)
rusya'nın niyeti façasını çizmeden ve politik olarak çok zarar almadan o bağımsız bölgeleri toprağına bağlamak. bütün ukrayna'yı almak istediğini sanmıyorum. hükümeti değiştirip kolonize edecektir.
0
osmanyueksel
(02.03.22)
rusya'nın askeri yöntemle işgal etmeye çalıştığı ülke başka bir millet veya dine mensup değil, direkt kendi toplumu ve kültürüne dahil insanlar yaşıyor ukraynada. bu sebeple sivillere zarar vermeden bu işi yapmak zorunda yoksa ukrayna halkıyla arasındaki son kalan ipleri de kendi eliyle kesmiş olur.

kaldı ki sivil zaiyatın önemsenmediği körfez savaşında gördük ki dünyanın en büyük askeri gücü için bile bir ülkeyi "dümdüz etmek" o kadar da kolay değilmiş.
0
kent sakini
(02.03.22)
Suriye gibi istedikleri her yeri sorumsuzca darmadağın etmek ayrıca eleştiri/tepki konusu olur Rusya için.
Sosyal medyada da Ukrayna'dan çok Kiev konuşuluyor ki orayı Rusya'nın alması büyük psikolojik yıkım olur.
Vuracağız dedikleri yerleri de vuruyorlar zaten.
0
Erva
(02.03.22)
Türkiye Azerbaycan'a girip dümdüz edecek gücü olup bunu kullansa, T.C. vatandaşları mevcut yönetime nasıl bakar? Putin yaptığı saçmalıkla maalesef ülke içindeki kötü olan imajını daha da kötüleştirdi. Üstelik, Putin yüzünden Rusya vatandaşlarına uygulanan yaptırımlar da canını çok sıkacak. 2024 seçimlerinde bakalım nasıl bir durum olacak.
0
bartholomew87
(02.03.22)
her şeyden önce bu Avrupa’nın en kibar savaşı.
Hatırlatırım, daha birkaç sene önce 200-250 tane pkk’lı için bile birkaç mahalleden oluşan sur ilçesi tanklarla dümdüz edilmişti.
köy dahi olsa bir yerleşim yerini fiilen almak imkansıza yakın zorlukta.

Zaten Rusya’nın da baştan beri stratejisi toprak kontrollü işgal değil de Ukrayna yönetiminde kaos çıkarmak, muhalefetteki Rus yanlıları ve ordu gibi kritik yerlerdeki destekleri ile hükümet değiştirmek.
0
patronaj1
(02.03.22)
dün hulki cevizoğlu da tvde acayip acayip konuştu bu nasıl iş diye.

arkadaş savaş bu savaş. çatışma değil. hayatımızda kaç tane savaş gördük de bunu kıytırık buluyoruz? en son hatırladığınız savaştan bu yana savaş teknolojileri çok değişti. işler artık o kadar kolay da değil bak adamın haberleşme altyapısını hedef alıyosun amerikalı milyarder başka port açıyor. ayrıca daha 6-7 günlük bir savaş bu. 6-7 günde adamlar yaklaşık 2000 kmlik sınırı kontrol altına aldı. haberleri ukrayna kaynaklarından izliyoruz o yüzden rusyada "tokatlandı" imajı var ama bence pek de öyle değil. ayrıca işler hulki beyciğimin "ukrayna başkbakanı nerde? çıksın halkın arasında poz versin moral olsun" dediği kadar da basit değil. yüzlerce suikastçı göndermişler zelenskiyi indirmek için bir kurşuna bakar işlerin değişmesi. dünkü açıklamalarından sonra hulki beyciğime çok taktım sorry
0
KidLazer
(02.03.22)
harkiv'de bizdeki toki'ye benzer yapıları hedef ayırt etmeksizin füzelerle vuran rusya mı sivillere zarar vermekten kaçınıyor? geçiniz.

rusya muhtemelen gerçekten de ukraynalıların direnç göstermeyeceğini düşündü. tüm uçaklarını ve hava gücünü daha yerdeyken patlatırım, 3-5 bin askeri sokup kiev'de yönetimi ele geçiririm dedi. öyle olmadı.

rus askerleri savaşmak istemiyor. moral çok düşük. yoksa kadirov'un çeçenlerinden, kazakistan'dan, belarus'tan medet ummazdı putin.

uzun vadede rusya evet yine kazanır çünkü ukrayna'ya kıyasla ellerinde sınırsız denebilecek kaynak var. amaç kiev'i düşürmekse dünyaları kaybederler ama kiev'i yine alırlar.

rusya'nın son yıllardaki operasyonlarına bakın. kırım'ı kurşun atmadan aldılar. ukrayna'nın hükümeti bile yokken, öylece ortada sahipsizken donetsk ve luhansk'a daldılar. keza gürcistan aynı şekilde, gürcülerin külüstürlerine karşı 2-3 bin iyi eğitimli askerle oldu bittiye getirdiler.

ukrayna çok büyük bir ülke. orada lojistik desteği sağlamak kolay değil. rusya belli ki düşmanını küçümsemiş, dersine hiç çalışmamış. biz suriye'de operasyon yapacağımız zaman bile 5 gün bombalıyoruz oraları. bunlar bir saat füze attıktan sonra girdi. hava savunma sistemlerini yok etmişlerdi güya, hala her gün 3-5 uçakları düşüyor.

saydığın şeyler zor değil ama dediğim gibi rusya bunu öngörememiş, üzerinde durmamış. işin propaganda yönü de va elbet, işler batı'nın gösterdiği kadar ukrayna lehinde olmayabilir ama ruslar cidden aptal gibi "nasılsa vuramazlar" diye konvoy diziyor.

bir de dediğim gibi moral düşük. kurşun atmadan teslim olan adamlar var. tankları gidemesin diye kendi tankının benzinini çeken asker var.

tüm rus propagandasına rağmen sen ortalama bir rusa ukrayna'yla savaşmanın mantığını açıklayamazsın abi, adamlar istemiyor. böyle orduyla savaş kazanamazsın. taş üstünde taş bırakmaz, bomba üstüne bomba atar, ukrayna'nın direncini kırıp yerine göre annesini bile vurabilecek 3-5 bin psikopatı sürersin sahaya anca öyle. zaten işin sonunda olacak olan da bu. hayatında rusya'nın sınırına bile yaklaşmamış, zorunlu askerlik görevini yapan yakutistanlı çocuk ukrayna'da terminatör gibi savaşamaz. aynı şekilde halası, teyzesi, dayısı vs. ukraynalı olan bir rus genci de oralara girip canını riske etmek istemez.

o yüzden bir arpa boyu yol alamadılar.
0
der meister
(02.03.22)
instagramdan takip ettigim ukraynali hanfendiler var.
Kiev'de yasamalarina ragmen daha 1 tane savas fotosu paylasamadilar.
Paso siginaktayiz selfie'si atiyorlar siginak dedigi de kat otoparki. Bir tanesi 5 gun sonra tekerlekli askeri arac bulmus onla foto atti.

Muhtemelen okudugumuz tum haberler yalan.
Birisi cikip biz daha girmedik ulkeye dese ona da inanirim.
Ne yapiyorlar kimse gercekten bilmiyor.
Birini okuyorum 10000km konvoy geliyor diyor, digeri tek pilot 100bin araci vurdu falan yaziyor.
0
divit
(02.03.22)
Eğer Rusya’nın daha agresif davranmamasından işgal komplosu gibi bir sonuç çıkartacaksak işin içinde Rusya da var ki çıkıp kendileri bile “ne İşgali manyak mısın?” demiyor? Sadece daha fazla tehdit. Bağlanan öğrenciler, farklı ajanslardan gazeteciler hepsi tutarlı? Ukrayna yönetiminin elini daha güçlü göstermek için daha fazla zayiat açıklaması genel çerçeveyi değiştirmiyor.
Neyse cevap verilmiş zaten. Halklara rağmen oluyor bütün bunlar. Bu vesileyle Rus diye kafamda kodladığım ama Ukrayna-Rus asıllı olduğunu öğrendiğim insanlar var ve ilk günden Ukrayna’ya destek vermeye başladılar. Referans alıyorum kendi adıma.
0
not dark yet
(02.03.22)
bir arkadaş var yengesi rus. onunla konuştum rusyada ne konuşuluyor diye. maalesef rusyanın kiev'i almadan durmayacağı gündemdeymiş. işin özeti daha çok kan dökülecek ve bu müzakereler falan hep yalan
0
KidLazer
(03.03.22)
(4)

nükleer başlıklı füze nereye atılır

yonge and bloor
Ben bu nükleer bomba işini daha kısıtlı sanıyordum ama nükleer sahibi 8 ülkede yüzlerce nükleer başlık varmış. Bunların her biri hiroşimada kullanılan kadar güçlü değildir heralde?Asıl soru, diyelim ki gerilim tırmandı ve rusya yada amerika nükleer kullanmaya karar verdi, kullanımı nasıl olur? Rusya
Ben bu nükleer bomba işini daha kısıtlı sanıyordum ama nükleer sahibi 8 ülkede yüzlerce nükleer başlık varmış. Bunların her biri hiroşimada kullanılan kadar güçlü değildir heralde?

Asıl soru, diyelim ki gerilim tırmandı ve rusya yada amerika nükleer kullanmaya karar verdi, kullanımı nasıl olur? Rusya tutup beyaz saraya yollar ve etrafındaki milyonlarca insanla birlikte başkanı mı hedefler? yoksa askeri birlikler mi vurulur?
0
yonge and bloor
(28.02.22)
daha bilgili arkadaşlar etraflı bilgi verir de yanlış hatırlamıyorsam 45'te atılan atom bombası şimdikilerin yanında çerez gibi.
0
lazpalle
(28.02.22)
@lazpalle bu kadar sürede bombaların da etkilerinin gelişmesi normal ama bu şekilde olduğunu bilmiyordum.
0
🌸yonge and bloor
(28.02.22)
Güçleri konusunda yorum yapamayacağım ama hedef olarak Beyaz Saray ya da tahmin edilebilecek başka hiçbir stratejik noktayı (ör. Pentagon) seçeceklerini sanmıyorum. 10 bin km öteden beyaz sarayı vurmak o kadar basit olsa çoktan vururlardı. Hava savunma sistemleri vs. bi ton savunma ekipmanı var. Beklenmedik bir yeri ya da sabote edebildiği stratejik noktayı vurmayı hedefler. Bizim buradan tahmin edebileceğimiz kadar kolay değil yani. Söz konusu nükleer olunca "sadece askeri bölgelere zarar verir" demek de çok doğru olmaz. Binlerce km uzağa bile etki eden zararları var.
0
himmet dayi
(28.02.22)
öncelikle rusya isterse beyaz saray'ı vurur topol-m adlı arkadaşla, vuramaz değil. vurmamasının sebebi abd'nin elinin de armut toplamıyor oluşu. nükleer silah kullanırsan sen de kafana yersin, dünyanın sonu gelir. şu an için bu savaşta kazanan kimse çıkmayacağını bildikleri için kullan(a)mıyorlar.

çoğu ülkenin nükleer silahları da askeri ve stratejik hedefleri vuracak biçimde ön ayarlıdır. nükleer silolar, önemli askeri merkezler vs. öncelikli hedeftir. günümüz silahlarını hiroşima'ya atılanlar gibi düşünmeyin. modern olanlar hem çok daha güçlü hem de çok daha "temiz". yani düştüğü yerde 100 yıl ot bitmez gibi bir durum olmayan silahlar var. termobarik silahlar örneğin neredeyse nükleer etkisi yapar ama radyasyon yaymaz.

kısacası bir ülkeye 20 nükleer bomba sallayıp yüz binlerce insanı öldürebilir, ordusunu perperişan edebilirsin ve o bölge belki 8-10 sene sonra tekrar büyük ölçüde yaşanabilir hale gelir. bugün bile hiroşima ve nagazaki insanların yaşadığı büyük şehirler değil mi neticede o pislik bombalara rağmen?

ama işte sorun şu ki sen o bombaların düğmesine bastığın anda kendi kafana da yersin... nato ve rusya'nın karşılıklı 6 biner küsür nükleer başlığı var mesela. zaten nükleer saldırı yapan ülke öyle "ayağınız alışsın" diye numunelik 3-5 tane atmaz, onlarca veya yüzlerce gönderir. hatta soğuk savaş döneminde yanlış radar uyarılarına rağmen nükleer savaşın önlenebilmiş olmasının sebebi de bu öngörüdür: sovyetler birden fazla kez "VOINK VOINK VOINK AHA NÜKLEER FÜZE GELİY!" uyarısı almış, bu verileri işleyen birimler ise "yok yav atacak olsalar öyle iki tane atmazlar ki, bu işte bir iş var" deyip sovyet füzelerini ateşlemekten imtina etmiş ve nitekim haklı çıkmıştır.

sözün özü nükleer savaşı şu an engelleyen şey "mutually assured destruction" doktrinidir, kısacası "atarsak hepimiz yanarız" :) bugün abd'nin elindeki tüm nükleer füzelere bi' şey olsa mesela, onların yanıt veremeyeceği %100 kesin olsa rusya oraya atardı diye düşünüyorum.
0
der meister
(28.02.22)
(2)

Ruslara hava sahasının kapanması mevzuu

Mistyimage
Bugün Moskof Airport kalkışlarına baktım avrupanın birçok noktasına uçuş vardı. Şimdi Ab hava sahası Ruslara kapandığına göre gitmiş uçaklar nasıl dönecek?
Bugün Moskof Airport kalkışlarına baktım avrupanın birçok noktasına uçuş vardı. Şimdi Ab hava sahası Ruslara kapandığına göre gitmiş uçaklar nasıl dönecek?
0
Mistyimage
(27.02.22)
Dönemeyecek bence

twitter.com
0
ceketimi alip cikcam
(27.02.22)
geri dönmelerine müsaade edilir. bu yasaklar açıklandığı saniye devreye girmiyor zaten.
0
der meister
(28.02.22)
(5)

Almanlar neden nükleer santralleri kapatıp Rusya'ya mahkum oldular

mezarkabul
Sb teşekkürler
Sb teşekkürler
0
mezarkabul
(27.02.22)
schröder başta olmak üzere alman politikacıları yemledi ruslar. lobi faaliyeti kısacası. koydular hepsinin cebine parayı, "boşverin nükleeri" dediler. tabii ülke içinde nükleer karşıtı grupların olması ve protestolarla ciddi direnç göstermesi de etkili oldu. e aynı şekilde "temiz değil" diye kömür madenlerini de rahat bırakmadılar. sonra ne oldu hooop rusya'nın kucağındasın.
0
der meister
(27.02.22)
Greta'dan yedikleri azar etkili oldu sanıyorum, kolay değil...

Ciddi cevap: yeşiller yıllardır ciddi bir iktidar ortağı olduğu için. Siyasi partiler genel olarak kendilerini iktidara taşıdığı sürece, uyguladıkları politikanın ülkeye veya dünyaya zarar vermesini çok umursamıyorlar.
0
plutongezegendegilmi
(27.02.22)
Yıllardır devam eden bir nükleer kötü olayi var.
Aslında diğerlerini anlıyorum ama nükleer aslında temiz ve çok ciddi enerji sağlayan bir yöntem.

Misal Fransa kapatmadı aksine yenilerini yapacağız falan demisti bundan birkaç ay önce.

Biraz işte politikacilarin olaylari. Bu arada sadece petrol vs lobisi yok. Yeşil enerji lobisi de var. Yeşil enerji ile alakali üretim yapan bir sirketteydim, konusulan rakamlar cok ciddi. Ki daha bunun alt tedarikcileri vs de var.

Neyse yani her zamanki gibi bir lobicilik oldu, yesil enerji kazandi. Sonuç ortada.
0
logisticsmanager
(27.02.22)
yeni değil 30 sene önce olan biten bi olay nükleere veda etmek
"no new commercial reactors being built in Germany after 1989."
0
comp
(27.02.22)
Fizik doktoru ve dönemin Çevre Bakanı Merkel, o zaman faaliyette olan santralleri gezip, 'bunların hiç sorunu yok, hepsi çok güvenli.' dedi. O zamanlar ve uzun süre boyunca nicki 'Atomkanzlerin' olan Merkel, bu sevdadan iyi nedenleri oldugu icin vazgecti.

Acik ve net. Almanya nükleer cöpün nereye nasil gömülecegini iyi planlanmamisti.

Ayrica Fukushima sonrasi, son santrallerin kapatilmasi konusunda tüm parlemanto netti. Yukarida söylendigi gibi, cok ciddi bir antinükleerci halk cephesi vardi ve hala da var.

Bu sene, 'Kanzlerin olarak, geri dönebilseniz neleri farklı yapardınız?' sorusuna da, yeşil enerjiye gecisi daha hizli yapardik cevabi verdi.

Bir yere mahkumiyeti önlemek icin EEG (Yenilebilir enejiye gecis) yasası çıkarıldı. Rüzgar ve hidroelektrik, günes ve biyokütle enerjiler, toplam ihtiyacın yaklasık olarak yarısını, 2020 sonundaki veriye göre bu rakam 46%, karsılıyor.

2030 sonuna kadar da kömür santralleri kapatilacak. Bu savas nedeniyle muhtemelen son santralllerin kapatilmasi biraz ertelenecek. Almanya'nin elini daha hizli tutmasi gerekiyor.

Ayrica, bu soru cok baska da sorulabilir. 'Nicin Almanya simdiye kadar yeterince hizli davranip ve enerji dönüsümünde tam gaz ilerleyip, Rusya'ya bagimli olma defterini kapatamadı?'
0
buf-e kür
(27.02.22)
(9)

Sosyalleşmek için ne kadar aktifsiniz?

psmstc
Ne kadar enerji sarfediyorsunuz? (Arama, yazma vs) Ne kadarı dışarıdan teklifler geliyor? (Kahve, çay, hal hatır)
Ne kadar enerji sarfediyorsunuz? (Arama, yazma vs)

Ne kadarı dışarıdan teklifler geliyor? (Kahve, çay, hal hatır)
0
psmstc
(26.02.22)
Hiç hatta sıfır, teklif eden de yok. Erkek olarak bu çok zor kadın olsam teklif yağardı muhtemelen.
0
olaylar olaylar
(26.02.22)
sıfır. ben de etmiyorum, diğerleri de.

farklı şehirlerde olduğumuz birkaç arkadaş var. onlara yazıyorum, ben yazmasam onlar yazıyor vs. o açıdan güzel bir dengemiz mevcut ama o sosyallik sayılmaz sanırım aynı yerde olmadığımız için.
0
der meister
(26.02.22)
Dengeli tutmaya çalışıyorum, tek tarafın çaba gösterdiği ilişkiler yürümez. Beni sık sık arayıp soran bir arkadaşımı ihmal ettiğimi fark edersem bir süre biraz daha fazla çaba gösterebilirim. Sık sık arayıp sorduğum arkadaşım hiç aramazsa kendimi çekerim.
0
gmzo
(27.02.22)
Yazılı ve sözlü olarak günde ortalama 10 cümle filan kuruyorum.
0
huçi kuçi
(27.02.22)
Pandemi ile birlikte iyice pasiflestim, pandemi sureci bittikten sonra da devam etti pasiflik.

Disaridan cok da fazla teklof gelmiyor ama benden disariya giden tekliflerle karşılastirinca disaridan gelen teklif daha fazla net sekilde.
0
stavro
(27.02.22)
Pandemide resmen unutuldum :(
Önceden haftada bir iki kahve vs olurdu
0
photo85
(27.02.22)
Sıfır istek var içimde. Bir miskinlik bir atalet içerisindeyim. Evden dışarı çıkmak bile istemiyorum.
0
komando kani var bende
(27.02.22)
cuma ve cumartesi clubbing. pazar gunleri de disarda yeme icme, chill hesabi. ben de cagiriyorum beni de cagiriyorlar. farkli arkadas gruplariyla, kimse yoksa da kendim.
0
baldur2
(27.02.22)
Az enerji sarfediyorum. Sosyalleşme için isteğim mevcut ama sosyalleşince de canım sıkılıyor.
0
jjimyl
(27.02.22)
(3)

İyi Hissetmek ve Hayatı Yeniden Keşfedin Kitapları Hakkında

crimson man
Bu kitapları okuyup istifade edenlere sorum. Bu ikili çok öneriliyor, sözlükte de methediliyor. Siz ne diyorsunuz? Bir de daha çok önce İyi Hissetmek, sonra diğeri okunması tavsiye ediliyor sanırım. Bana diğeri, Hayatı Yeniden Keşfedin daha cazip geldi ilk etapta. Önce onu okumam akış açısından prob
Bu kitapları okuyup istifade edenlere sorum. Bu ikili çok öneriliyor, sözlükte de methediliyor. Siz ne diyorsunuz? Bir de daha çok önce İyi Hissetmek, sonra diğeri okunması tavsiye ediliyor sanırım. Bana diğeri, Hayatı Yeniden Keşfedin daha cazip geldi ilk etapta. Önce onu okumam akış açısından problem olur mu?
0
crimson man
(22.02.22)
iyi hissetmek'i okudum, digeri hakkinda fikrim yok. bana iyi geldi, yardimci oldu. en buyuk sikintilarimla ilgili yeni perspektif kazandirdi diyebilirim. kisacasi basima kotu bir sey geldiginde "vay senin suratina sifatina mal adam gerizekali beyinsiz" deyip kendimi dipsiz kuyulara atmak yerine "hop hemsehrim dur hele" demeyi ogrenebildim gibi sanki biraz. benim acimdan her seyin 0-1 ya da siyah-beyaz olmadigini idrak edip kafaya yerlestirme konusunda faydali oldu.
0
der meister
(22.02.22)
her ikisi de bence başucu kitabıdır. zaten self helping kitapları olarak geçiyor bunlar, aslansın kaplansın on beygir gücündesin türü klişe kişisel gelişim kitapları gibi düşünmeyin.

mor bembombom'un dediği gibi doğrudan çözüm sunmaz ama çözümsüz hissettiğiniz, sadece size oluyor sandığınız, doğruluğundan emin olduğunuz ama hayatınıza zarar veren pek çok konuda size başka başka bakış açıları olabileceğini gösterirler. bu kitapları alanlara default bağlanma/amir levine-rachel heller ve akış/mihaly csikszentmihalyi de öneriyorum ben.

şu an depresyonda hissediyorsanız sanki iyi hissedin öne alınabilir. ama sürekli aynı şeyleri yaşadığınız, neden hep benim başıma geliyor dediğiniz bir evredeyseniz hayatı yeniden keşfedin ilk okunabilir. ama bu söylediklerim şart değil, içinizden geldiği gibi başlayabilirsiniz de.
0
Phoebe
(22.02.22)
der meister +1

egzersiz tabloları özellikle bence çok yararlı (kendiniz yaptığınız zaman tabii). şunun gibi mesela imgur.com
0
curious mind
(22.02.22)
(35)

tır şoförü olma fikrimi olumlu ve olumsuz değerlendirir misiniz?

der meister
27 yaşındayım, normal şartlarda bir aksilik olmazsa rus dili ve edebiyatı bölümünden 2023 yazında (üç dönem kaldı) mezun olacağım. iyi derecede ingilizcem var. bölümümü severek ve isteyerek seçtim, bir nevi ilke meselesiydi benim için, sonrasında ne yapacağımı ekonomik anlamda açıkçası pek düşünmedi
27 yaşındayım, normal şartlarda bir aksilik olmazsa rus dili ve edebiyatı bölümünden 2023 yazında (üç dönem kaldı) mezun olacağım. iyi derecede ingilizcem var. bölümümü severek ve isteyerek seçtim, bir nevi ilke meselesiydi benim için, sonrasında ne yapacağımı ekonomik anlamda açıkçası pek düşünmedim. çocukluğumdan beri en büyük hevesim ve merakım EKONOMİK KOŞULLARDAN BAĞIMSIZ OLARAK türkiye'den ayrılmak, farklı kültürler ve çevreler görmekti; geldiğimiz noktada bir yetişkin olarak bunun zaten "romantizm"den çıkıp düzgün bir hayat için adeta "gereklilik" haline geldiğini düşünüyorum en azından kendi adıma.

tır ne alaka derseniz çocukluğumdan beri zaten tırları çok seviyorum. söylememe gerek yoktur, 10 yıldan uzun süredir (ilk oyunla beraber) iflah olmaz bir euro truck simulator hastasıyım. yapı olarak da işe uygun olabileceğimi düşünüyorum zira bayağı introvert, grup çalışmasına yatkın olmayan (hehe), sevdiği işte çok çalışabilen ama sevmediği şeye hiç dikkat vermeyen, insan ilişkileri pek gelişmemiş birisiyim. plaza ortamı, sürekli iş arama derdi, 4-5 bin lira için türlü türlü insanla muhatap olma vs. fikri beni inanılmaz korkutuyor. yapsam yine yaparım ama sevmiyorum, istemiyorum, içimden gelmiyor.

geçenlerde ekşi'den benzer yollardan geçmiş (no pun intended), ilk ehliyetini 29 yaşında almış ve sadece bir yıldır tır şoförlüğü yapan bir arkadaşla konuştum. telefonlaştık, sağolsun uzun uzun anlattı. adam sadece bir yıllık tecrübeyle belçika firmasıyla anlaşmış, direkt ab oturumlu olarak orada çalışacakmış. sektörde genel olarak zaten açık olduğunu biliyorum dünya genelinde. haliyle yabancı dilim de olduğu için ilk birkaç yılımda çok saçmalamazsam o taraflara gidebilirim diye düşündüm. avrupa içinde tır sürdükten sonra gitmesem de olur zaten, sonuçta 30 günümün 23'ü ab'de şoförlük yapmakla geçiyorsa bi hafta türkiye'de kalırım ne olacak.

bu zamana kadar neden hamle yapmadım? çünkü açık konuşayım "daha iyisini" yapabileceğimi düşünüyordum. egom "kamyoncu" olmak için çok büyüktü. yalnız sonra gördüm ki ülkenin gerçekliği farklı. üstelik "yeni nesil tırcı" diye bi şey var, çıtı pıtı kızlar heyvan gibi tırları sürüyor avrupa'da. ne toplum nezdinde kötü muamele görüyorlar ne başka bi şey... e sonuç olarak ben bu işi zaten çok seveceğimi düşünüyorum, mutlu olacak ve iyi kötü para kazanacaksam niye kendimi kısıtlayayım ki?

siz ne dersiniz, özellikle beni buradaki 10 yılımdan az buçuk tanıyan abilerimin/ablalarımın fikirlerini duymak isterim açıkçası. aslında olumludan ziyade olumsuz değerlendirmeleri duymak istiyorum, yani "yapma" diyorsanız neden diyorsunuz? bu sayede daha iyi bir değerlendirme yapabilirim belki, hani dikkate almadığım noktalar vardır vs...

örneğin, "arkadaşın şanslıymış, bir sene tır sürdü diye kimse avrupa'ya gidemez, o umutla girersin bölümden mezun arkadaşların moskova'ya yerleşirken sen samsun-konya arasında limon taşırsın" gibi fikirleri merak ediyorum, hele ki sektör içinden birileri paylaşırsa çok daha mutlu olurum.

ben şu an kendi adıma "niye olmayayım?" sorusuna net cevap bulamıyorum çünkü gerçekten. en kötü bir sene deneyip bırakırım yani ne olacak zaten 500 yaşına geldim, sonuçta doktorluğu bırakıp şoför olmuyorum ki, elimde şu an bir şey yok. diplomamla yapacağım muhtemel işleri 30 yaşında yapabiliyorsam 32 yaşında da yapabilirim sanırım, hatta belki cv'de tır şoförlüğünü görünce "bu adam kesin manyağın teki, değişik birine benziyo, bunu bi deneyelim" derler hehe.
0
der meister
(19.02.22)
Bu duyuru bana ETS2 açtırır. Şu cevabı yazayım sonra ben kaçar.

Yani bana mantıksız gelmedi. En başta anlatış tarzın bile bu işi severek yapacağını gösteriyor zaten. Severek yaptığın iş olduğu sürece negatif tarafları olsa da çok odaklanmana gerek kalmaz. Ama illa olumsuz taraflarını duymak istiyorsun diye yazayım aklıma gelenleri (ki bunlar benim tecrübelerim değil, tahminlerim). Gerçek hayat ETS gibi değil tabii bunu biliyorsun. Yani ben ETS'de 50 dakika süren bir teslimatta bile sıkılabiliyorum bazen. Şimdi o teslimatın 11-12 gün sürdüğünü düşün. İş gereği sürekli mobilsin. Yani "Avrupa'da geçireceğin 23 gün" Avrupa hayalini yaşıyor olmayacaksın. Zamanının çok az bir kısmını kendine ayırabilirsin. Sürekli yollarda olursun. Yani bu iş memur gibi ya da beyaz yaka gibi akşam mesaini bitirip evine gidip biranı açabileceğin, ayaklarını uzatıp keyif yapabileceğin bir iş değil. Günlerce yoldasın ve yalnızsın.

İnsanla muhatap olmamak güzel geliyor ama insanoğlu sosyal bir varlık. Bir yerden sonra insan sesine bile muhtaç olursun. Hiç insan görmezsin demiyorum tabii ama iyi bir ofis ortamında çalışırken ara verip 10-15 dk. geyik çevirebilirsin iş arkadaşlarınla.

Son olarak CV'de tır şoförlüğünü gören bir işe alımcı "bu adam kesin manyağın teki, bunu bi deneyelim" demez. Böyle bir dünya yok maalesef. Kariyer anlamında (eğer ilerde diplomanı kullanacağın bir mesleğe döneceksen) sana hiçbir katkısı olmaz. Hatta olumsuz tarafı olur. Ben şahsen iş hayatından kaçmayı tercih etmiş birini işe almazdım işe alım kararını veren biri olsam. Sen iş hayatından kaçıyorsun demiyorum ama senin özgeçmişin öyle görünecek. "Bu adam bir yıl sonra sıkılır burada durmaz" diye düşündürtür.
0
himmet dayi
(19.02.22)
@himmet dayı,

abi bak güzel bir noktaya değinmişsin, ben orayı atlamıştım. ben normalde spor hastası biriyim. bırak 7/24 maç izlerim. çok seviyorum. şu an bununla ilgili bir iş yapıyorum zaten (ama uzun vadede kazancımın artması mümkün değil, o yüzden tam zamanlı iş olarak değerlendirmiyorum). beni iş hayatıyla ilgili en çok korkutan şey kendime vakit ayıramama fikri... sabah 7'de uyan. akşam 6-7'ye kadar iş güç. temizlik, yemek, diğer sosyal işler vs. derken sana bir şey kalmıyor. ben İYİ KAZANSAM DAHİ böyle bir hayat istemiyorum. gece 11'de şampiyonlar ligi maçı varken "sabah işe kalkmam lazım tüh" diye yatağa gitmek istemiyorum mesela. düşüncesi bile psikolojik olarak yıpratıyor beni, özgür hissetmiyorum. ülkenin hali de ortada şimdi... ben çalışsam ne olacak? alacağım 5-6 bin lira. şanslıysam pazar günü boş olurum. terminatör gibi enerjim olmadıktan sonra ben ne biriktireceğim, nereyi göreceğim, hayatımın bana kalan süresini ayı gibi yatmak dışında nasıl bir aktiviteyle değerlendireceğim mesela? bunu kendim için söylüyorum tabii ki, yani kimi insan asgari ücretle bile çok dolu yaşayabilir ona itirazım yok ama ben kendi halimi tavrımı az çok biliyorum.

tır şoförlüğü ise tam olarak "maç varsa var olum napalım, işimiz gücümüz var, boş vaktimize denk geleni izleriz o zaman" dedirten bir iş bana. kısacası tır şoförü olma fikrinde hayatı kaçırma korkusunu yaşamıyorum, dolayısıyla yapmak için çok daha istekli ve motive olduğum bir meslek bu açıdan. kendimi kapana kısılmış, hayat boyu hiçbir şeye sahip olmayacak, bir şirketi zengin etmek için sinir stres sahibi olacak birisi gibi hissetmiyorum. ha baktığında tır şoförü de bunu yapıyor elbet, hatta çok daha stresli ve sinir bozucu bir iş ama dediğim gibi ben plazada yapamam derken tırda yaparım diyebiliyorum en azından.

avrupa'da geçirdiğim sürece hayali yaşamayacağım konusunda haklısın ama beni zaten en çok heyecanlandıran şey sürekli yolda olma fikri. yani 30 günün 4-5'ini evde geçirebiliyorsam gerisi sorun değil. ben zaten dediğim gibi maç izlerim, kitap okurum, internette sürterim vs. tırda da yapılır yani bu benim için problem değil :)

son olarak bir de şunu ekleyeyim, türkiye'de çalışırsam akşam evde ayaklarımı uzatıp bira içebileceğim bir hayatım olacağını düşünmüyorum. biraz da ondan bu kadar yöneldim zaten tır fikrine. avrupa'da €2500 kazanacağım bir ofis işi olsa mesela yine tır şoförlüğü düşünmeyebilirim... ama öyle bir dünya yok benim için ne yazık ki. en azından şimdilik.
0
🌸der meister
(19.02.22)
Belçika 5 yıl oturumu olana vatandaşlık veriyor. Oradan yürürsün zaten. Avrupa'da her türlü işte çalışılır hiç düşünme
0
spankenstein
(19.02.22)
almışsın narkozu hayırlı olsun. Yıl 2018 işten bıkmışın gittim tır ehliyeti aldım src 3 aldım. Dedim ilerde lazım olur ülkenin durumu kötü :) şimdi ce ehliyet cüzdanda kuzu kuzu yatıyor yine de aldığım için pişman değilim. Belki bir gün lazım olur. Ben bankacıyım, ben de terfi vb durumları olduğu için tırcı olma durumunu erteledim bakalım ilerde olur mu bilinmez, nasip. Yaş 33.
0
Kresto
(19.02.22)
Valla seni anlıyorum. Bu kadar istekliyken "yok o iş olmaz, boşver." demem zaten. Ben de herhangi bir konuda bu kadar hevesli olsam kesin şansımı denerdim.

Sadece eklemek istediğim bazı noktalar var. Birini zengin etmek uğruna sabah akşam çalışma fikri konusunda katılıyorum sana. Ama bundan kaçış tır şoförlüğü değil. Çünkü kaçtığın şeyin temelinde stres, emeğinin karşılığını alamamak, bir yere zincirlenmiş gibi hissetmek gibi olgular var. TIR şoförü olunca bunlar değişecek mi? En azından büyük bir kısmı hayır. Yani kendi kamyonunun olduğu ve ETS'deki gibi istediğin ülkedeki istediğin işi tıklayarak seçebildiğin bir hayat olsa belki daha özgür hissedersin kendini ama öyle bir şey seni beklemiyor (diye tahmin ediyorum). Yine bir şirkete bağlı şoför olacaksın. Bu kez gecen gündüzün belli olmayacak. 9 saat kamyon sür. Sonra dur, uyu. Sonra 9 saat daha sür falan. Şimdi sana çok heyecan verici geliyor olabilir ama bu iş de rutine bindikten sonra sıkıcı olacak. 1 yıl tecrübeli birinden ziyade en azından en az 5 yıldır falan bu işin içinde olan birilerini bulmaya çalış konuşmak için. Ama "işini seviyor musun?" gibi sorulardan ziyade seni zorlayabileceğini düşündüğün şeylere odaklan.

"Yarın iş var." diye 23.00'teki maçı izleyemediğin bir hayatı kötüleyip "benim işim zaten bu o yüzden maçı anca denk gelirsem izlerim" gibi bir hayatı benimsemen bana biraz anlamsız geliyor. Meslek uğruna özel hayatının büyük bölümünden feragat edeceğinin farkında değilsin gibi.
0
himmet dayi
(19.02.22)
Ben senin yerinde olsam kesin tır işine girerdim. YouTuberlik da yapabilir aynı anda. Alican diye biri vardı, rahmetli oldu, Almancı bir tır şoförüydü, aynı zamanda YouTube'a video çekerdi. Acayip keyifliydi izlemesi. Senin de muhabbetin satarsa milleti, YouTubedan da para kazanırsın.
0
mezarkabul
(19.02.22)
Önce B sınıfı manuel ehliyet al. B sınıfı manuel ehliyet ilkokul ise tır şoförlüğü doktoradır. Belki yeteneğin yoktur. Bu da bir olumsuz sebep.

youtu.be

Bu kız bayağı bilgi paylaşıyor.
0
dissendium
(19.02.22)
@himmet dayi, son kısımla ilgili: anlatmak istediğim şey şu abi, ben normalde ofis işi yaparken, her akşam eve gelirken falan kendi hayatımı istediğim gibi yaşayamadığım için üzülürüm. huzursuz olurum. tırda ise şartlar daha ağır olmasına rağmen o işi sevdiğim için "maçı da izlemeyiverelim ne olacak" diyebilirim. yani kar-zarar ilişkisi aslında biraz. ben kendime 3-4 saat ayırabileceksem, üç kuruş paraya öyle ot gibi bi ilçede/şehirde 30 sene yaşayacaksam maç izleyememek ve sevdiğim işlerle ilgilenememek beni üzer mesela. ama yok ben tır şoförüysem, sürekli yoldaysam o zaman özel hayatımdan feragat etmek daha az koyar, çünkü genel olarak daha mutlu ve iyi hissederim. demek istediğim buydu.

@mezarkabul, yazdığını okurken istemsiz DÖŞE BAH DÖŞE diye bağırdım :) hala arada izlerim videolarını. ben ama kendim yutubırlık neyin düşünmüyorum hiç, becerebileceğimi sanmıyorum. bi de şu var: şimdi ben kendi tecrübelerini paylaşan insanlara minnettarım ama türkiye'de yaşayan bir genç olarak "isveç'te tır şoförüyüm bi günde 3000 kazanıyorum" gibi videoları izleyince depresyona giriyorum... yeterince içerik var zaten. onlar kötü niyetle yapmıyor belki ama ben oralara gidersem elime kamerayı alıp şu kadar kazanıyom, bu kadar kazanıyom diye konuşmak istemiyorum. en fazla burda filan hava atarım yani tüm dünyaya açılmak gibi bir isteğim yok. o yüzden ben yaparsam anca günlük tutup onu yayınlarım okumak isteyen olursa. yoksa vlogger'lık filan benlik değil, sevmiyorum. tutacağını da sanmam.

@dissendium, aga artistik patinajda olimpiyat madalyası alıcam demedim ki ne yeteneği? işin zorluğuna ayak uyduramazsın, sıkılırsın, bırakırsın vs. orası ayrı konu da fiziksel/zihinsel engeli olmayan birisi (hatta yerine göre olan biri bile) niye tır süremesin ne var onda. "bu iş yapılmaz" deyip pes eden adam vardır elbet ama ben sanmıyorum ehliyetini alıp işe başladıktan sonra "oha tır sürmek çok zor benim yeteneğim yokmuş" diye bırakan birisi olsun.
0
🌸der meister
(19.02.22)
YouTuber deyince yanlış anlaşıldım ama işte Alican gibi bir şeyler yap, adam YouTuber değildi ama YouTubea güzel bir renk katıyordu. Adamı profesöründen, hizmetlisine her kesimden izleyen vardı. Doğaldı. Sen de doğal doğal takıl bir yandan müzik dinle, bir yandan da sigaranı iç, üç beş bir şeyler anlat günün nasıl geçtiğine dair, tutarsa tutar tutmazsa sana anı kalır. Yap sen bu tır işini. Valla bak.
0
mezarkabul
(19.02.22)
Tırcılık iyi hoş güzelde. Millet henüz deneyimi olmayan birine milyon liralık mallarını emanet eder mi? Bir tırcının yanında staj gibi birşey yapmak mümkün mü? ya da bir tırcı bulup yanında gidip gelmek gerekir diye düşünüyorum.
0
komando kani var bende
(19.02.22)
Bu işi yapan bilen birine işin artısını eksisini, nasıl başlanacağını, merak ediyorsan yurt dışı imkanlarını sor. Bir eksisi yola çıkıp uzun süre evden uzak kalmak dolayısıyla aile ile ilgili olabilir. Bir artısı muhtemelen insanın mevcut sistemde en özgür ve kendi başına olabileceği işlerden biridir diye düşünüyorum. Yaşında bir sorun yok ama tavsiye almak için doğru yerleri bul.
0
osssy
(19.02.22)
@komando, konuştuğum arkadaşın bana söylediği iş bulmak ilk etapta çok kolay olmayabiliyor ama sektörde açık olduğu için ehliyetin, gerekli belgelerin vs. varsa bir şekilde tutuyorsun bir ucundan. hatta abd'de filan direkt eğitimi kendi veren, ücretini de sonra maaşından kesen firmalar var. onlarda aynen dediğin şekilde bazen altı hafta boyunca yanında bir eğitmenle birlikte gidiyorsun, sonra komple sana bırakıyorlar. türkiye'de nasıldır bilmiyorum.

yalnız erkan zey'in videosunda izlemiştim, yükün sigortalı olduğunu ve dolayısıyla o tip durumlarda sorun çıkmadığını söylüyordu. tecrübesizim tamam da sonuç olarak gerekli donanıma sahibim, atıyorum kendi salaklığımla 120 basıp tırı paramparça etmediğim sürece bir şey olmaz sanırım. hem firma için hem de benim için. bi' de tırın gittiği yolun %90'ı dümdüz zaten, dikkatli ve özenli bir şoför için olacak en kötü şey en fazla dorseyi çizdirmek olur sanırım çok ekstrem durumlar dışında. kağnı gibi araç sonuçta büyük zarar vermek için bile isteye uğraşmak lazım bence.
0
🌸der meister
(19.02.22)
romanya'daki çürük yolla sosyalliğin bence ilgisi yok, sosyal birisi olsam oradaki köyden tanıdıklarım mı olacak? ne yapılması gerektiğine dair prosedür bellidir, yabancı dilim zaten var. insanlarla aram iyi değil dediysem tırda sorun yaşayınca direksiyona kapanıp ağlarım, insanlarla kesinlikle muhatap olmam demedim ki. bu tarz sorunlar, beklenmedik durumlar her meslekte var zaten.

yani yanlış anlama ama bana bu spesifik örnek biraz zorlama geldi, romanya'da frenimin tutmamasıyla network'ün ne alakası var yani elimin altında teknoloji var yabancı dilim var mağaradan çıkmadık sonuçta. fren patlayınca network'üm mü gelip durduracak tırı sanki.
0
🌸der meister
(19.02.22)
sık sık tırcılarla muhatap olan biri olarak söyleyebilirim ki, ekseriyetle pek parlak değiller. iş yapılır bence ama bu tamamen kişisel bir konu. ben biraz daha sosyal açıdan değerlendireyim.

pek parlak değiller dedim ya, aslında daha kaba söylerdim de burada bu kadar oluyor. yani bir kere tırcılık kariyerine girdin mi geriye dönüşü zor olur.
0
floydian
(19.02.22)
@floydian, açık konuşmak gerekirse en büyük motivasyonu yurtdışına çıkma imkanı olması. gerek Türk firmasında uluslararası çalışarak gerekse oradan bir firmayla anlaşarak... Türkiye'deki imaj olumsuz ve kitle de GENEL OLARAK iyi değil, onun farkındayım ama son yıllarda benim gibi eli iyi kötü kalem tutmuş bir sürü insanın bu sektöre yönelmesi biraz yüreklendiriyor beni. belki bizim nesille biraz değişir ilerleyen yıllarda.
0
🌸der meister
(19.02.22)
Ben de sınırda yasiyom. Tircilarla iç içe sayilirim xd gorduklerimi yazayim.

Olumsuz;

*Günlerce arabanin içinde sıra bekliyorsun. Karda kışta, sıcakta sogukta günlerce tırın içinde bekliceksin. Sürekli 1-2 arabalik ilerle-dur şeklinde

*Aile hayatı ya da ilişki için çok işlevsel degil.

*O 3 gün bekledigin siralarda sürekli birileri öne falan gececek, saclarini yolacaksin.

*O sırada muhatap olacağın tircilar genelde o citi pıtı kizlarin profilinde olmayacak. Türlü mafyatik tipler...

*Arabanla ilgili yurt dışında bir sorun yasadiginda sektör icindeki biri kadar kolay halledemeyebilirsin baslarda.
0
abuzer
(19.02.22)
ya sana son söz olarak şunu diyeyim; adını sanını bilmediğim ama meşhur bir artiz de oyunculuğu bırakıp tırcı oldu abdde, yaprak dökümünde mi ne oynamıştı, o adam işte.
0
mezarkabul
(19.02.22)
Der meister selam. Seni buradan az çok tanıyan bir arkadaşın olarak bu hevesinin geçici olacağı kanısındayım. Bol şans.
0
but that was just a dream
(19.02.22)
playing star again'e katiliyorum. bu tarz durumlarda insan iliskileri masa basi ofis isinden cok daha kritik.

but that was just a dream'e de katiliyorum. yani bu kacinci duyuru/girdi bununla ilgili. acma demiyorum ama yapacak olan adam sessizce yapardi. sen daha cok geyigini yapmayi seviyorsun gibi gozukuyor. bu sebeptendir ki yapamazsin.
0
hot potato
(19.02.22)
avrupa'da çalışmak istesen de önce türkiye'de bir tır şoförü olacaksın. burada da şöyle bir durum var benim açımdan, türkiye'de tır şoförü olmak için ehliyet ve psiko-motor becerilerine ek olarak biraz yırtık ve açıkgöz olmak gerekiyor. yani bitirim bir tarafın yoksa hiç bulaşma derim.
0
makarnavodka
(19.02.22)
Hocam bu iş benim de ara ara ciddi hayalini kurduğum bir durum. Ama memleketteki sektör, çalışma koşulları, kendi araban yoksa kazanç işleri vb. çok tatsız maalesef. Üstüne, işveren altında o özgürlük hissinden uzakta çalışılıyor genelde. Fakat –büyük ihtimalle bir ukde olarak kalacak olsa da– birinci dünya ülkelerinde tırcı olma fikri içimi kıpır kıpır yapıyor.

Ben ideal koşullarda tırcılık yaparsan mutsuz olacağını düşünmüyorum bu arada. Tek ve belki de en büyük dezavantajı, sevdiğin/sevdiklerinden pratikte resmen ayrı bir hayat yaşıyor olmak.

Kısa vadede önerim de şöyle: yukarıda biri daha yazmış, nasıl yapılabilir emin değilim ama bir iki farklı araba bulup yan koltukta iki üç kez Samsun-Konya, Ankara-Antep yapmak lazım. En azından karar verme yolunda gerçekten fikir sahibi olmuş olursun. Bir de dediğin gibi, başladın baktın olmadı en kötü bir sene deneyip bırakmış olursun.
0
038576
(19.02.22)
Nazim diye bi elwman var fenomen tirci. Onu takip et.


Bu arada neden olmasin. 2 cocuklu 35 yasinda akademisyenim. Ben de tir ehliyetine kaydoluyorum bu ay.

Hedefim seninkine benzer ama sebebim baska. Yurtdisinda yasamak degil hedefim. Ama sebebim yurtdisi is garantisinin verecegi emniyet duygusu.

Neden mi? Hicbir siyasi parti ile alakam olmadigi icin 32 yasima kadar atanamadim. Freelance islerle gecindim. Hasbelkader liyakatle persinel alinacak bir kadro cikti ben de kazandim bilegimin hakkiyla. Simdi de x donemde atanan biri olarak kesin x'ci muamelesi gorup issiz kalma ihtinalim var ulkede olusabilecek cesitli siyasi degisikliklerde.

Olasi bir durum icin en azindan baslangic seviyeso gereklilikleri simdiden yerine getirmek istiyorum.

Olmayacak sey degil. Hedsfin buysa yuru. Imkansiz bir hedef degil.
0
celebi efendi
(19.02.22)
yalnızca başlığı okudum, gerisi çok uzundu.

cevabım şu: tır şöförlüğü en maskülen işlerden birisi. küçümsenecek bir iş değil. pelinsular falan bakmaz belki ama yine de iş yapar.

selvi boylum al yazmalımdaki kadir inanırı düşün :)

zor iş ama yapabilirsen bir erkek için en zevkli işlerden birisi bence. ben olsam ben de isterdim tır şoförü olmak. tır ile istanbuldan yükü alıp almanyadaki depoya teslim etmek. geliri çok iyi bu arada
0
dafuq
(19.02.22)
Ben onaylıyorum güzel fikir. Kanada bir ara tır şoförü arıyordu vatandaşlık vermek için ama 30 günün 23'ü yurtdışında geçtikten sonra 7 gün Türkiye'de yaşarım ne olacak diyorsanız vatandaşlık, oturum izni falan hiç önemli değil. Dediğiniz gibi AB ülkelerine mal taşır durursunuz. Tek bir noktaya dikkat etmenizi tavsiye ederim. Vaktinizin çoğu gelişmiş ülkelerdeki caddelerde sokaklarda geçmeyecek, gelişmiş ülkelerde hareket halinde olan bir tırın kabininde geçecek.
0
grgn
(19.02.22)
Ne var onda diyerek bence küçümsüyorsun. Neredeyse 15 metre uzunluğundaki bir aracı yönetmekten bahsediyoruz. Burada yetenek dediğim şey doğuştan gelen bir şey anlamında değil, beceri anlamında. Kimi insan çivi çakamaz, becerisi yoktur. Kimi insan da 10 metre ağaca tırmanıp ceviz toplar. Beceriyi tamamen yok sayamayız. Yapamazsın demiyorum, yapabilirsin, fikir güzel. Bence dene.

Aklıma bir olumsuz nokta daha geldi. Belki de en önemlisi. Taşıyacağın şeylerin sorumluluğu. Örnek olarak bir tır dolusu bakır telin maliyeti milyonlarca lirayı bulabilir. Tırı durdurup önünü kesebilirler. İşin güvenlik tarafı da var.
0
dissendium
(19.02.22)
mayster seni duyurudan bildiğim kadarı ile tanıyorum ve severim de.

sana tır mır vermem ben.

kızma bana ama güvenmiyorum.

¯\_(ツ)_/¯


ha başka işler olur yapar bu çocuk derim.

burda okul biterken arayış içine girip YouTube , ETS falan derken heveslenmişsin. güzel tabi bazı şeyler böyle başlar.

ama senin 1 ay sonra bunu unutup başka temalar ile bambaşka bir şeyi aşırısı istemene de şaşırmam.

ha gaza gelir beni yanıltırsın. üzülmem tabii. ne güzel.

tır işi de öyle çok dışardan göründüğü gibi değil.
0
AlsterWasser
(19.02.22)
Güzel fikir. Günümüzde artık diploma ile masabaşında iş bulmak dünyanın hemen her yerinde zor. Artık bu bu tarz işler hem daha çok para kazandırıyor hem de iş bulmak daha kolay.

Dezavantaj ise dikkat gerektiren bir iş. En basitinden gün içinde telefon ekranına bakmak bile zor olabilir.

Her koşulda senin gibi biri için mantıklı bir iş. Cv'de tır şöförlüğünün olumsuz etkisi olur falan demişler de alakası bile yok... Günümüzde zengin bir aileden gelip de avrupa'nın iyi okullarında okumamışsan, sağlam referansların yoksa, üst düzey yetenekli değilsen zaten Cv'ne bakan olmaz. Türkiye özel sektörü gerçekten çok kötü. İnsanların şirket dedikleri yer kurumsallığı zayıf sömürü merkezleri.
0
garylineker
(19.02.22)
3-4 sene sonra cl maçı izlemek umrunda bile olmayacak hayatına buna göre planlama
0
bir soru sorcam
(19.02.22)
@bir soru sorcam, neden olmasın ki? şimdi şöyle düşünebilirsin, işte yaşın ilerleyecek, eş-dost, çoluk çocuk vs... ama ben zaten 27 yaşındayım. şu an yaptığım iş de sporla ilgili. tabii ki daha az vakit ayırabileceğim tam zamanlı çalışırken, elbette hayatımı maçlara göre planlamam ama tam olarak bundan söz ediyorum işte: ofis işi, kariyer fikri vs. beni zerre heyecanlandırmıyor. "bunun için mi hayatımdan vazgeçiyorum?" diye düşünüyorum... işin içinde tır olunca ama her şeyi kenara koyabilirim gibime geliyor. yani emek ettiğime, özgürlüğümden feragat ettiğime değecek bir şey. en azından şu anki fikrim o yönde.

bunu o yüzden söylüyorum yani yoksa zaten "akşam maç var" diye çalışmayı reddedecek değilim ama biraz sabit kafalı ve uyuz olduğum doğrudur bu konuda. şımarığım da hatta. sevmediğim şeyi yapmak istemiyorum. bu çoğu insan için lüks... ama "tır sürerek mutlu olacağım diyorsan git sür madem" demeden de edemiyorum. böyle bir şansım varsa, böyle mutlu olacaksam niye değerlendirmeyeyim ki?
0
🌸der meister
(19.02.22)
seyretmek yerine direk spor yapabileceğin aktiveteler daha çok ilgini çeker
90 dk maç izlemenin "aptalca" olduğunu farkedebilirsin

yaptığın iş izlemeni gerektiriyorsa başka tabi
0
bir soru sorcam
(20.02.22)
ayrıca bu kadar tır şoförü fikrinin pompalanma sebebi 2 yıldır süren konteyner krizi.

temeli de çin vs. amerika bunun sebebi. ipler gerilirse iyice artar bu sorun ama bir diğer ihtimal de çözülür ve tır şoförleri yine değersizleşir(talep azalacağı için) ama bu sefer bir sürü gaza gelip tır şoförü olmuş genç kalakalır.

ha dersen ki 2 sene önceden tır şoförlüğü çok popiydi, ben hiç hatırlamıyorum valla.

şu an nakliyeciler/müşteriler full karayolu çalışıyorlar çünkü kimse konteyner ile uğraşmak istemiyor. bir de üstüne brexit ile iyice hype'landı ama UK EU vatandaşlarına 3 aylık çalışma vizesi vermeye başladı bile tır şoförü olarak.

son bir şey de, ekonomi her geçen gün high tech ürünlere kayıyor, tren ve gemi hatları gelişiyor, high tech ürünler hava yolu ile gönderilir hale geliyor. ben tır şoförlüğünün ölü yatırım olduğunu düşünüyorum.

bir de demişler zaten ama çok leş ya, mal yüklemeye gidersin 10 saat orada mahsur kalırsın. indirmeye gidersin 2 gün kalırsın. gümrük sırasında beklersin, evraklarda sıkıntı olur sıradan çıkarsın başkasının hatasının bedelini sen çekersin.

elektronik cihaz tamirciliği öğrensen yerel esnaf olarak ufak dükkan açsan da istediğin şeylere ulaşabilirsin.
0
floydian
(20.02.22)
@floydian,

abi valla inan 10 sene önce tır şoförlüğü düşündüğümde "yauuu teknoloji gelişecek, kendini süren tırlar olacak" diye vazgeçirmişti millet... her konuda aynı geyiği görüyorum. ha belki sen haklı çıkarsın, 10 sene içinde cidden tır şoförlüğü diye bir iş kalmaz ama ben her şeyi bu şekilde değerlendirip vazgeçmekten sıkıldım açıkçası kendi adıma. bak o zamanlar okul okumayıp şoför olsaymışım şimdi 7-8 sene tecrübem olurmuş, gördüğüm kadarıyla iş de var yani... böyle böyle en sonunda hiçbir şey yapmayacağım, o olacak.

elektronik cihaz tamirciliği nedir inan hiç bilmiyorum, hiç ilgim de yok açıkçası :/
0
🌸der meister
(20.02.22)
şey ya işte, sana tv kumandası getirecekler bu tuş basmıyor diye açıp bakacaksın belki devrede bir çipin bir ayağı kopmuş olacak lehimleyeceksin falan.

benim dediğim olay aslında kendini süren tır olacak değil, tır şoförü hep lazım olacak ama ihracat kg değeri denen bir şey var. ona bakmanı öneririm. benim bildiğim kadarıyla dünya trendi yükselişte. bu da şu demek oluyor, artık hafif mal para getiriyor ağır değil.
0
floydian
(20.02.22)
Benim dayım yurtdışından kesin dönüş yapıp tır şöförü oldu. Avrupa tarafına gidiyor genelde.
Zorlukları yukarda yeterince açıklamışlar. Benim dayımın en çok zorlandığı şey sevdiklerinden uzakta olmak ve başına bir şey geldiğinde yalnız olmak. İki ay önce tırın üzerinden düşmüş ayağı kırılmış. Fransadan o şekilde gelmiş. Yalnızlığı öyle anladım baya koydu diye dert yanıyordu.
Dayım gibi uzun süre araba kullanmayı ve yolcuğu seven kişiler deneyebilir bence.
0
jazzabel
(20.02.22)
Turkiye den avrupa ya giderken Tirin dorsesine multeciler kacak giriyor.
Yakiti calan hirsizlar.

Bunlar disinda problem yok. Turk tirci olmak hep oteki muamelesi gormek demek. Avrupa ici dolasirsan sikinti yok.
0
halk
(21.02.22)
(9)

ehliyet sürecini en başından anlatır mısınız?

der meister
merhaba,adım samuel, 27 yaşım. yazın ehliyetimi almak istiyorum. anladığım kadarıyla belli bir kuruma bağlı olarak faaliyet gösteren çok sayıda sürücü kursu var, bunlara gidip teorik/pratik eğitimi alıp sınavları da geçersek alıyoruz ehliyeti ama ben zaten üç beyin hücresiyle faaliyet gösterdiğim iç
merhaba,

adım samuel, 27 yaşım. yazın ehliyetimi almak istiyorum. anladığım kadarıyla belli bir kuruma bağlı olarak faaliyet gösteren çok sayıda sürücü kursu var, bunlara gidip teorik/pratik eğitimi alıp sınavları da geçersek alıyoruz ehliyeti ama ben zaten üç beyin hücresiyle faaliyet gösterdiğim için bu süreci yine de karışık buldum. soruları doğrudan geçip süreci anlatabilirsiniz ama ben soru olarak gitmek istiyorum yine de,

1) şu an b sınıfı ehliyet almak isteyen birinin cebinden çıkacak para toplamda ne kadar? 2022 yazı için düşünürsek?

2) kurs seçimi konusunda dikkat etmem gereken bir şey var mı yoksa hepsi üç aşağı beş yukarı aynı kalitede mi?

3) kurs ne kadar sürüyor? teorik ders olsun, direksiyon dersi olsun vs. toplamda ne kadar vakit geçiriyoruz? program nasıl oluyor? ne bileyim cumartesi-pazar günleri 10-14 arasında iki ay boyunca mı sürer mesela, toplamda ne kadar vakit/emek ayırmak gerekiyor?

4) daha önce babasının arabasını kaçırmamış, direksiyon başına hiç geçmemiş biri SIFIR ekstra destekle, sadece kursta öğrendikleriyle ehliyetini alıp trafiğe çıkabilecek yeterliliğe ulaşır mı? "ulaşamayacak olsa niye ehliyet versinler ulan" diyebilirsiniz ama ne bileyim burası türkiye sonuçta, boş yolda 20 metre sürdürüp dönerken sinyal verdim diye "ooo iyisin karşim :))" deyip vermesinler ehliyeti hehe sonra ölürüz filan neme lazım.

5) dediğim gibi daha önce araç kullanmışlığım yok fakat 10 yılı aşkın süredir logitech driving force gt ile bilfiil tır şoförlüğü yapmaktayım. debriyaj olmadığı için vites değiştirme eylemi sadece kolu ileri-geri ittirmekten ibaret tabii, yani oyunda tır sürdüm diye gerçek hayatta ralli pilotu olmayı beklemiyorum ama sizce bunun ufak da olsa faydasını görme şansım olur mu koordinasyon ve motor becerileri açısından, hani hayatında araba görmemiş birine kıyasla azıcık daha rahat hisseder miyim direksiyonda?

***

kısacası elinde bu işe ayırabileceği para olan birini ne bekliyor, bunun belli dönemleri mi var yoksa kafama göre gidip kayıt olabilir miyim vs. genel olarak bu süreci merak ediyorum. teşekkür ederim.
0
der meister
(18.02.22)
Ben ehliyeti alalı 10+ yıl oluyor, o yüzden sadece 3 ve 4'e cevap vereceğim.

3- Teorik derslere kimse gitmiyor. Kitaba 1-2 saat bakıyorsun geçiyorsun. Direksiyon dersi opsiyonel. Öğrenmek istiyorsan gidiyorsun, süresi de yine sana bağlı.

4- Eskiden her başvurana veriyorlardı ehliyeti, artık sınav zorlaşmış. Dolayısıyla ehliyet alıyorsan biraz daha iyi durumdasındır. Yine de bi 2-3 ay bilen biriyle trafiğe çıkmak lazım diye düşünüyorum. Araba kullanmayı bilmek başka şey, trafiğe alışmak başka.
0
plutongezegendegilmi
(18.02.22)
1. kurs ücreti + sınav ücretleri + ehliyet harcı. Ehliyet harcını, sınavları geçtikten sonra bir sene içinde yatırıp ehliyetini alabilirsin, acil değil. Herhangi bir kursa gidip "ehliyet elime geçene kadar cebimden ne kadar çıkacak" diye sorarsan tane tane anlatır zaten.

2. Direksiyon derslerinin sayısı ve süresi ne? 40 dk mı, 60 dk mı? Birer birer yapılabiliyor mu? Mesela toplamda 8 saattir, ama 2şer saatten 4 defa gidiyorsundur, bu kötü. Çünkü önemli olan 8 farklı günde gidip ders almak, o yetenekleri canlı tutmak. Bir de ard arda olunca hoca 2 saatlik dersi erken bitirmeye çalışabilir. Bir de direksiyon dersi senin saatlerine göre ayarlanabilecek mi, bir işin çıkarsa önceden haber vermek şartıyla başka bir güne aktarılabiliyor mu, bunları da sorabilirsin.

3. teorik derse kimse gitmiyor, direksiyon dersi yukarıda anlattığım gibi.

4. artık sınavlar zor ama yine de trafikte insanın sonradan öğrendiği birçok şey oluyor.

5. zannetmiyorum
0
vatanperver
(18.02.22)
1. Ehliyet işi pahalı hacı. Ben sadece kursa 1700 ödedim geçen sene. E sınav 100 TL'ydi. 3.'de geçtim direksiyon sınavını. Her sınav için sınav ücreti ve bir özel ders ücreti ödüyorsun. Sertifikamı aldım ama onu ehliyete dönüştürmedim acil ihtiyaç olmadığı için. O da şu an 1500 lira kabaca. Kısaca zamlarla beraber cebinden 3500 4000 arası para çıkar.

2. Kursun ilgili olması önemli. Bizim eski komşumuzdu. İlgi gösterdi her aşamada.

3. Teorik ders 5 gün. Akşam online olmuştu. O dersler kolay.

4. Buna güldüm. Komisyon üyeleri sınavdan para alıyor. Bu yüzden F1 pilotu olsan da bırakabilirler. Kardeş bura Türkiye ne bekliyon.

5. Benim ilk dersim kötüydü. Daha önce hiç kullanmamıştım. İkinci gün çağ atlamıştım. Debriyaj mantığını anlarsan kolay.
0
dissendium
(18.02.22)
ben de aynı şekilde sıfır olarak, 26 yaşımda bu sene aldım ehliyetimi. biraz yardımcı olayım. ilk kurstan önce araba kaldırmayı öğreneyim diye bir arkadaşın arabayla yarım saat kullandım öyle, çok bir katkısı olmadı ama varsa böyle bir imkan iyi olur. sorulara gelecek olursak;

1- bir arkadaş vasıtasıyla kursla epey ucuz fiyata anlaştım, 1100 tl verdim. sınavları tek seferde verirsen (yazılıyı verirsin) bu yaz için yaklaşık 2000-2500 civarı bir para sadece kurs + sınavlaraa gider. ayrıca kazandıktan sonra da bir harç ödemesi yapılıyor yaklaşık 1500 lira. 4000'e yakın diyebiliriz yani, ama 0 biri için ilk seferde geçmek zor. ben de, kardeşim de, kuzenim de aynı durumdaydık hiçbirimiz ilk seferde geçemedik direksiyon sınavını.

2- bence aynılar ama tabi biraz araştırma yapmak iyidir. dersleri çok sallayan, vermemeye/eksik vermeye çalışan kurslar oluyor.

3- teorikleri boşver hocam, uygulamalar var teorik sınav çıkmış sorular şeklinde. sadece 1 - 2 saat civarı bakarak rahat geçmiştim. direksiyon dersleri ise kurstan kursa değişebiliyor, anlaşacağınız paraya göre kimi 12 saat, kimi 14, kimi 16. alabileceğiniz kadar fazla saat alın bence, kalınca tekrar dersleri çok pahalı. yapabildiğiniz kadar pratik yapın. dersler genelde 2'şer saatlik belirleniyor, haftaiçi gündüzler boş. akşam ve haftasonuna çok talep oluyor. erken konuşup programı belirlemek gerek. toplam 6-7 sefer gidersiniz yani derslere.

4- sınavlar artık öyle düz yolda sürünce geçtin şeklinde olmuyor. l parkı, paralel parkı, ani freni, yokuş kalkışı gibi direkt yapılan uygulamalar var. youtube'da sürücü kurslarının videolarında görebilirsiniz. sinyal çok mühim, unuttuğun an çek sağa diyorlar, çok moral çökertici bir şey o cümle. :) ha tüm bu zorluklara rağmen ehliyeti aldım trafiğe çıkabilir miyim diye sorduğumda ben çıkamam dedim. ehliyeti alalı 2 ay oluyor ama daha hiç çıkmadım. çekiniyorum da açıkçası. aracım yok, bence en ideal öğrenme şekli bir araç bulup/alıp geceleri yollar boşken yakın çevrede arabayla turlaya turlaya alışmak-ısınmak. sonrasında da hafif hafif normal vakitlerde trafiğe çıkmak. 2 arkadaşım da bu şekilde denedi ve gayet iyi durumdalar şu an, şehirlerarası gidip geliyorlar.

5- oyunla ilgili hiçbir fikrim yok ama şöyle söyleyeyim, benim kursum dersimin ilk 2 saatini bu tarz bir konsolda simülasyon olarak vermişti. keyifli gelmişti ama faydası oldu mu emin değilim. tabi yıllarca oynamış olmak başka bir şey. faydası olur bence az da olsa.
0
furry burns
(18.02.22)
Sertifikayı aldıktan sonra ehliyeti almak için 2 yıl süreniz var aksi takdirde hakkınız yanar tüm süreci baştan alırsınız.
0
zoque
(18.02.22)
ben de aynen boyleydim ehliyete yazildigimda. ilk kursum sinifi surekli erteledi ben de baska bir sahtekar kursa yazildim. onlar da surekli oyaladi ama allem edip kallem edip aldim sonunda. fiyat konusunda pazarliga aciklar. yeni ehliyet alan bir tanidik varsa o faydali olabilir indirim konusunda "bak birini getirdim" babinda...

teorik ders ne kadar suruyordu hatirlamiyorum ama kursa teorik dersler icin hic gitmedim. giden de gormedim. bir kere simulasyonda araba surdum, bir de pratik dersler icin gittim.

dersleri yaptigimiz yer tirlarin gectigi bir yoldu ve dolayisiyla cok saglikli degildi. daha direksiyon, pedal hakimiyetim yokken aynalara bakmaya calistigim icin hep urkek sekilde surdum. (yani ok yolda da oyle olacak ama once bi hareketleri otomatige alayimdi di mi) zaten hocam surekli pedala abandi o acidan geri kaldim. direksiyon sinavinda 4 kisiydik sadece ben gectim. bence sordugu teorik sorular sayesinde oldu biraz. ona bile sevinemedim cunku diger kalanlar hep arkadasimdi...

yazili sinav darbe gununde oldugu icin 2 ay ertelendi, kursun da ertelmesi derken 1 yil rahat surdu kursum. yani sinavlar boyle ertelenebiliyor. kurs kafasina gore de erteleyebiliyor.

ben basili karti alamadan yurtdisina yerlestim. sansima burda da hicbir ise yaramiyor, hani yurtdisina yerlesme gibi bi fikrin varsa, aklinda olsun. ulke Yunanistan, burda sadece turist olarak o ehliyeti kullanabiliyorsun, yasiyorsan buranin ehliyetini alman gerekiyor. donusturme yok. diger bazi ulkeler de ayni... TR'ye ilk ziyaretimde aldim ehliyeti elime ama bir kere bile Turk ehliyetini kullanmis degilim. keske hic almasaydim cunku bana stresten baska hicbir faydasi olmadi Turk ehliyetinin...
0
supergirl
(18.02.22)
Bosver b sinifini. Nasil olsa bu neslin arabasi olmayacak. Tir ya da otobus ehliyeti al. Maas garantin olur.
0
halk
(19.02.22)
Kurs ücretleri 2500den başlayıp 5binlere kadar gidiyor. Tabii bu şu anki durum,2022 yazında ülkemizde o ücretler kalmaz gibi. Teori sınavı 160 sanırım,direksiyon sınavı da. Olur da kalırsanız her sınav için 500 daha ödüyorsunuz. Ehliyet çıkartmak için de 1500 ödüyorsunuz. Bunlar da her an değişebilir.

Manuel ya da otomatik diye ikiye ayrılıyor ehliyet. Başvururken iyi karar verin,sonra değiştiremiyorsunuz. Teori derslerinde genelde devamsızlık sorun olmaz derler ama benim kursa dil dökmem gerekmişti. Yani onu da baştan konuşun,devamsızlığı takan kurslar da var. Sanırım 7-8 gün,günde ikişer saatti teori dersleri. O sınavı geçince direksiyon dersleri başlıyor. 14 saat direksiyon dersi var,ders saati denilen 45 dakika. Blok yapıyorlar gibi düşünün,saatleri beraber ayarlıyorsunuz. Sınav eskiden çok kolaymış. Şu anki durum 0dan başlayan biri için çok kolay değil. Geri gitme,l park,paralel park,yokuşta kalkış,ani fren kısımları var. Sınavın %80ini yaparsam geçtim gibi bir durum yok ve esas insanı geren bu. Genelde ilk hatada sınav bitiyor. Kaportada bilmediğiniz bir şey olursa sınav devam eder ama sinyal,duba,yok tekrar manevra filan kırmızı hata olarak geçiyor.

Kurstan kursa da değişiyordur ama esas hocadan hocaya değişiyor. Sabrı,ciddiyeti,yaklaşımı etkiliyor.
0
asteriks
(19.02.22)
@halk, benim isteğim zaten mezun olduktan sonra tır şoförlüğünü denemek. şu an ne arabam var ne de alacak imkanım, B sınıfıyla önümüzdeki 6-7 sene işim olacağını sanmam.

yalnız tır şoförü olabilmek için önce B, sonra C, en son CE almam gerekiyor. haliyle önce minnak binek arabaları sürebilmem lazım. sonrasında C ve CE'yi sadece direksiyon sınavıyla alabiliyormuşuz.

1.5 sene sonra mezun olacağım. baktım alanımla ilgili bir şey bulamadım, tır işine gireceğim direkt. zaten çocukluk hayallerimden biriydi.

bir sene çalışıp Belçika'ya yerleşen bir sözlükçü tanıyorum mesela. ben yıldım artık o kadar okuduk bir halt olmuyor yani açıkçası, plaza hayatı filan da hiç benlik değil, en azından bir alternatifim olsun diye bu yolu denemek istiyorum. ilk 1-2 senede ölmezsem yurtdışına yerleşme şansım da olur hem.
0
🌸der meister
(19.02.22)
(16)

Arkadaş olacağınız kişinin siyasi görüşleri sizin için önemli midir?

norules
Sizinle tamamen zıt siyasi görüşlere sahip olan, bu görüşlerini dile getiren, savunan biriyle yakın arkadaşlık ilişkisi kurmayı tercih ediyor musunuz? Arkadaşlık yürüteceğiniz kişide etkiliyor mu sizi böyle detaylar, yoksa umurumda olmaz noktasında mı olursunuz?
Sizinle tamamen zıt siyasi görüşlere sahip olan, bu görüşlerini dile getiren, savunan biriyle yakın arkadaşlık ilişkisi kurmayı tercih ediyor musunuz?

Arkadaşlık yürüteceğiniz kişide etkiliyor mu sizi böyle detaylar, yoksa umurumda olmaz noktasında mı olursunuz?
0
norules
(17.02.22)
Etkiler. Umrumda olur. Manasız, takım tutar gibi fikir savunsa canımı sıkar sadece siyaseten değil.
0
karacigerim vur kadehlere
(17.02.22)
Siyasi görüş bir manada yaşama bakış açısını gösterdiği için aynı pencereden bakamadığım biriyle yakınlık kurmam çok düşük ihtimal. Fakat Siyasi görüşünden de önemlisi, siyasi fanatizm ve bağnazlık düzeyi benim için.
0
tamam sakinim
(17.02.22)
benim için önemli ya. etkiliyor. şöyle tabii fikir ayrılığımız olmasın, aynen benim gibi birisi olsun filan değil bahsettiğim. çok zıtsak, hele ki bazı konularda keskin fikirlerimiz varsa pek anlaşamayız diye düşünüyorum. bi de bu maalesef biraz türkiye'yle ilgili... şimdi açık konuşayım ben akp'yi seven biriyle mecburiyet haricinde muhatap olmak istemem ama almanya vatandaşı olsam (şimdi olmaktan bahsediyorum, sonradan) ve atıyorum yeşillere oy versem, başka partiye oy veren biriyle daha rahat anlaşabilirim.

çünkü orada her şey verdiğin oya bağlı değil, siyasetin etkileri buradaki gibi yıkıcı ve çok büyük olmuyor. haliyle aynı ölçüde kutuplaşma söz konusu değil. burda ben tartışmaya dahi girmiyorum çünkü kavga çıkarmaktan, birilerine zarar vermekten korkuyorum. orda arkadaşımla "yaaa oğlum hadi ordan, yanlış düşünüyon" vs. diye efendi gibi tartışıp arkadaşlığımı da koruyabilirim. çünkü o kadar agresif ve keskin olmaya gerek yok.
0
der meister
(17.02.22)
Siyasi görüş hayata bakış açısıdır. Hayata bakış açısı da yaşantıyı etkiler. Önemsiz diyen insanlar genel olarak sadece kafalarında kendilerine alternatif gördükleri ana akım bir iki görüş üzerinden düşünüyor bunu sanırım. Ya da kafalarında hayali, zıt siyasi görüşe sahip olmasına rağmen kendileriyle iyi anlaşma niyeti taşıyan insanlar yaratıyorlar.

Gerçekte siyasi görüşü farklı olan insanlarla çoğu zaman arkadaş dahi olmayız. Çoğu zaman ilgi alanları uyuşmaz çünkü. Siyasi görüşü farklı insanlarla genelde iş ortamında karşılaşırız ve malum, zoraki katlanırız bu kişilere.
0
akhenaten
(17.02.22)
Hiç umrumda değil.
Ne yapabileceğimize bakarim tamamen.
Ancak toplumda gördüğüm herkesin bunu umursadigi veya bir şekilde referans aldığıdir. Misal birlikte çalıştığım arkadaşlara hiç hesapsız onca iyilik yapar hic adaletten, hakkaniyetten sapmam ama onlar bana hep bir rezerv koyarlar. Bu benimle veya benim herhangi bir zaafimla ilgili değil tamamen onlarin gecmis deneyimlerinden kaynaklaniyor. Bizatihi itiraf ediyorlar bunu doğrusu.
0
fempusay
(17.02.22)
evet, benim için önemlidir. ha direkt olarak muhabbeti kesmem belki ama mesafeyi hep belli bir seviyede tutarım.
0
taçsız kral pele
(17.02.22)
Etkiliyor evet. Siyasi görüş birçok konuda fikir veriyor. Zıt görüşte biriyle farklı pencerelerden bakıyoruzdur. Arkadaşlık kurabileceğimi düşünmüyorum.
0
pink cadillac
(17.02.22)
Boyle bir arkadasim vardı. Hiçbir zaman politik konulara girmezdik. Birbirimizin siyasi gorusunu biliyorduk ve hic o konulara girmiyorduk.
0
stavro
(17.02.22)
türkiye'de yaşıyorsam %100 etkiler.
0
kanasla intihar eden adam
(17.02.22)
turkiyede etkiler+1 ama cogu arkadasim ozellikle is arkadaslarim. asiri terso olanlari hafiften fitliyorum dogru yolu gosterme gorevi... sadece siyasi gorus degil butun hayat tarzi bana ters olan ama hayvan gibi eglendigim bi arkadasim var. arada tartisitken ikileme dussem de vazgecemiyorum kendisinden. etkilemesi ilisigimi kesmesine neden olmuyor
0
ala09
(17.02.22)
siyaseten uç fikirlere sahipse ve her konuyu siyasete bağlayan bir tipse hiç istemem.
0
dafuq
(17.02.22)
Türkiye'deyse doğrudan etkiler. Türkiye'de siyaset çok keskin, hayatın her alanına yansıyor. Yabancı arkadaşlarımın çoğunun siyasi görüşünü bilmiyorum, ilişkimizi etkileyen bir durum olmuyor.
0
asteriks
(17.02.22)
akp'liyse ve hala akp'yi savunuyorsa yakını geç, arkadaşlık bile kurmam. tanıdık biri olarak kalır sadece.
0
himmet dayi
(17.02.22)
Siyasi görüşleri arkadaş olacağım kişiden daha önemli valla, siyasi görüşünü anladığım turşucuya bile gitmiyorum ben. Kutuplaşmanın merkezinden iyi akşamlar diliyorum.
0
turk kizi
(17.02.22)
Selamini bile almam
0
zimbirik
(18.02.22)
eskiden onemli degildi; ama artik ozellikle akp ve mhpli tayfanin kendinden olmayanlara neler yapabilecegini gordukten sonra, bunlarla arkadasligi kestim. hicbir akp ve mhp secmeniyle arkadas olmam, selam vermem, yardim etmem..benden uzak allah'a yakin olsunlar..
0
ubi dubium ibi libertas
(18.02.22)
(2)

Almanca soru

dissendium
Wir danken für Ihre schnellstmögliche Lieferung.Burada Lieferung için İngilizcede delivery ve shipment kelimelerinden hangisi daha uygun?
Wir danken für Ihre schnellstmögliche Lieferung.

Burada Lieferung için İngilizcede delivery ve shipment kelimelerinden hangisi daha uygun?
0
dissendium
(17.02.22)
Lieferung icin delivery kullaniliyor. ama niye shipment kullanilmiyor dersen fikrim yok.
0
helenart
(17.02.22)
delivery ile shipment aynı şey değil. delivery belli bir adrese belli bir şeyin ulaştırılmasıyla ilgili, shipment ise anlam olarak sonuçtan ziyade taşıma işiyle ilgili. kısacası bir şeyi "ship etmiş" olabilirsin ama bu onun henüz "deliver edildiği" anlamına gelmez. bu iğrenç türkilizce için özür dilerim ama daha farklı ifade edemedim. almancam pek yok ama shipment için farklı kelime kullanılıyordur diye tahmin ediyorum, aratınca sendung çıktı mesela karşıma.
0
der meister
(17.02.22)
(7)

intermittent fasting ile ilgili

karayel
Bu orucu bir gün 18 saat bir gün 14 saat tutsam bir zararı olur mu?
Bu orucu bir gün 18 saat bir gün 14 saat tutsam bir zararı olur mu?
0
karayel
(17.02.22)
Allah kelamı değil abi bu ne zararı olacak, zaten amaç seni besinden uzak tutup kalori açığı verdirmek yoksa 18 saat aç kalınca bi mucize olmuyor.
0
Zaman Tamircisi
(17.02.22)
zarari olmaz elbet. ustteki arkadasin bahsettigi kadar basit bir durum da yok ama. saglikli yasama, uzun yasamanin anahtari da bu diyette. biraz arastirirsaniz alti ustu basit bir diyet olmadigini goreceksiniz.
0
buenosdias
(17.02.22)
bir not: düşük bağışıklığınız, kalp ve sinir gibi problemleriniz, tansiyon, şeker gibi kronik hastalıklarınız vs varsa internetten size yap yap bir şey olmaz diyenleri ciddiye almayın.

yoksa eğer yeterli besinleri, ihtiyacınız olacak proteini, karbonhidratı, yağı, vitamini alıyorsanız çok sorun olmaz.
0
patronaj1
(17.02.22)
IF ile ilgili bazı yanlış bilinenler var amaç aç kalıp kalori açığı oluşturmak değil.
Birinci dikkat etmeniz gereken durum son öğününüzü yatmadan en az 4 saat önce yemiş olmanız gerekir. saat 20'de yemek yiyip saat 22'de yatmaya gidiyorsan olmaz.
İkincisi yine uyandıktan sonra min. 2 saat üzeri açlık olması gerekir (Yağ yakımının daha efektif olduğu süre 3-4 saat üzeri)

şayet 14 saat açlığı bu 4+4 sistemine adepte edebiliyorsan bir sorun olmaz.
0
catamenia
(17.02.22)
ben 20-4 22-2 civarı tyapıyordum hatta aç aç spor yapıyordum. sıkıntı olmadı. bazı günler 18-6ya düşürüyordum.
bende olmadı bir şey
0
ShadowOfMoon
(17.02.22)
Dişi bireyseniz 18-6 yapmak pek önerilmiyor, regl düzensizliği hatta hiç olmama olabilir.
0
kaptankedi
(17.02.22)
if'in amacı sadece kalori açığı verdirmek değil, vücudun açlık modunda yaşadığı pek çok değişim söz konusu. 18 saat oruç tuttuktan sonra 6 saat içinde iki tane pizza gömsen if'nin bir anlamı kalmaz.

14 saat hiç yoktan yine iyidir tabii ama if'in faydalarını elde etmek için genelde en azından 16 saat yapılması tavsiye ediliyor. yapabiliyorsan 18-14 dene, zor geliyorsa 14 olanı hiç yapmayıp biraz daha erkene çekebilirsin belki ama düzenli olarak yapmak istiyorsan 18'i hiç karıştırmayıp her gün (ya da olduğu kadar) 16 yapmanı tavsiye ederim.

kısacası 14 de 8-9'dan iyidir her türlü ama IF denen olayın faydalarını görmek, daha iyi sonuç almak için genelde en az 16 tavsiye edilir.
0
der meister
(17.02.22)
(5)

28 yaş hiç romantik ilişki deneyimi yok, bundan sonra mümkün olmaz mı?

ruh i tibbiye
soru başlıkta. hayat maalesef bazı insanları daha izole yaşamak zorunda bırakıyor. belli bir dönemden sonra sosyalleştim ama sanki o treni çoktan kaçırmışım gibi hissediyorm. imkansız mı? bundan sonra yalnızlığa mahkum muyum sizce? deneyimlerinizi paylaşır mısınız?ciddiyim!
soru başlıkta.

hayat maalesef bazı insanları daha izole yaşamak zorunda bırakıyor. belli bir dönemden sonra sosyalleştim ama sanki o treni çoktan kaçırmışım gibi hissediyorm. imkansız mı? bundan sonra yalnızlığa mahkum muyum sizce? deneyimlerinizi paylaşır mısınız?
ciddiyim!
0
ruh i tibbiye
(13.02.22)
Yoo neden olmasın. Her zaman olabilir
0
olaylar olaylar
(13.02.22)
Elbette imkansız değil ama şans faktörü gerçekten büyük.
Ancak bir de buna hazır olma durumu var ama bunu olcemeyiz.
İmkan varsa terapi her zaman için çok faydalı bir şeydir. En azından karşınıza çıkan şansı görmeye ya da buna hazır olmaya yardımcı olur.
0
kisa
(13.02.22)
Usttekiler+1
Tabii terapi önerisi hariç. Bence terapilik bir durum yok ortada. Durumun da öyle treni kaçırmışsın gibi hissettirecek bişey değil bence. Yarının ne şekilde olacağı belli olmaz.
0
j r r tolkien hayrani
(13.02.22)
bu konularda imkansız diye bir şey yok. şöyle düşünün: çok iyi anlaştığınız birisi çıkar karşınıza, belki bir ömür mutlu olursunuz. hayatınıza öyle birisi girse, "tüh ben 28'ime kadar hiçbir şey yaşamadım" diye üzülür müsünüz mesela? bu işin matematiği gerçekten yok. sadece alabileceğiniz belli tavırlar var, o da insanlara (veya insanların size karşı muamelesine) nasıl reaksiyon vereceğinizi belirler; doğrudan ilişkiye sokma ya da ilişkiden uzaklaştırma konusunda pek çalışmaz.

o yüzden "bir daha asla!" diye düşünmeyin. bu hem gerçekçi değil hem de negatif bir tutum. şöyle düşünün mesela... ben bulutların arasındayım, her hareketinizi izliyorum, kafanıza tükürmek için fırsat kolluyorum. gerçek dışı, saçma gelmedi mi kulağa? bunun için üzülür müsünüz, bunu düşünür müsünüz ya da kendinizi kötü hisseder misiniz? "asla sevilmeyeceğim, asla hayatıma biri girmeyecek" düşüncesi de böyle aslında. örnek saçma gelmiş olabilir ama peşin hükümlü olmak da aslında aynı ölçüde saçma.

kendinizle mutlu olmaya çalışın, kendinizi sevmeyi öğrenin. mutlu olduğunuz bir romantik ilişki olursa ne ala. olmazsa da bunun hayatınızı etkileyecek kocaman bir yara olmasına müsaade etmemeye çalışın. sizi üzen, canınızı sıkan bir konu olabilir ama siz aşktan, sevgiden, başka bir adamdan/kadından yahut onun ilgisinden ibaret değilsiniz.

"çiçek koklayın, spor yapın, güneşin doğuşunu izleyin" diyen kişisel gelişimci gibi yazdım biraz ama sanıyorum ki psikoloğa, psikiyatriste gitseniz duyacağınız yine bu olacaktır. hem deneyimimden hem de düşüncemden yola çıkarak söylüyorum ki elbette imkânsız filan değil. millet 60 yaşında hayatının aşkını buluyor yahu tontik tontik bastonlarla geziyorlar, gencecik insansınız daha. sanki 23 yaşında ilişki yaşayanların kaç tanesi "aşk" bulmuş oluyor? 100 ilişkiden belki 10'u ölünce bitiyor, geri kalan 90'ı daha önce... sevmek, sevilmek filan çok güzel şeyler ama çok anlam yükleyip negatifleştirmemek lazım.
0
der meister
(13.02.22)
Bu arada netleştirmek isterim. Bu konu özelinde terapiye gerek var demek istemedim. İmkan varsa terapi mutlaka hayatına olumlu etki edecektir.. şayet, böyle bir duygusal ilişkiye şans vermene engel bir şey varsa o konuda da yardımı olur, yoksa başka şeylerde yardımı olur.
0
kisa
(13.02.22)
(19)

İşinizi seviyor musunuz?

dissendium
İşinizi seviyor musunuz? İşinizde rahata hemen mi ulaştınız? Hemen ulaşmadıysanız ulaşmanız ne kadar sürdü? İşinizde rahatlık, maaş anlamında sıçramayı ne kadar süre sonra yaptınız?
İşinizi seviyor musunuz? İşinizde rahata hemen mi ulaştınız? Hemen ulaşmadıysanız ulaşmanız ne kadar sürdü? İşinizde rahatlık, maaş anlamında sıçramayı ne kadar süre sonra yaptınız?
0
dissendium
(13.02.22)
İşimi eskiden çok seviyordum. Kişisel sıkıntılarımdan oturu artık sadece maas aldigim yer olarak goruyorum. İsimde rahata ulasmak icin 2 kere is degistirdim. Toplamda 3 yildan biraz kisa sürdü. Maas ise yine 3 sene.
0
zor azizim zor
(13.02.22)
Yapılacak iş değil. Para kazansam bi nebze severdim o da yok.
0
photo85
(13.02.22)
Küçük bir şirkette belirli olmayan bir pozisyonda çalışıyorum, maaş, ortam ve sorumluluklarımın net olmamasından memnun değilim, geleceğim olduğunu da düşünmüyorum fakat tepeme binen yok, saatleri iyi, evim yakın, ayrı odam var ve kendi çalışma düzenimi kendim ayarlıyorum bu açıdan da memnunum.
0
alicek
(13.02.22)
Valla bir iş ne kadar sevilebilirse o kadar seviyorum. Gönül isterdi ki hiç çalışmadan yaşayabileyim ancak o da mümkün değil.

Işte rahata erişmek de anca işi çok sallamayinca olur bence, yani yukselmek ve birilerinin gozune girmek için çabalamamaya başladığın an rahatlarsın. Bu da usengeclik sağolsun bende zaten doğuştan var olan bişeydi.
0
j r r tolkien hayrani
(13.02.22)
Seviyordum. Ama artık money talks. 45 gün için muş gibi yapıyorum.
0
baldan kaymak
(13.02.22)
mevcut işimi çok seviyorum. daha çok seveceğim bir iş de düşünemiyorum açıkçası. sorun şu ki el oğlunun deyişiyle dead-end bir iş, ilerleyebileceğim bir alan yok. öğrencilik için müthiş. çok büyük vakit harcamadan, büyük oranda hem zamansal hem fiziksel serbestiyle kendi çapımda iyi kazanıyorum (iyi dediğim harcadığım zamana kıyasla) ama 35 yaşında yapabileceğim, kariyer hedefleyebileceğim, yarın bir gün atıyorum evlenirsem aile geçindirip çoluk çocuk bakabileceğim bir iş değil.

o yüzden mezun olduktan sonra tır şoförü olma fikrini ciddi ciddi değerlendirmeye başladım açıkçası, plazadır toplantıdır kariyerdir vs. bunlar bana inanılmaz ters şeyler, yapamayacağımı düşünüyorum. içinde futbol ya da yolculuk olmayan bir şeyi tutkuyla, severek yapacağımı pek sanmıyorum maalesef. o yüzden tır sürcem.
0
der meister
(13.02.22)
genel olarak seviyorum. calisma arkadasim iyi. bundan iyisi zor bulunur. parasi az ve kolay kolay artmayacak, o kismi sikinti.
0
hot potato
(13.02.22)
İşim güzel ama sektörde maaşlar uçtuğu için kim çok verirse orayı daha çok severim :)

Mevcut işimde 1.5 sene falan sürdü; bir yandan kendimi kanıtlamam gerekti ki sonra hakkımı savunduğumda insanlar ignore edemesin saygı göstersinler.
0
aguen
(13.02.22)
isimi seviyorum, isim de oldukca zor baya baya zor oyle diyim. meslegimde de ancak bir seyler bana yetmiyor. beni kesmiyor artik. basit kaciyor bunlar. sanki buralarda zayi oluyorum cok daha onemli, dunyayi kurtacak seyleri yapabilecek potansiyelim var da cercople ugrasiyorum gibi. su siralar boyle bi ziyan olma hissindeyim.
dunyaya bedava elektrik sunma ne bileyim covidi komple bitirme gibi bir seyleri basarmam lazim. benim bir seyler yapmam lazim bu dunyaya adimi kazimam lazim ammaaa ne yapmam lazim.
0
turbo sadık
(13.02.22)
işimi acayip seviyorum ama (elbette herşeyde bir "ama" vardır) bazen gerçek hayattan uzakta kalıyormuş gibi hissediyorum (gemide çalışıyorum). Bazen de "Ulan bu nasıl iş ya, o kadar uğraş edin ne için...? Dünyaya hiçbir fayda olmadan geçinip git" diyorum. Tabi bunlar hep anlamsal, varoluşsal sorgulamalar.

Gelir, imkan vb. kısmına gelirsek; tekrar söylemek adına gerçekten mutlu olarak çalıştığım bir iş. Maaş anlamında iyi bir ücret ile başlamıştım, bunu düşünmüyordum zaten hiç ancak terfi alınca iyi bir artış ile birlikte güzel yan haklar kazandım. Rahata ulaşma kısmına gelirsek 3 sene kadar sürdü. Pandemiye kadar ilk girdiğim pozisyondaydım ve konforsuz konaklama, uzun kontrat süreleri alıyordum. Ama tabi karşılaştırma imkanım olmadığından diğer imkanları hiç bilmiyordum. Şimdi terfi alınca aradaki farkı rahatlıkla görebiliyorum ama o zamanlar hem bilmiyordum hem de umursamıyordum işin aslı. Gerçi ben hiçbir zaman konformist bir insan olmadım da pek.

Uzun sözün kısası arada sırada her insanda olduğu gibi "Lan napıyorum ben, noluyoruz..." gelgitlerim olmakla birlikte ideal mutluluğa ulaşmışım galiba diyebiliyorum. Çok garip ya. İyi ki bu soruyu sordunuz aslında. Size açıklama yaparken kaç zamandır aklımda olan şeyleri de kendime izah etmiş gibi oldum :)
0
burka
(14.02.22)
İşimi seviyorum. Rahata 10 sene sonra ulaştım
0
alaimisema
(14.02.22)
Isimi seviyorum, meslegimi de seviyorum. Ama mesela, birden milyonlar kazanip isi birakabilecek hale gelseydim 'aa yine de yaparim' demem veya ozlemem. Son birkac senedir is hayatina 'hayatima sponsor olan sey' olarak bakiyorum, bana iyi para verdikleri icin yapiyorum, sirket de ben bu isi iyi yaptigim icin bana para veriyor. Daha fazla anlam yuklemek gereksiz.

Isimde neredeyse her yil bir oncekinden daha iyi imkanlar olacak sekilde devam ettim. Son iki uc yilda da asagi yukari olabilecek en iyi durumda diyebilirim. 16 yildir yapiyorum.
0
sopiro
(14.02.22)
10 yili askin ogretmenlik yapiyorum. Is sahane ama bu sartlarda 1 dakika daha yapilmaz. Parasi mesaisi iyi. Baska bi numarasi yok. Keyif ya da tatmin yok. Takmiyor devam ediyorum.
0
halk
(14.02.22)
evet
0
nuisance
(14.02.22)
hiçççççççççççç sevmiyorum keşke biri bana çalışmadan maaş verse bi gün bile gitmem işe.
0
sizofren06
(14.02.22)
işimin parası çok ama stresi bol, eskiden daha az kazanırdım ama stresi onda biri kadardı.

çok para çok sorumluluk artık yoruldum (34 yaşındayım-yazılım işleri) denk getirebilsem bu işleri bırakıp stressiz bi iş yapmayı 7/24 yaşamayan sistemleri olan bir dünyayı tercih ederdim.
0
prezarlatif
(14.02.22)
işimi sevmiyorum, hatta genellemek gerekirse çalışma fikrini sevmiyorum. işimi sevmem de gerekmiyor, birtakım ihtiyaçlarımı karşılamak için çalışıyorum. bu ihtiyaçlarım karşılandığı sürece mutsuz olmam.

şu anki işimde rahata ulaşmam 2 seneye yakın sürdü, ilk altı ayında sevmem bu benzetmeyi ama it gibi çalıştım. ofiste sabahladığım, eve gittiğimde de kalan enerjimle duş mu alsam yemek mi yesem ikileminde kaldığım çok oldu, hiç abartmıyorum bazen yorgunluktan ağlardım. buna paralel olarak o dönem iyi para kazandım sayılır, yine de çevremde çok daha az çalışarak çok daha iyi para kazanan fazlaca insan vardı. o dönem o insanlara çok imrenirdim :)

bu aralar rahatım, çoğunlukla ufak tefek işlerim oluyor ve evde vakit geçiriyorum. programımı kendim oluşturuyorum. yoğunluk olduğu zamanlar olmuyor değil, oluyor. bazen akşam saatlerinde çalışmam gerekebiliyor ama genelde vaktimi istediğim gibi yönettiğim için hiç üzmüyor bu beni. sıçrama konusuna gelince, iyi mi kazanıyorum? hayır. arkadaşlarım benden çok daha fazla para kazanıyorlar. benim sıçrama kriterim yalnız başıma kimseye ihtiyaç duymadan yaşamak. ortalamanın üstünde bir maaşım olması bir şey değiştirmiyor bu anlamda, dolayısıyla hala sıçramış sayılmam. devam ediyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(14.02.22)
patron yanlış hatırlamıyorsam senin aynısının tıpkısı bir duyurun daha vardı.

işi sevmek çok az kişinin şansı. benim işimin sorumlulukları çok büyük. eskiden çok büyük ekipleri olan şirketlerde çalıştım. örneğin orada bir vergi incelemesi geldiğinde 20 kişi birden ortak olur. şimdi sadece benim sırtımda bir yük. benim performansıma direkt bağlı. eskiye göre çok büyük stres altındayım ama aynı zamanda rahat bir iş. parası, benefitleri çok iyi. 15 senedir çalışıyorum. ilk 5 senesi kölelik. sonraki 5 senesi yatış. sonraki 1 senesi kölelik, ondan sonraki 4 senesi de ilk anlattığım durum. çok büyük sorumluluk ama çok ciddi parası, imkanı var. 6 haneli maaşım var. 2,5-3 maaş prim. araba, şoför.
0
gabe h coud
(14.02.22)
İşimi seviyorum fakat bu dönem dönem değişiyor, çünkü yapmak istediğim ile yapmak zorunda olduğum işler arasında farklar var. Yapmak istediğim işe her zaman zorunda olduğum işler engel oluyor. Rutini yaşamayı sevmediğim için de bu dönemlerde hep işime söverim.

İşimde rahata hiç ulaşmadım ulaşacağımı da zannetmiyorum çünkü yaptığınız işte rahatsanız ya mükemmel bir işyerinde çalışıyorsunuzdur ya da yeteri kadar çalışmıyorsunuzdur. İlk söylediğim TR'de hatta bence genel olarak imkansız gibi bir şey.

Maaş anlamında sıçramayı zam oranları bazında bakarsan geçen sene hariç 3 senedir yakaladım. Bunda yaptığım iyileştirmeler, kazanımlarım, kazandırdıklarım çok etkili.
0
kablelvuku
(14.02.22)
(5)

Yarın sababh lviv'e uçağım var hafta sonu için gidiyorum gitmemeli mi?

alkolik imam
Yarın sabah lviv'e gideceğiz 5 arkadaş. Fakat bu akşam olan olaylardan sonra herkeste bir soru işareti oluştu. Sabah 8 uçağıyız fakat sizce iptal mi etmeli?
Yarın sabah lviv'e gideceğiz 5 arkadaş. Fakat bu akşam olan olaylardan sonra herkeste bir soru işareti oluştu. Sabah 8 uçağıyız fakat sizce iptal mi etmeli?
0
alkolik imam
(11.02.22)
Lviv sıkıntılı bölgelere çok ama çok uzak, iptal etmeyin.
0
kaptankedi
(11.02.22)
lviv'e bir şey olmaz ama oranın doğusuna gitmeyin.
0
der meister
(11.02.22)
gidin tabii ki
sorunlu bölgeye uzak
0
megacracker
(11.02.22)
Ulkedde katliam olsa lvivde farketmezsin. İyi eglenceler.
0
stavro
(12.02.22)
lviv,odessa buralara bişey olmaz kardesim
0
smokee
(12.02.22)
(9)

bahsedildiği gibi savaş çıkar mı?

tmnslp
rusya'nın ukraynayı kafaya takması, abd'nin "bak sakın ha, savaş çıkar valla" tutumu sonucu savaş çıkma ihtimali hakkında neler düşünüyorsunuz? iş baya ciddileşti gibi.
rusya'nın ukraynayı kafaya takması, abd'nin "bak sakın ha, savaş çıkar valla" tutumu sonucu savaş çıkma ihtimali hakkında neler düşünüyorsunuz? iş baya ciddileşti gibi.
0
tmnslp
(11.02.22)
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyorum. Norveç de vatandaşlarına Ukrayna'dan ayrılın uyarısı yapmış. Bunlar basit bir ihtimalden çok istihbarat sonucu kararlardır diye düşünüyorum.
0
himmet dayi
(11.02.22)
rusların sağı solu belli olmaz, sonuçta tek adam ile idare ediliyolar. putinin kafasına eser atom bombası bile atar.

tamamen random yani.
0
killerbee
(11.02.22)
Cikmaz derdim ama aktorlerden biri Rusya olunca iş değişir, cikmaz diyemem. Kimse de cikmsz diyemez. Çünkü Rusya.
Soz konusu Rusya olunca "yahu sicak savasa girmezler cunku falan filan su bu" denilemez. Rusya sagi solu belli olmayan, diplomatik iliskilerde cok güvenilmeyecek bir aktor oldugunu tarihte defalarca kanıtlamıstir.

Bir sabah ansizin Rus birliklerini Ukrayna topraklarında dolasirken görebiliriz gayet. Gurcistana cat diye girdigi gibi.
0
stavro
(11.02.22)
Şu haber tek başına savaş çıkacağını garantiler nazarımda tr.sputniknews.com
0
uvcray
(11.02.22)
çıkmaz.

yıllarca suriye konusunda da sert politikaları olan rusya oraya ne tr ne de abd kadar asker göndermedi. ruslar, başta putin olmak üzere, askeri operasyonlara karşı hep mesafeliler. abd işi fitilledikçe rusya da gözdağına devam ediyor. savaş çıkmayacak ama gözdağları artacak. en fazla boş bir araziye füze sallar rusya işler kızışınca o kadar.
0
avatar is back
(11.02.22)
cikmaz. ytd.
0
hot potato
(11.02.22)
@avatar is back

bu olaylar 2014'ün devamı aslında. orada başlayan gerilim zamanla azalmış olsa da aynı gerilimin artmış hali bu sadece.

Operasyona mesafeli dediğin rus askeri 2014'te Kırım'ı ihlak etti. Putin de "Ukrayna NATO'ya katılırsa Rusya ile NATO arasında savaş çıkar" dedi.

tr.euronews.com
0
himmet dayi
(12.02.22)
çıkmaz. putin'in derdi şu an muhtemelen batı karşısında salak konumuna düşmeden o kadar yığınağı nasıl geri çekeceğidir. savaşı isteyen abd, rusya değil. abd kaşla göz arasında finlandiya'ya uçak satmış bile jfjdks
0
der meister
(12.02.22)
Sanmiyorum ama savas cikacakmis gibi yapilmasi petrol ve gaz ureticisi ulkelerin isine geliyor. Dolayisiyla surec ne kadar uzarsa onlar icin o kadar iyi. 2014, 2018 de de benzer isler olmustu.
Ha, istedikleri kari elde etmezlerse isler cirkinlesebilir tabi, bu da her zaman bir olasilik.
0
kartonpiyer
(12.02.22)
(10)

iki basketbol faul sorusu

der meister
artık eskisi kadar sık değil ama çocuk yaştan beri basketbol izleyicisiyim, genel olarak kurallara hakim olduğumu düşünüyordum. az önce olympiakos-efes maçını izlerken şaşırdım, tövbe estağfurullah. singleton rakibin hücum süresi 0.4 saniyeyken faul yaptı. tekrar 14 saniye aldı adamlar... e normalde
artık eskisi kadar sık değil ama çocuk yaştan beri basketbol izleyicisiyim, genel olarak kurallara hakim olduğumu düşünüyordum. az önce olympiakos-efes maçını izlerken şaşırdım, tövbe estağfurullah. singleton rakibin hücum süresi 0.4 saniyeyken faul yaptı. tekrar 14 saniye aldı adamlar... e normalde takımlar faul hakları varsa son hücumlarda filan oyunu bozmak için faul yapıyor. orada sürenin artmamasının sebebi zaten 14 saniyeden az kalmış olması mı? hani ayakla müdahalede 14 saniyeye çıkıyor onu biliyorum ama faulde de mi oluyor bu, daha önce hiç fark etmemiştim ben.

ikinci sorum yıllar öncesinden içimde kalan bir ukte. arkadaşlarla basket oynuyoruz. ben hareketsiz durdum. top elinde olan arkadaş çarpıp düşürdü beni. hücum faul dedim, ver topu. itiraz etti. kuralı açıkladım. "e iyi o zaman herkes yolda dursun, dokunursak faul olsun" diye ters yaptı. o gün tartışmak istemedim, iyi senin dediğin olsun dedim ama gördüğünüz gibi yıllar sonra hala aklımda. sinir oldum.

hücum faul değil mi abi bu? mantık tam olarak o zaten: önünde durup senin hareketini bozmak. ben zaten hareketsizim, sana hiçbir müdahalede bulunmuyorum. benim avantajım seni farklı hamleye zorlamak, senin avantajın da benim sana karşılık verme şansımın olmaması... iki ayağını yere yerleştirmiş, sabit duran adama çarpıp devirmek hücum faul değil mi? bu değilse ney?
0
der meister
(10.02.22)
14 saniyenin altında faul olursa 14 saniyeye tamamlanıyor hucüm süresi.

son saniyelerde yapılan faul aslında atış kullandırıp hucüm sırasını almak, serbest atışı kaçırmalarını beklemek (faul hakkı dolduysa ya da doldurma amaçlı)

ikinci soru 3 saniye sabit kaldıysan ve rakip sana çarptıysa evet hucum faul. ama potanın hemen altında bulunan yarım çember içindeysen hucum faul olmaz.
0
a darkness coming
(10.02.22)
yok pota altında değildim, perdede gibiydim biraz. yani benim takım arkadaşımı geçti, ben de oradan geleceğini bildiğim için orada duruyordum kazık gibi, bana tosladı. tamamen hareketsizdim. hücum faul olmadığını iddia etti kdjfdjfd çünkü öyle duruyormuşum... hey allahım. ulan keşke savunsaymışım hakkımı, aman ağzımızın tadı kaçmasın diye mis gibi topumuzu vermişiz.

son saniyelerde topu geri almak için rakibi serbest atışa zorlamayı biliyorum ama bahsettiğim o değil. hatta bu dediğim şeyi önde olan takımlar yapıyor zaten. misal 9 saniye kalmış periyodun bitmesine (maç sonu olmak zorunda değil). savunan takımın faul hakkı var. iyi paslaştılar diyelim, hani 1-2 top sonra boş atış bulacak gibiler, hop savunan takım kafa göz dalıp (faul hakkı varsa) faul yapıyor ki tekrar kenardan sokmak zorunda kalsınlar, hücumları bozulsun.

ama soruyu sorarken fark ettim ben de... periyodun bitmesine 4 saniye kalmışsa adamlara nasıl 14 saniye hücum hakkı vereceksin ki. kafa zehir.
0
🌸der meister
(10.02.22)
İkinci soru; a darkness coming +1 fakat potanın hemen altında bulunan yarım çember içindeysen hucum faul olmaz kısmını bilmiyorum.

Birkaç defa denk geldim. Hücum oyuncusu dribbling yaparken (ya da başlayacakken), defans oyuncusu çat diye kazık gibi duruyor. Gayet bilinçli yaptığı açık.
0
put it in your appropriate place
(10.02.22)
Bir soru da ben sorayım. Eskiden her çeyrekte 5 faul hakkı vardı diye hatırlıyorum. Maç yayınlarında faul kısımlarında 5 çizgi oluyordu. Şimdi 4 faul hakkı diyorlar yine 5 çizgi var. Beşinci faulle birlikte her faul sonrası atış oluyor. Bu durumda bir mantık hatası yok mu? Dört faul hakkı varsa niye 5 çizgi var?
0
bayc
(10.02.22)
0.4 saniye de faul yapıldığında süre 14 saniyeye tamamlandı sebebi şu. 2 atıştan biri girmezse ve ribaundu şutu atan takım atıyorsa hücum devam eder, eskiden 24 sn yenileme süresi 14 sn oldu. eğer kalan süre 14 sn üstünde olsaydı örneğin 16 sn , o zaman 16 sn hücum tabelasında yazardı.

çizgili alanda 5 sn kuralı vardır. sen kafana göre içerde sabit durup beklersen 5 sn hareketsiz kalma süresini bozmuş olursun. yani 5 sn içinde boyalı alanı terkedip tekrar girmen lazım. rakip oyuncu turnikeye başladıktan sonra sen sabit durursan bu hareketi bozmak olarak algılanıyor.

sabit durmanın kuraları var belli sn önce başlamış ve kuralları uygun olması gerekir. yani savunmak varken sabit durmak bence çakallık. her önüne gelen sabit dursun o zaman.

@bayc sorusunun cevabı: 4 çizgi yandımı artık her faul serbest atış çizgisine gitmek anlamına geliyor. 4 faul serbest atış artık.
0
mikahakkinen
(11.02.22)
ilk soruyu herkes açıklamış zaten.

ikinci soru;
faule siz karar verdiğinize göre sokakta oynuyordunuz. sokakta öyle hücum faul olmaz. sokak basketbolunda hücum faul demek için çok bariz bir faul olması lazım, o da pota altında anca. akan bir set hücumunda zaten kimse hücum faul kovalamaz. bahsettiğin hğcum faul profesyonel maçlarda bile kolay kolay çalınmıyor. yani bizim zamanımızda (20 sene önce) öyleydi :)

@bayc: 4. faule kadar (4. faul dahil) atış yok(faul atış pozisyonunda yapılmadıysa tabi). 4. faulden sonraki her faulde serbest atış kullanılır.
0
teritori
(11.02.22)
@mikahakkinen, @teritori cevaplar için teşekkürler ama benim anlamadığım o zaman niye 5 çizgi var :) 4 çizgi olsa ve hepsi yandıktan sonraki faullerin hepsinde atış yapılsa daha mantıklı sanki :)

Ayrıca eksiden maç yayınlarınde 5 faul hakkından bahsediliyordu şimdi 4 faul hakkı diyorlar. Değişen bir şey yok aslında ama kafama takıldı. Gereksiz soru için kusura bakmayım. @der meister senin soru başlığını sabote etmiş gibi oldum kusura bakma :)
0
bayc
(11.02.22)
14 saniye veriliyor. evet doğru.

hücum faul için savunmanın hareketsiz olması lazım. hatta şöyle bir şey de var, teması kimin sağladığı da artık önemli olmaya başladı. yani savunma hareketli olsa bile, hücumcu "aaaa bu adam hareketli ben buna toslayayım faul alayım" diyemiyor artık. hücumcunun hareketi hücum etmeye yönelik DOĞAL bir hareket olmalı.
0
co2s2
(11.02.22)
bahsettiğin 5. çizgi farklı renktir. aşağıda oyuncular için bir örnek var bak.
onun aynısı veya benzeri masa hakemlerinin oturduğu masa da var ama sadece bir tane.

hatta sen oyuncu faul sayısı ile takım sayısını karıştırıyor olabilirsin :)

www.adenspor.com
0
teritori
(11.02.22)
Takımların bir çeyrek 4 faul yapma hakkı bulunur. Ardından gelen her faul serbest atış olarak değerlendirilir.
0
mikahakkinen
(11.02.22)
(9)

açık lise tam olarak nedir acaba? kardeşim kaydolmuş, delircem

der meister
konuya vakıf değilim, bilen birisi varsa sistemi açıklayabilir mi?erkek kardeşim lise son sınıf öğrencisi. son dönemi. çok tembel. online derslerle zaten hiç işi olmadı, açıldığından beri de annem zorla gönderiyor okula. anca cips yiyip lol izlesin. okula dair hiçbir isteği, hedefi yok. dil okuyor,
konuya vakıf değilim, bilen birisi varsa sistemi açıklayabilir mi?

erkek kardeşim lise son sınıf öğrencisi. son dönemi. çok tembel. online derslerle zaten hiç işi olmadı, açıldığından beri de annem zorla gönderiyor okula. anca cips yiyip lol izlesin. okula dair hiçbir isteği, hedefi yok. dil okuyor, kazanmak istediği yerler/bölümler var ama sıfır çaba; ayrıca ingilizcesi sandığı kadar iyi değil.

birkaç arkadaşı açık liseye kaydolmuş, bizim eleman zaten ısrar ediyordu, "burda kalırsam kafayı yicem" filan diye aramış annemi sanki hapis hayatı yaşıyor hıyar. annem de iyi ne halin varsa gör dedi, çok üstelemedi ama üzülüyor hiç değilse okula gidiyordu şimdi yatacak akşama kadar diye.

bunun bir avantajı, dezavantajı var mı? çocuklar niye böyle hevesle açığa geçmeye çalışıyorlar, okula gitme zorunluluğu ortadan kalkacağı için mi? diplomayı nereden alacak mesela şimdi bizim oğlan, mis gibi ilçenin anadolu lisesi dururken açıktan mı alacak? annem ona kızıyor zaten, "oğlum ben okuyamadım, açık liseyi 40 yaşında bitirdim, sen niye efendi gibi kendi okuluna gidip lisenden mezun olmuyorsun da benimle aynı diplomayı alıyorsun" diye.

bunun haricinde biraderimle neler yapabileceğimize dair fikriniz varsa onları da seve seve alırım. geçenlerde ankara'ya geldi yanıma. behzat ç'den dolayı çok seviyor ankara'yı. e ben de oradayım. kaleye gittik, müzeye gittik, kızılay'da takıldık, gençlerbirliği maçına gittik... dedim belki biraz heveslenir, ankara'da okul kazanayım der.

yok abi yok. sıfır. adam sabah yataktan kalkıp okula gitmiyor ya. depresyonda filan olduğunu düşünmüyorum. güzel bir arkadaş grubu var. her türlü etkinliği de sever, benim gibi sessiz sakin bir çocuk filan olmadı hiçbir zaman. okulda zorbalığa maruz kaldı ondan mı istemiyor diyorum ama hiç sanmam, tam aksine öyle bir durum varsa bu zırtapoz "bully tayfa"dandır kesin, hem aramız iyidir öyle bir şey olsa paylaşırdı diye düşünüyorum.

kendi haline bıraksak iyice mal olacak, bu sene kazanamayan adam daha hiç kazanamaz. ne yapacağımızı şaşırdık. en çok üzüldüğüm şey de boş çocuk olmaması. yani ne bileyim tarihi çok sever mesela. çoğu konuda az buçuk bilgisi vardır, iyi kötü bir ergen için vizyonu olan, düzgün eğitilse ve bir şeylerin üstüne düşse iyi işler başarabilecek, mutlu olabilecek birisi ama adam herhangi bir şey için ekstra bir nefes dahi almak istemiyor. yıldık cidden.
0
der meister
(10.02.22)
bu aralar ben de çok sık duyuyorum bu tür şeyleri. hatta baldızın oğlu da aynı macera peşinde. benim konuşup ikna etmemi istiyorlar. dayısı ile ticaret işlerine takılıyor bir yandan. para da tatlı gelince okuma hevesi hepten kaçtı. son sınıfı açıktan okuyacağım diye baldızın kafasını şişiriyor her gün. okumaya gönlü olmayanlar için fırsat kapısı. çocuklar birbirinden duyuyor muhtemelen.

diğer yandan okuyup işsiz kalanların halini de kendilerine dayanak yapıyorlar.
bizim zamanımızda okumak level atlamanın birinci koşuluydu. şimdi çok zorlaştı.
0
lazpalle
(10.02.22)
Konuya hakimim. Meslek lisesi mudur yardimcisiyim. Acik liseye çok ogrenci gönderiyoruz. Söyle ki, bu dönem zaten açık liseye kayıt yaptıramaz. Kayit donemi geçti. E zaten son sinif. Su an okuduğu okulda bitirmekten başka alternatifi yok zaten.
0
wilhelmwasmuss
(10.02.22)
köy den mezun ol açık liseden olma. cv sini ortaya koyduğunda açık lise diye burun kıvıran yöneticileri görünce ileride çok pişmanlık duyar.
0
jamswety
(10.02.22)
üniversitedeki açıköğretimin lise versiyonu. yılda iki defa gidip sınavlara girer o kadar.
anlattığın durum pek iç açıcı değil. benzer hedefsizlikte öğrencilerim oldu. aile için gerçekten zor bir durum.
pedagog veya artık yaş gereği normal psikolog ile görüşülmesini ısrarla tavsiye ederim.
o kadar amaçsızlık hiçbir zaman sağlıklı bir durum değil.
sabır diliyorum.
0
d e j i n
(10.02.22)
Yukarıda artık geçemez denmiş ama yanlış bilgi, 11 şubat mesai bitimi itibari ile örgünden açığa geçiş sonlanıyor. Yani eğer isterse geçebilir. Ara dönemde de geçiş mümkün, geçen öğrencilerim var.

Benim öğrencilerimden bahsettiğim gibi (12. sınıf) bu sene başında ve bu ara dönemde geçenler oldu, fakat bu öğrenciler halihazırda sınava hazırlanan dershaneye kayıtlı devam eden başarılı öğrencilerdi, ve argümanları da okulda farklı branş derslerinin sınavları ve okul yoğunluğunun yorgunluğu ile verim alamayacak olmalarıydı. Bence mantıklıydı da, eğer çalışan, disiplinli bir öğrenci olsa idi kardeşiniz ya da devam ettiği bir dershanesi/ kursu vs. olsaydı üzerine düşünülebilirdi. ( fakat sizin söyledikleriniz tam aksini işaret ediyor.)

Açık liseye geçtiklerinde almaları gereken kredi çok çok daha az oluyormuş, sadece zorunlu ortak dersleri alıp bitirecekler, hatta bu sene başında geçen öğrencim kendisinin mezun olma kredisini bile doldurduğunu söylemişti, sadece bu yıldaki zorunlu ortak dersler ( TDE, Mat, ing, anımsayamadığım bir kaç ders daha) sınavlarını verecekti. Ki bunlarda okul sınavlarına kıyasla daha az zorlayıcı. (hatta bu sene online sanırım)

Yanlış bilgi vermiş olmayayım ama sanırım diplomasını da Halk Eğitim Merkezinden alacak, orada gerekli bilgiyi verirler diye düşünmekteyim.
0
kucukne
(10.02.22)
yazar başlıkta "kaydolmuş" demiş. Altta kaydolabilir mi tartışması dönüyor.
Konuya dönersek, öğrencilerde moda oldu açık liseye geçme hadisesi. En başta başarılı öğrencilerin sınava daha çok vakit ayırabilmek amacıyla başlattıkları bir akımdı. Fakat gördüğünüz üzere evde yatayım, kim gitçek sabahın köründe tayfası da akıma dahil oldu.
Bence bu saatten sonra sizin müdahaleniz yeterli olmaz. Yaratılış, yetiştirilme tarzı ve çevre faktörü buraya getirmiştir. Gerekirse sene kaybeder, arkadaşları üniversite kazanır, gruptan elenir; o da yeni bir yol çizmek için motive olur. Bu durumun daha az enerji ve emek harcamalı varyasyonu ise özel üniversite talebi olacaktır.
0
adivar
(10.02.22)
Lise diplomasının kendisi pek etkili değil artık biliyorsunuz. Onun için nereden alındığının pek bir önemi olmasa gerekir. Robert ve Galatasaray gibi diplomalara değer veren özel sektör firmaları belki vardır, ancak geri kalanının sizce bir önemi var mı? CV'sine okuduğu liseyi zaten yazmayacaktır bile.

Ancak esas problem kardeşinizin eğitim hevesindeki kırılmada sanırım. Bence lisesinden çok bu konuya eğilseniz daha iyi gibi. Evet iyi bir eğitim görmüş kimseler şu sıralar hak ettiği değeri hissedemiyor olabilir, ancak bu bir kriz durumu. Normal şartlarda bu böyle olmamalıydı. Gelecekte de bu böyle kalmayacaktır, kalamaz. Bunu anlamasını sağlayın bence.

Eğitim hevesi yerindeyse, açık ya da örgün çok fark edeceğini sanmıyorum ben.
0
akhenaten
(10.02.22)
Acik lise 2.donem ilk kayıt basvuru suresi bitti. İsteyen herhangi bir halk eğitim merkezi müdürlüğünü arayıp kolaylıkla teyit edebilir.
0
wilhelmwasmuss
(10.02.22)
arkadaşlar kaydolmuş yazmışım ama kaydolmamış daha. onu düzelteyim. okuldan transkript almış. yarın halk eğitim merkezine gidecek. bu duyuruyu gösterdim, bak dedim süresi geçmiş diyorlar, "yoo bizimkiler hala gidiyo" dedi. bilmiyorum artık nasıl olacak ya da olacak mı...

ama sanırım üç aylığına da olsa dershaneye yazdıracak annemler. arkadaşları da orada olduğu için biraz heveslenmiş görünüyor. bugün eve gelince kendisi direkt gelip bana çalışacağını söyledi. hatta bizim okula girmek için kaç net gerektiğini hesaplamış; aslında çok uzak olmadığını, çalışsa yapacağını anlayınca gaza gelmiş gibi biraz... hadi inşallah.
0
🌸der meister
(10.02.22)
(4)

ara vermeden film izlemek odaklanma becerimi geliştirir mi?

hakikatler bosluga bakan aynalar miydi
gülmeyin, gerçekten film bile izleyemiyorum. 3 dakika izleyip, sıkılıp, ara veriyorum. oldum olası böyle biriyim, her işte. "şimdi bu filmi hiç durdurmadan 30 dakika boyunca izleyeceğim" gibi mini görevler versem kendime, odaklanma-dayanma becerimi geliştirir mi sizce?
gülmeyin, gerçekten film bile izleyemiyorum. 3 dakika izleyip, sıkılıp, ara veriyorum. oldum olası böyle biriyim, her işte. "şimdi bu filmi hiç durdurmadan 30 dakika boyunca izleyeceğim" gibi mini görevler versem kendime, odaklanma-dayanma becerimi geliştirir mi sizce?
0
hakikatler bosluga bakan aynalar miydi
(10.02.22)
Gelişir elbette. Aynısı kitap için de yapılabilir, 10 sayfa 20 sayfa diye gider.
0
signore
(10.02.22)
spesifik olarak film izlemeye çalışıyorsanız işe yarayabilir ama film "bile" izleyemiyorum dediğiniz için genel olarak bir sıkıntı yaşadığınız varsayımından hareketle şunu söyleyeceğim: bunu kitap okumayla daha etkili biçimde yapabilirsiniz. uyaran sayısı ne kadar azsa, o şekilde ne kadar uzun vakit geçirebilirseniz o kadar "temizlenmiş" olursunuz.

insta'da iki parmak hareketiyle 10 farklı şey görebildiğimiz, her an bildirimlere ve haberlere maruz kaldığımız bir dünyada yaşıyoruz. hal böyleyken beynin kendini ağır moda alıp sakinleşmesi, herhangi bir şeye odaklanması zorlaşıyor. o yüzden ona bu imkanı sağlayabilecek "uyaran detoksu"nun her türlüsü iş görür diye düşünüyorum. film bu amaca hizmet etse bile bence çok verimli olmaz çünkü filmde de her saniye bi' şey oluyor, düşünmek ya da hayal etmek yerine onun bize sunduğunu tüketiyoruz. hiç yoktan iyidir tabii yine.
0
der meister
(10.02.22)
insanın dikkat aralığını, odağını artıracak uğraşların; hızlı, akıcı(film dahil), sürekli yenilenen şeylerde değil de, yavaş, sakin, tane tane, cittaslow felsefesi gibisinden şeylerde olduğuna dair kuvvetli kanaatim var.
şeylerde mi
evet şeylerde
0
comp
(10.02.22)
Aynısı bende vardı, ya herro ya merro dedim Mubi'den üyelik aldım. Onların her gün 1 film vizyona sokma mottosu var, çoğu da sanat sepet ya da kült filmler. 1 ay dedim her akşam oturacağım izleyeceğim. İlk 1 hafta zordu ama sonra rutinim oldu artık :)) Tavsiye ederim.
0
koskoca kirpi
(10.02.22)
(10)

Spor salonuna hergun gelip sadece masa tenisi oynayan kitle

stavro
Dikkatimi cok cekiyor. Bazi dayilar bunlar her allahin gunu orada ve bir kez olsun spor yaptiklarini gormedim. Gelip birkac saat masa tenisi oynayip gidiyorlar sadece. Koca salona para verip sadece masa tenisi oynamak, ne bileyim tuhaf geliyor bu dayilarin olayi nedir?Gidip dayi sizin olayiniz nedir
Dikkatimi cok cekiyor. Bazi dayilar bunlar her allahin gunu orada ve bir kez olsun spor yaptiklarini gormedim. Gelip birkac saat masa tenisi oynayip gidiyorlar sadece. Koca salona para verip sadece masa tenisi oynamak, ne bileyim tuhaf geliyor bu dayilarin olayi nedir?
Gidip dayi sizin olayiniz nedir yav diye sormuyorum haliyle de merak ediyor insan.
Olayi ne olabilir bu kitlenin? Kiz düşürmek falan midir? Belki duser diye yillik 2bini gozden cikarmak para sikintisi da yoksa. Kız dusurmek olsa da yine fitness kisminda takilir insan diye dusundum ama.

O kadar para verip ne bir kosu bandına cikip ne bir havuza girip sadece masa tenisi oynamayo anlamadiramadim cunku. Sadece masa tenisi icin spora giden tanidiginiz oldu mu? Bana kimse bunu yapmaz gibi geliyor.
0
stavro
(09.02.22)
Sadece masa tenisi için masayı kiralamak mümkün değil mi? Belki o şekilde geliyorlardır.
0
himmet dayi
(09.02.22)
Adamın parası var demek ki koymuyor, spor salonuna gelip 5 dakika 1,5 kiloluk dumbbell indirip kaldırıp yarım saat instagram'da takılanlar da var onlar da oara veriyor, bunlar hiç değilse masa tenisi oynuyor.
0
Zaman Tamircisi
(09.02.22)
Öncelikle yıllık 2000 spor salonu için ya da sevdiğin bi aktiviteyi haftada bikaç gün 2 saat yapmak için yüksek bi tutar değil.
Herkesin amacı farklı olabiliyor. Masa tenisi maalesef küçümsenen bi spor ama hakkını vererek oynanırsa yaşını başını almış biri için ağırlık kaldırmadan daha eğlenceli ya da cardiodan daha verimli olabilir.
Özetle burada garipsenecek hiçbi şey yok oyna devam.
0
mg3929
(09.02.22)
Masa tenisinden hoşlanıyor, ve bir yıl boyunca bunu özgürce oynayabiliyorsam 2000 bin lirayı görmezdim.
0
msb
(09.02.22)
çoğu spor salonunda yok. olsaydı ve sadece masa tenisi haftada bir / 1 saat hizmeti satsaydı alırdım valla ...
0
ankarakecisi
(09.02.22)
sadece masa yetmiyor oynamak için, rakip de lazım.
Spor salonu onlara rakip ve muhabbet de sağlamış oluyordur belki böylece. O yaşa gelene kadar üyelik parasını dert etmeyecekleri bir gelirleri de olmuş olabilir.

Ayrıca mesela belki eski sporcudurlar ve kendilerini iyi hissediyorlardır.
0
michael_knight
(09.02.22)
bazı insanlar masa tenisi oynamayı özellikle seviyor. o nedenle bana garip gelmedi. çoğu spor salonunda bu imkan yok galiba.
benim de gittiğim spor salonunda olsaymış müthiş olurmuş.
0
elma
(09.02.22)
Uluslararası federasyonu olan, olimpik bir spordur.

Muazzam bir kondisyon ve sürekli antrenman gerektirir.

Sosyalleşmek için ideal çok eğlenceli bir spordur.

Yağ yakmak için spor yapanlara tavsiye ederim. Koşu bandından falan çok daha faydalıdır.
0
Mirket
(09.02.22)
bana garip gelmedi. masa tenisini cok seviyorum ama yillardir ortam olmadigi (oynayacak biri de yok) icin oynayamiyorum. yillik verecek 2 bin liram ve partnerim olsa hic acimazdim ben. baska yerde ucretsiz yapabilecekleri bir sey degil ki sonucta, cok az yerde var masa tenisi.
0
der meister
(09.02.22)
1) kahveye gitmek gibi dusun. herkesin evinde cay var ama gidiyorlar zira evde oturmak sikici.
2) birisi elinden tutup gostermedikce fitness, agirlik falan cok kafa karistirici ve urkutucu seyler. dolayisiyla gidip sadece pinpon, yoga falan seklinde takilmak (veya hic gitmemek) nadir gorulen seyler degil.
3) soylendigi gibi bir cok kisi parasinda olmayabilir.
0
hot potato
(10.02.22)
(3)

Neden bazı devlet dairelerinde bilgisayar ekranları pembe?

akhenaten
Bazen rastlıyorum, bir vergi dairesine gidiyorum örneğin bilgisayar ekranı fosforlu pembe olarak ışık veriyor. Ben birkaç saniye bakamıyorum ekrana ama insanlar hiç umursuyor gibi görünmüyor.Sebebi ne bunun özel bir durum mu yoksa fakirlik mi?
Bazen rastlıyorum, bir vergi dairesine gidiyorum örneğin bilgisayar ekranı fosforlu pembe olarak ışık veriyor. Ben birkaç saniye bakamıyorum ekrana ama insanlar hiç umursuyor gibi görünmüyor.

Sebebi ne bunun özel bir durum mu yoksa fakirlik mi?
0
akhenaten
(09.02.22)
muhtemelen f.lux gibi parlaklığı azaltan veya gözü daha az yoran bir program/fiziksel nesne kullanıyorlardır. sabahtan akşama kadar bilgisayara ve sayılara bakarak çalışıyorlar sonuçta, gözleri çok yorar. ben de sürekli bilgisayarda olmama rağmen flux'a hiç alışamadım mesela kullanmıyorum ama alışabilene muhtemelen büyük rahatlık sağlıyordur.
0
der meister
(09.02.22)
f.lux +1
artık windows 10da da yerleşik geliyor bu özlelik gece ışığı diye.
ben de öyle kullanıyorum iş yerinde. arada bir f.lux'u kapatınca ekrana bakamıyorum gözümü alıyor.
0
veritaslibertas
(09.02.22)
Bence flux veya mavi filtresi değil o. Bozuk kablolar yüzünden rgb’den birinin olmadığı projektörler ve ekranlar gördüm çeşitli okullarda mesela. Pembe veya tam tersi kırmızının olmadığı mavi yeşil tonlarda garip görüntüler oluyor öyle.
0
nhk ni youkosu
(09.02.22)
(8)

Tinderdan sevgili bulunur mu?

Off the record
Yeni insanlarla tanışacak ortamım yok. Tinderı da pandemi de bir defa indirip kimseyle konuşmadan sildim. Kullanıcılar hep tek gecelik ya da takılamalık birini arayanlardan mı oluşuyor? Böyle bir amaçla girersem kezban durumuna mı düşerim.
Yeni insanlarla tanışacak ortamım yok. Tinderı da pandemi de bir defa indirip kimseyle konuşmadan sildim. Kullanıcılar hep tek gecelik ya da takılamalık birini arayanlardan mı oluşuyor? Böyle bir amaçla girersem kezban durumuna mı düşerim.
0
Off the record
(08.02.22)
bulunur da ben bumble öneririm. daha kaliteli insanlar var. tinder çok leş kalıyor. okcupid de olur.
0
jack lupino
(08.02.22)
okcupid dene. tinderdan biraz daha kaliteli bir yer.
0
false pretension
(08.02.22)
benim eski ev arkadasim sevgilisiyle tinder'dan tanismisti. basta arkadas olarak muhabbet ettiler, iyi anlastilar, sonra sevgili olmuslardi. hatta benim tinder on yargimi kiran sey (kendim kullanmasam da) onlarin iliskisi olmustu: gayet akilli, donanimli, tatli insanlarin da bu uygulama vesilesiyle birbirlerini bulabileceklerini gormus oldum.

ha bunun olma ihtimali bence tinder'da cok dusuk, orasi ayri. bence "sevgili aramak" da sacma. sevismek icin, sohbet etmek icin, hayatinda birileri olsun diye istek duymayi anlarim da "birileriyle tanisayim ve sevgili olalim" dusuncesi sagliksiz geliyor bana. bunun dogal gelisen bir surec olmasi gerekmez mi? o yuzden simdilik iyi anlasabilecegin kafa dengi birini bulmaya calismak daha mantikli sanki, sonrasina bakarsiniz zaten.
0
der meister
(08.02.22)
%99 ihtimalle one night stand ya da hayatının aşkını arıyor gibi davranıp 3 gün sonra ghosting yapacak tiplerden oluşuyor tüm uygulamalar. Ancak, %1 ihtimalle düzgün birine de denk gelebilirsin.
0
lcha
(08.02.22)
o uygulamaların çoğunda kültür ve eğitim düzeyi düşük insanlar fink atıyor. bir tane düzgününe denk geleceğim diye 99 tane nargile kafe müdavimi kısa paçalıyı elemek zorunda kalırsınız, zamanınıza yazık. hiç mi arkadaşınız yok, sizi, anlaşabileceğinizi düşündüğü birileriyle tanıştırsın? böylesi çok daha güvenli
0
adse
(08.02.22)
her şey her yerde bulunur ve bulunmaz.

sevgili arıyorum diye ortalarda dolaşırsan karşına seni dolandıracak 100 kişi çıkar bunun suçlusu da uygulama yada senin tecrübelerinden oluşan belirli bir kitle olur.

hiç bir şey aramıyorum karşıma ne gelecek hayat ne getirecek dersen önüne bir sürü iyi insan çıkar, kimiyle sevgili olursun, kimiyle sevişirsin kimiyle arkadaş olursun.
0
selam
(08.02.22)
Biz tinderda tanışıp evlendik ama 5 sene önceydi. Güncel durumunu bilmiyorum uygulama ortamının :)
Hiç de kezban demedik birbirimize aahahsj
0
somethinginthewayshemoves
(09.02.22)
Tinder değil de bumble ya da okcupid diyorum. Benim şu anki sevgilim bumble’dan tanıştığım bir kişi, sevgili bulma niyetiyle bile girmemiştim. Tinder’dan tanışıp evlenen arkadaşım da var, başta gayet takılıyorlardı bir de. Olabiliyor yani kezban vs böyle kalıplara sokmayın kendinizi:)
0
rebecca
(09.02.22)
(3)

ukrayna'ya gidis

in vino veritas
malum su anda karisiklik var rusya'yla olan durumlardan. bu yaz gibi ukrayna'ya gidilir mi sizce? basimiza bir sey gelir mi?lviv mi kiev mi yoksa ikisi de mi? toplam 4 veya 5 gun gibi dusunuyoruz.en guzel donemi ne zamandir, ne zaman gitmeli? cok soguk olmasini tercih etmiyoruz ve 1.5 yas bebesiyle
malum su anda karisiklik var rusya'yla olan durumlardan. bu yaz gibi ukrayna'ya gidilir mi sizce? basimiza bir sey gelir mi?

lviv mi kiev mi yoksa ikisi de mi? toplam 4 veya 5 gun gibi dusunuyoruz.

en guzel donemi ne zamandir, ne zaman gitmeli? cok soguk olmasini tercih etmiyoruz ve 1.5 yas bebesiyle gezecegiz.
0
in vino veritas
(07.02.22)
mart sonuna kadar kesinlikle gitmeyin derim. hem çok soğuk olur hem de savaş riski var. ha bana sorarsanız hiçbir şey çıkmayacak ama netice itibariyle rusya'nın sınıra 200 bin küsür asker yığdığı, çin sınırını filan boş bırakıp elindeki her şeyi ukrayna sınırına getirdiği bir durumdan söz ediyoruz. risk almaya değmez.

ortalık yatışırsa mayıs-haziran güzel olur diye düşünüyorum ama akşamları yine serin olur, bebeyi lahana gibi sarmak gerekebilir. 5 güne iki şehri de sığdırabilirsiniz diye düşünüyorum, lviv'i kesinlikle görmenizi tavsiye ederim. kutu gibi minnak şehir zaten, taş çatlasa iki günde altını üstüne getirirsiniz.
0
der meister
(07.02.22)
Bence bu sene ukrayna oldukça riskli.
Bir çatışma durumunu önden haber vermeyeceği için kimse, bir anda gece uyurken ukrayna'da mahsur kalmış bulabilirsiniz kendinizi.
0
anten
(07.02.22)
basınıza bir sey gelebilir evet. kievde 1 gün geçirmek yeterli o yüzden plana hiç dahil etmeseniz bile olur. ya da gidişi kieve yapıp bir gece kalıp ertesi gün trenle lvive gidebilirsiniz(denendi bu) ben kievi çook sevdim ama gezilecek bir yer yok diyebilirim lviv çok daha keyifli mekanlar açısından, sokaklar, gezmelik yerler
0
ala09
(07.02.22)
(15)

İştahınız nasıldır?

magni
Ben yemek konusunda aşırı iştahı açık biriyimdir. Öğün atlamam ve her öğünü kıtlıktan çıkmış gibi iştahlı ve zevk alarak yerim.Kardeşimin ise benle alakası yoktur mesela. O sadece karnını doyurup yaşamını devam ettirmek için iki lokma bir şeyler yiyip devam eder hep. Yemeğe çok özenmez, bir şeyler b
Ben yemek konusunda aşırı iştahı açık biriyimdir. Öğün atlamam ve her öğünü kıtlıktan çıkmış gibi iştahlı ve zevk alarak yerim.

Kardeşimin ise benle alakası yoktur mesela. O sadece karnını doyurup yaşamını devam ettirmek için iki lokma bir şeyler yiyip devam eder hep. Yemeğe çok özenmez, bir şeyler bulup yer falan. Bana da şaşırır, ben de ona şaşırıyorum :)

Sizin iştah durumlarınız nasıldır peki?
0
magni
(06.02.22)
İştahım iyi ama fazla yemek yemeye karşıyım. Tıka basa yemek yemem hiçbir zaman. Tam doymadan bırakırım.
0
dissendium
(06.02.22)
Yemek yerken -fast food değilse- keyif almam açıkcası. Ama günde sadece iki öğün yediğim ve if yaptığım için büyük porsiyonlar tercih ediyorum. Böylelikle üç saat sonra spor yaptığımda da açlık hissi yaşamıyorum. Ama dediğim gibi keyif almıyorum :(
0
ruhen hastayim ben
(06.02.22)
Valla senle kardesinin karisimi gibi biseyim. Birileri yemegi hazirliyorsa senin gibiyim oturur deli gibi yerim, yok ben yemegi yapacaksam da 'ne gerek var simdi ugrasmaya' der biseyler atistirir gecerim.
0
j r r tolkien hayrani
(06.02.22)
futbolla alakan var mı bilmiyorum ama eskiden fenomen ronaldo deyu bir amca vardı (cristiano ronaldo değil, gerçek ronaldo). efsane futbolcuydu. senin benim yaşasak mutfağa gidemeyeceğimiz diz sakatlıklarıyla herif her maç sahaya çıkıp 2-3 gol atardı. bu amca futbolu bıraktıktan sonra öyle bir şişmanladı ki ne zaman fotoğrafına baksak üzülür hale geldik, "olm naptın kendine" dedik... gerçi sanırım tiroid hastalığı vardı, onun da etkisi biraz.

ben işte ronaldo gibiyim. AYI GİBİ yiyorum. 19-20 yaşıma kadar tabanı yanık it gibi koşturduğum, spor yaptığım için bunun normal ve sürdürülebilir olduğunu düşünmüştüm, sonra obez olup çıktım.

iki öğün yerim ben. üç yapsam 600 kilo olurdum çünkü. ikiye rağmen şişkoyum. acı, tatlı, ekşi, tahta, hava, su, toprak... fark etmiyor. mütemadiyen yer ve içerim, büyük keyif alırım.

yemek için aç olmama gerek yok, hatta açıkçası öyle iki saat yemek yemeyince şekeri düşen, kendini halsiz hisseden biri değilim. gerekiyorsa 20 saat yemem, alışığım da öyle şeylere, çok koymaz.

ama yemeyi çok seviyorum işte, o yüzden aman biraz dengeli beslenmeyeyim... hemen bir hafta içinde nerede zararlı, pis şey var ayı gibi yer; vermiş olabileceğim bir kiloyu itinayla geri alırım.

tıp çaresiz, biyologlar sessiz... çözümü yok. cevabımı ünlü filozof sinan engin'in bir sözüyle bitirmek isterim,

"diyetisyenler lahmacunla zayıflama programı yapsın kardeşim. yemeyince ben zaten zayıflıyorum. önemli olan yerken sağlıklı olabilmek."
0
der meister
(06.02.22)
spor yaparken zirvede
yapmadığım zaman normal/kapalı
0
superb
(06.02.22)
Yemek yemeyi hiç sevmem, ama kilo almak için günde dört öğün dahi yiyorum, hatta son zamanlarda hiç aciktigimi hatirlamiyorum. Sabah uyandigimda tok hissediyorum yine de kahvaltı yapıyorum. Yatana kadar hiç açlık hissetmeden sürekli yiyorum.
0
sanguine
(06.02.22)
Ağzıma giren her türlü yiyeceğin içeceğin ince hesabını yaparım. Kötü yemek yersem moralim bozulur, kötü yemek yeme ihtimali bile kızdırmaya yeter. Kötü bir şey yiyeceğime biraz daha aç kalıp iyisini yemeyi tercih ederim.

Bu yüzden atıştırmam, yiyeceksem doğru düzgün yemek yerim. If düzeniyle beslenmeye çalışıyorum 4 senedir, bu anlamda da bana uygun bir düzen. Haliyle çok sık yemiyorum ama yedim mi iyi yiyorum.

İştahım sürekli açık olmasa bile güzel bir şey yenecekse her an hazırımdır yemeye. Yanımda biri yerken ne kadar tok olursam olayım ben de bişiler yerim en kötü kemiririm.

Kendimi dizginlemem gereken tek nokta tatlı oluyor çünkü if'i en çok zorlayan konu o. Onda da 10 günde 1den fazla yememeye çalışıyorum.
0
baba jo
(06.02.22)
Kitliktan cikmis gibi yemem. Ogun de atlarim. Is yerinde keyifle yemek yeme imkanim olmadigi icin mesela hic yememeyi tercih bile ediyorum. Keyif alma sartiyla, istahim var.

Istahsiz insanlari, yemekle oynayanlari, keyifli masalardan keyif almayanlari sevmem.
0
buf-e kür
(06.02.22)
sıfır. 42 kiloyum.
0
rose parks
(06.02.22)
genel olarak çok azdır. tüm gün yemek yemediğim ya da aramadığım olur. spordan sonra sağlıklı yemekleri daha iştahlı yerim. hafta sonu kahvaltısına özenirim. güzel masa hazırlarım. tek başıma ya da kalabalık farketmez.
0
gabe h coud
(06.02.22)
insanlarin benden beklemedigi kadar istahliyim. Ama dediginiz gibi kitliktan cikmis gibi yemem, fazla yemenin zararli oldugunu biliyorum zira. Ama cok acik degilim yeni seylere. Yani sebze falan denerim de, burada tavuk ayagi falan yeniyor cok, veya yumusak tofu falan, yememem halinde benim ve sevdiklerimin hayati tehlikeye girmeyecegi surece yemem.
0
sopiro
(06.02.22)
eğer tek başımaysam, kardeşin gibi karnımı en kısa şekilde doyurup yaşamıma devam etmeye bakarım. bir sevdiğim, eşim, dostumlaysam daha çok senin gibiyim. iştahım açılır, yemekten aldığım zevk artar vs.

nedenini ben de bilmiyorum. :)
0
taçsız kral pele
(06.02.22)
20-30 arası kadar çok değil
önceden öğlen ve akşam ayrı ayrı
çorba, sebze yemeği, et yemeği, patates, tatlı yiyebiliyorudm ve daha düşük kiloydum
0
bir soru sorcam
(06.02.22)
Ben çok istahli biri degilim genel olarak. Arada bir istahim hayvan gibi acilip yemege saldirdigim oluyor donem donem ama sureklilogo olmuyor genel olarak istahsizim. Senin gibi iştahı acik, zevkle yemek yiyenleri de kiskanirim. İstahli biri olmak isterdim valla, yemek yemek guzel sey.

Senin gibi bir arkadasim var ve ben ona o da bana sasiriyoruz karsilikli. Bana bir kere demisti ki yahu seni anlamiyorum nasil boylesin, ben su gordugun tencerenin tamamini rahatlikla yerim, yemiyor olmamin sebebi cok kilo alirim diye kendimi frenliyor olmam, yoksa tamamini oturup yerom rahatlikla demisti. Ben sasiriyorum tabii.

Ama böyle hayvan gibi yemek isterdim sahsen, cok yemek yediğim istahim acildigi zaman buyuk zevk aliyirum cunku. O zevki her zaman tadabilmek isterdim ve ayrıca hayvan gibi yesem spor salonunda da agirliga hayvam gibi abanirdim ne guzel olurdu. Araca cok yedigim oluyor dediğim gibi, o gunlerde spor salonunda da hayvan gibi abanabiliyurm enerjim oldugundan dolayi. Keske hergun boyle hayvan gibi yiyebilswm.

Kilo almaktan falan da korkmuyorum valla, kilomu kontrol edebilirim, gerektiginde az yerim ben yani yeter ki istediğmde fazla yiyebiliyor olayim:) zaten yedigom kadar spor da yapıyorum, cok yesem cok yaparım.
0
stavro
(06.02.22)
Sırf hayatı devam ettirebilmek adına yemek yiyen bir tipim çok zayıf da değilim gerçi ama yemek yemeyi bile unutuyorum çok iştahlı yediğim şey çok nadirdir.
0
esinikaybetmiscorap
(06.02.22)
(11)

Pazar günü planımız nedir

ikikerekac
Yatmak mı
Yatmak mı
0
ikikerekac
(06.02.22)
Şu an kahvaltımi bitiyorum 1 gibi spora ardından yüzmeye gidicem
0
sanguine
(06.02.22)
Valla plan falan yok büyük ihtimal "ne ara bitti hafta sonu" diye hayıflanmakla geçiririm günü.
0
j r r tolkien hayrani
(06.02.22)
ders çalışmak.
0
rakicandir
(06.02.22)
bime gitcem, çöp atcam, perdesiz bass kaydı yapıcam.
0
killerbee
(06.02.22)
hastayim, o yuzden sabahtan aksama kadar mac izlicem. gerci hasta degilken de farkli bir sey yapmiyorum ama olsun
0
der meister
(06.02.22)
Popomu kaldırabilirsem temizlik yapacağım.
0
peki madem
(06.02.22)
ikea gezmesi
0
ala09
(06.02.22)
tez için gerekli belgeleri okuyacağım. akşam bir film izlerim. arada da alış verişe çıkarım belki.
0
Mossy
(06.02.22)
yatmaktan başka çarem yok. covid pozitifim. dizi/film izlerim herhalde. daha başka neler yapabilirim diye düşüneceğim.
0
bitchesaintshit
(06.02.22)
Erken kalkıp kahvaltı eşliğinde online eğitim
Eğitim bitti uyku
Şimdi dev bir temizlik yapmam gerekiyor ama yatıyorum
0
megalomaniac
(06.02.22)
Yatmak istemiyorum ama yatıyorum. Gaza gelemedim
0
🌸ikikerekac
(06.02.22)
(4)

heyecan duygusunu sıklıkla yaşayanınız var mı?

kurcalamabozarsin
coşku duygusunu sıklıkla yaşayabilen? hayatımda coşku heyecan yok resmen yahu hemde cok uzun zamandır. bir tek yemek konusunda var, mesela fondü ya da hamburger yemeye gitsem falan oluyor onu da kilo almamak için yiyemiyorum. bütün aktiviteler eh fena değil tadında yaşanıyor, arkadaslarıma bakıyorum
coşku duygusunu sıklıkla yaşayabilen?

hayatımda coşku heyecan yok resmen yahu hemde cok uzun zamandır. bir tek yemek konusunda var, mesela fondü ya da hamburger yemeye gitsem falan oluyor onu da kilo almamak için yiyemiyorum. bütün aktiviteler eh fena değil tadında yaşanıyor, arkadaslarıma bakıyorum hepsi mutsuz.

günlerce düşündüm nasıl arıtırırım coşkuyu nasıl getirirm hayatıma, elimdeki imkanlarla bulamıyorum çözüm.
sizde nasıl durumlar?
0
kurcalamabozarsin
(03.02.22)
abi bu aslında biraz kişilik meselesi ve açıkçası hayatında coşku olmamasının kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum. ben özellikle spor konusunda çok coşkulu, çocuk gibi hevesli bir insanım ama tanıdıklarıma hayatı zindan ederim sürekli mızıldanarak, depresif olarak vs... ben misal f1 yarışının olduğu pazar günleri uyanıp duvarları filan öpecek hale geliyorum, dünyanın en enerjik ve mutlu insanı oluyorum. benzer şekilde güzel maç filan varsa... ama genel olarak baktığında aslında "gerçek coşkunun yokluğundan dolayı coşkuyu beni doğrudan ilgilendirmeyen şeylerde" bulduğumu söyleyebilirsin.

o yüzden coşku bulma kaygısı olmaksızın hoşuna giden ya da gideceğini düşündüğün şeyleri yapmaya çalış derim. git ye hamburgeri mesela, aynı gün başka bir şeyden ya da öğününden kısarsın, bitti gitti... olmadı iki gün. bir hamburgerden kilo alınmaz. bunu genele yansıtmak istemem tabii ama eğer genel olarak böyle düşünüyorsan bazı şeylere çok temkinli yaklaştığını, dolayısıyla hep sonuç düşünme eğiliminde olduğunu varsayarım. böyle olunca insan keyif aldığı şeylerde bile olası zararı düşüneceği için kolay kolay coşku duyamaz. halbuki bir hamburgerden ne olacak yahu, ben yarım tonluk gövdemle yediğim halde kilo veriyorum, hadi aldın diyelim 1 kilo alırsın. ye gitsin. istediğin şeyi yapmıyorsun ki, yapsan belki coşku hissedeceksin.
0
der meister
(03.02.22)
Sevinç, anlık mutluluk ve coşku/heyecan arasında biraz fark var. Ben de yemek yerken duygusal açlık giderdiğim için hamburgerin verdiği duygunun heyecan ya da coşku olmadığını, zayıf kaldığını kendi adıma söyleyebilirim

Sanırım çooook sevindiren çook büyük bi olay çook uzun zamandır yaşamadım , unuttum bu hissi

En son yıllar önce ilk kez istanbula giderken hissetmiştim sanırım
0
photo85
(04.02.22)
Buna sebep olabilecek bir çok neden var. İnsanın yaş aldıkça heyecan duygusunun azalması, ekonomik sıkıntılar, pandemi dönemi özgürlüklerin kısıtlanması, arkadaşlarla bir araya gelememek gibi şeylerle beraber böyle hissedilmesi gayet normal. Bu arada çoğu kişinin senin gibi hissettiğine inanıyorum. Bir kaç kafadar bir araya gelir ve bir projeyi ortaklaşa yaparsa(ne olabileceğini bilemiyorum) ya da arkadaşlarla takım oyunlu bir spor yapılırsa o heyecan geri gelir diye tahmin ediyorum.
0
graphytube
(04.02.22)
Coskudan kasıt yaşama sevinciysee bende bolca var. İsteyen arkilere verem. Küçücuk şeylerden çok keyiflenebilirim. Bir cayirda yürürken bile mutluluktan aglicak gibi keyif alabilirim

Ama mesela duyacagim hiçbir şey beni sasirtmaz, heyecan yaratmaz. Biri gelip cocugumu kestim dese önce bı "hmm bı bakalım bu işe" derim

Bence de kişilik meselesi. Sonradan eklenebilen bir ozellik olduğunu sanmam. Belki daha bıcır bıcır arkadaslar edinerek bı nebze... Daha ters bile tepebilkr
0
abuzer
(04.02.22)
(8)

hangi operatör/paketi hangi fiyata kullanıyorsunuz?

baldan kaymak
kullandığım paketlerin tamamına zam gelmiş. merak ettim de belki hat değiştiririm.
kullandığım paketlerin tamamına zam gelmiş. merak ettim de belki hat değiştiririm.
0
baldan kaymak
(02.02.22)
istemeden vodafone geçtim 13 gb 55tl 2 gb hediye

turkcellden memnundum ama pahalıydı.
0
mikahakkinen
(02.02.22)
turkcell'deyim. gülümseten paket mi neyse öyle saçma isimli bir şey var, onu kullanıyorum. ay sonunda hangi paketi seçeceğimi o anki keyfim ve maddi durumum belirliyor açıkçası. genelde 50-70 arası bir şey ödüyorum, 14-20 cigorayt arası internet ve 1000dk konuşma. bana yetiyor, mevcut koşullarda pahalı da gelmiyor ne yalan söyleyeyim ben 2-3 sene önce daha pahalı buluyordum turkcell'i, her seferinde "ulan bu kadar para mı verilir buna" diyordum. şimdi biraz daha normal geliyor ama diğer operatörlerden haberim yok.
0
der meister
(02.02.22)
Bimcell daha ekonomik
0
komando kani var bende
(02.02.22)
mutlu firsat 25gb 95₺
faturali degiljm her ay baska paket cikabiliyor ortalama 20gb 90₺ oduyorum turkcell
0
ala09
(02.02.22)
Vodafone 18+2gb (+whatsapp, spotify, instagram vs ücretsiz) 82 lira.
0
kobuzchu kiz
(02.02.22)
en uygunu bimcell

15 gb + 750 dk 56 tl.

diğer operatörlerde uygun paket bulursun ama geçici olur. bimcell her zaman ucuz.
0
rose parks
(02.02.22)
15gb 1000dk 48. Tt
0
westblack
(02.02.22)
turkcell platinum star
- 16 gb net
- her yöne 2500 dk
- turkcell aboneleriyle sınırsız
- tv+ 5gb
- dergilik 1 gb
- lifebox 5 gb
- ilk ay 30 gb net
- bip 5 gb
- fizy 5 gb
- platinum üye ayrıcalıklı hizmetleri

aylık 130 tl.
0
makarnavodka
(02.02.22)
(2)

İspanyolca

dissendium
Akıcı İspanyolca öğrenmek ne kadar sürer? 5 yılı geçer mi? Her gün zaman ayrılacağını düşünün.
Akıcı İspanyolca öğrenmek ne kadar sürer? 5 yılı geçer mi? Her gün zaman ayrılacağını düşünün.
0
dissendium
(01.02.22)
İngilizcen biliyorsan öğrenmesi nispeten kolay. Ama anlaşması zor bir dil.
1 yıla yakın süre İspanya'da yaşadım herkes mi farklı konuşur bir dili. Listening çok çok önemli yoksa söyleneni anlamıyorum ama konuşuyoruma döner öğrenme sürecin.

der meister yazınca aklıma geldi. Bu subjuntivo denen lanet cidden mantıklı bir insanın kavrayacağı bir şey değil. Anadili ispanyolca olan arkadaşıma soruyorum neden bu durumda bu şekilde kullanıyorsunuz amaç ne? Adam bana "ben de bilmiyorum, ispanyolcayı ben 10. sınıfta anlamıştım sen çok kafana takma zamanla düşünmezsin diye cevap verdi.
0
catamenia
(01.02.22)
yok yav beş yılı geçmez. her gün en az bir saat verimli ve doğru çalışma yapacağını varsayarsak, belli bir noktadan sonra konuşma pratiğine de iyi vakit ayırdığını düşünürsek bence bugün başlasan 2 şubat 2024'te cayır cayır konuşursun. hadi olmadı 2025 de... üç seneden fazla sürmez. yalnız bu planla ilgili şunu parantez olarak eklemek lazım ki bu gerçekten zor iştir; kurs/mecburiyet vs. yoksa, masaya oturup kendin çalışacaksan çelik gibi irade ister... ha üç günde iki saat ispanyolca çalışarak da dil öğrenirsin ama bu saydığın biçimde hızlı ve verimli bir ilerleme olmaz elbette. o açıdan genel olarak "bu dilde çok iyi olacağım" kilometre taşını beş sene sonraya koymak aslında daha makul ve mantıklı olabilir, hem böylelikle iki sene sonra çok iyi seviyede değilsen moralini bozmazsın, "zaten daha fazla zaman alacağını biliyordum" diye düşünüp yoluna devam edersin.

ispanyolca başlangıç aşamasında çok zor değil. ingilizcen de varsa ufak tefek farklılıklarla bir sürü kelimeyi biliyor olacaksın zaten. yalnıııııız ispanyolcada subjuntivo diye bir bela var ki rusçaya filan rahmet okutur. ser, vivir filan gibi aslında göze gayet sempatik ve basit gelen fiiller öyle çekimleniyor ki "hadi lan bu aynı fiil değildir" diyorsun. her fiilin 30-40 tane çekimi olduğunu düşün.

şimdi genelgeçer düzeyde ispanyolca bilmek, az buçuk sohbet edebilmek için tabii ki subjuntivo bilmeye gerek yok ama sen akıcı demişsin. ben akıcı konuşmadan şunu anlarım: yeri geldiğinde sen ispanyolca, düşünmeden, belki yavaşça ama rahatlıkla her türlü şeyi kendi konuşabilmelisin. ana dilindeki kadar çok kelime kullanmazsın belki ama yine de kelime bilgin çok güçlüdür, gramer hatası ya yapmazsın ya çok nadiren yaparsın, hani ispanyol seni dinlediğinde "vay anasını adam çatır çatır konuşuyo lan" der.

bu seviye bence SIKI ÇALIŞMAYLA iki, bilemedin üç yılda görülür... ama harbiden acayip üstüne düşmen lazım. her gün çarşaf çarşaf ispanyolca okumak, dinlemek, yazmak gerek. kısacası dili aktif olarak devamlı kullanmak şart, yoksa istediğin kadar çalış ilerlemek bir noktadan sonra yavaş oluyor. ingilizcenin nispeten kolay öğrenilmesinin sebebi de aslında kolay olmasından ziyade erişilebilirliği... "ingilizcemi geliştircem" dersen o kadar fazla şey var ki yapabileceğin... en basitinden gir reddit'e yardır aga, sabah akşam oku ve yaz. altı ay sonra annenle konuşurken ingilizce düşünmeye başlarsın. uçar gidersin.

ispanyolcada ama mesela ne yapacaksın, fikrin var mı? her allahın günü sadece okuma değil aynı zamanda yazma, konuşma, dinleme gibi şeyler yapmak gerek. en azından "ben artık oldum tamam" diyene kadar. "yaparım" diyorsan üç yılda akıcı, beş yılda vatandaş, sekiz yılda valencia valisi, 15 yılda ispanya devlet başkanı olursun. hiç sorun değil.

gerçi valencia demişken, bu ispanyolların konuşması da bölgeden bölgeye farklılık gösterebiliyor. valencia'da, galiçya'da filan çok daha farklı ve hatta kendi ayrı dillerini konuşuyorlar mesela. katalanlara, basklara girmiyorum bile. bi' de güney amerika ispanyolcası avrupa ispanyolcasından daha farklı. bissürü ıncık cıncık iş.

hevesin varsa, yaparım diyorsan yardır gitsin, neden olmasın ama zor olduğunu bilerek gir derim, sonra motivasyon kaybı yaşama.
0
der meister
(02.02.22)
(14)

Olayları kafanızda büyütür müsünüz?

onyetele
Kafanızda bir olayı büyütür müsünüz?Mesela -ya amma da abarttın şunu diyenler oluyor mu? Haklı olduğunuz halde?
Kafanızda bir olayı büyütür müsünüz?

Mesela -ya amma da abarttın şunu diyenler oluyor mu? Haklı olduğunuz halde?
0
onyetele
(27.01.22)
Kafamın içindekileri deşifre etseydim derlerdi hatta korkup kaçarlardı.
0
ruhen hastayim ben
(27.01.22)
Kendi kendime diyorum ben ama dinlemiyorum da
0
kisa
(27.01.22)
Bazı şeyleri sırf toplum benden bunu ciddiye almamı bekler diye umursuyorum. Bana yapılan şey suç teşkil etmediği sürece pek umursamam.
0
eksisozlukokuryazari
(27.01.22)
hayır, üzerine uyurum, düşünürüm, sebebini, kaynak nedenini bulmaya çalışırım. kendi hatalarımı kendi kendime itiraf ederim. samimi bir şekilde düzeltmeye çalışırım.
0
gabe h coud
(27.01.22)
Hiç büyütmem, refleks olarak unutup bir daha üzerine düşünmeme moduna giriyor beynim. Hatta büyütmem gereken şeyleri de büyütemiyorum bu sebeple.
0
Bruce
(27.01.22)
Büyütmem, hiçbir şey büyütmeye değmez
0
lcha
(28.01.22)
Büyütmem, büyütemiyorum daha doğrusu.
0
juliette
(28.01.22)
İnsanlara anlatmadığım için "amma abarttın" diyen yok ama gereksiz şeyleri inanılmaz büyütme, sürekli argüman üretme ve geceleri uyuyamayacak kadar düşünme yeteneğine sahibim evet.
0
peki madem
(28.01.22)
hem de nasil.
0
durgunfoton
(28.01.22)
Bu konuda bir dünya markasıyım.
0
chihirovekohaku
(28.01.22)
Kaygı bozukluğundan muzdaripken inanılmaz büyütür, etrafımdaki insanlara da negatif enerji saçardım. Hastalıktan kurtulunca bakış açım da değişti, olayı büyütmem veya pişman olmam geçmişi değiştirmeyecek, geleceği olumlu yönde şekillendirmeyecek ne üzeceğim kendimi kafasına ulaşabildim. Büyük rahatlık.
0
tamam sakinim
(28.01.22)
aboov hem de nasıl. karşılıklı harala gürele mevzuu değil de genel olarak en ufak şeyi bile kafama takarım, dert olmayan şeyden dert çıkarıp içinde boğulurum. biraz aşama kaydettim sanki ama yeterli değil hala.
0
der meister
(28.01.22)
İnanılmaz derecede büyütüyorum. Karşı tarafın hiç haberi olmuyor ama ben kendimi bitiriyorum. Çok yorucu bir durum, son günlerde farklı yöntemler deneyerek odağımı başka yönlere çevirmeye çalışıyorum.
0
hayalhayal
(28.01.22)
Belki bu konuda dünyada rakibim yoktur. Maalesef...
0
izza
(30.01.22)
(11)

The Office

Zaman Tamircisi
Bu diziyi daha önce hiç izlemedim, izlesem mesela döneminde yayınlandığı gibi komik gelir mi yoksa zamanın ruhuna yenik mi düşer sizce? Misal Seinfeld dizisini çok severdim yayınlığı dönem çok da gülerdim ama bugün izlesem muhtemelen yapılan esprilere o kadar da gülmem gibi geliyor, siz ne diyorsunu
Bu diziyi daha önce hiç izlemedim, izlesem mesela döneminde yayınlandığı gibi komik gelir mi yoksa zamanın ruhuna yenik mi düşer sizce? Misal Seinfeld dizisini çok severdim yayınlığı dönem çok da gülerdim ama bugün izlesem muhtemelen yapılan esprilere o kadar da gülmem gibi geliyor, siz ne diyorsunuz? Teşekkür ederim.
0
Zaman Tamircisi
(25.01.22)
Seinfeld’e yine gülersin. Belli bir kalitede yapımlar zamandan bağımsız, kaliteli, o hissi hep veriyor.

The Office harika bir komedi. Hiç üzerinde düşünmeden başla derim.
0
gabe h coud
(25.01.22)
ben geçen yıl izledim ve aşırı güldüm. izlediğim en komik yabancı dizi.

ilk sezon 6 bölüm biraz sıkıcı gelebilir. diziye alışırken bu ne lan? diyebilirsiniz.
0
jelly bear
(25.01.22)
İzlemeye karar vermiştim ama biraz gaza geleyim dedim teşekkür ederim :)
0
🌸Zaman Tamircisi
(25.01.22)
ben ilk çıktığında her hafta izledim, geçen hafta 3 ya da 4. kez bitirdim.

the office zamanlar arası bir köprü. şimdi asla yayınlanamazdı ama ahahah.
0
passion rules the game
(25.01.22)
bundan 20 yıl sonra izlesem yine gülerim zamansız bir dizi, en sevdiğim komedi dizisi.
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(25.01.22)
Bu dizi dışında her dizi dönemine göre bugünün şartlarından daha komikti belki. Ancak izledikçe de anlarsınız bu dizinin zamana yenilmesi gibi bir durum söz konusu değil. Her daim ayı gibi komik olacak bir dizi.
0
zoque
(25.01.22)
Geçen yıl izlemeye başlayıp o zamana kadar izlemediğime pişman olmuştum. İlk 2-3 bölüm çok sarmayabilir ama sonrası çerez gibi üst üste izleme isteği uyandırır.
0
anatomik
(25.01.22)
94 doğumluyum, geçenlerde başladım ve altı sezonu devirdim, daha önce izlemediğim için pişman ve yakında bitireceğim için hüzünlüyüm.

kardeşim 2003'lü, o da başladı, daha ikinci sezonda ama maykıl aşağı maykıl yukarı çok severek izliyor.

seversin sevmezsin orası ayrı ama "şimdi izleyince gülünür mü, zamana yenik düşer mi" sorusunun cevabına bir ekleme de ben yapmış olayım böylelikle. şimdiden iyi seyirler, yeni başladığın için kendini şanslı hissederek ekstra keyifle izle :)
0
der meister
(25.01.22)
uk versiyonu fena değildi
0
ShadowOfMoon
(26.01.22)
valla seinfeld'i 10 yil sonra izlesem yine gulerim bence.
the office de zamanin cok otesinde bir dizi emin ol.
0
bay b
(26.01.22)
The Office'i yakın zamanda Amazon Prime'da bitirdim. Hayatımda izlediğim en güzel şeylerdendi.
0
pispinti
(26.01.22)
(9)

loser erkek filmleri

iste o bendim
Kalabalıklar içinde yalnız kalmış adam filmleri arıyorum.zeki demirkubuz, NBC tarzı.NAKED, kaybedenler kulübü gibi. loser filmleri.
Kalabalıklar içinde yalnız kalmış adam filmleri arıyorum.

zeki demirkubuz, NBC tarzı.

NAKED, kaybedenler kulübü gibi.

loser filmleri.
0
iste o bendim
(25.01.22)
Inside Llewyn Davis
0
Tutkun
(25.01.22)
Brothers olabilir belki.
0
stavro
(25.01.22)
Animasyon ve dizi ama Bojack Horseman önerebilirim.
0
r_u_h
(25.01.22)
0
kanlakarisikyagmur
(25.01.22)
Call my lawyer sayılır mı?

Better call Saul olacaktı ya.
0
mezarkabul
(25.01.22)
Trainspotting

All These Sleepless Nights

The Big Lebowski

Uzak (Nuri Bilge Ceylan)

Fight Club

Dream With the Fishes

Moonlight Box

Joker

Aklıma bu filmleri getirdi verdiğiniz tanım.
0
old possum
(25.01.22)
leviathan'ı öneririm. en sevdiğim filmlerden biridir. zvyagintsev'in çektiği rus filminden bahsediyorum, başka da var sanırım aynı isimle. hatta şöyle söyleyeyim o filmdeki dayıtın yanında dünyanın en loser adamı rockstar gibi kalır.
0
der meister
(25.01.22)
mr nobody
0
karayel
(26.01.22)
he was a quiet man
0
put it in your appropriate place
(26.01.22)
(18)

Kar seviyor musunuz

dissendium
Artık yaştan mıdır nedir (28) kar yağdığını görünce "kar mı yağmış" deyip kafamı çeviriyorum. Hiç öyle yağarken izleyeyim falan demiyorum. Şu an yaz gelsin diye dua ediyorum. Temmuz, ağustos efsane aylar. Yazı acayip özledim. Siz karın keyfini çıkaranlardan mısınız yoksa iğrenerek mi bakıyorsunuz?
Artık yaştan mıdır nedir (28) kar yağdığını görünce "kar mı yağmış" deyip kafamı çeviriyorum. Hiç öyle yağarken izleyeyim falan demiyorum. Şu an yaz gelsin diye dua ediyorum. Temmuz, ağustos efsane aylar. Yazı acayip özledim. Siz karın keyfini çıkaranlardan mısınız yoksa iğrenerek mi bakıyorsunuz?
0
dissendium
(25.01.22)
Ben sevmiyorum. Fakire, sokak hayvanlarına yazık. Evsize yazık.
0
garylineker
(25.01.22)
Baharı ve yazı çok severim. Karı da severim. Üstünde yürüyüp iz bırakacak kadar olmalı, tam olarak bugünkü gibi.

İnce ince yağan yağmur ve beraberinde gelen çamurdan nefret ederim. İğrenç :)
0
gabe h coud
(25.01.22)
Klasik insan modu benimki, kar sıra dışı bişey değilken çok bayılmazdım. Ama hafta sonu baya kara maruz kaldım, eğlendim.

Ha, bu yüzden şu anda İstanbul'daki yağış beni çok etkilemedi koşmadım soğuğa ama izlemesi de güzel. Tabii evden çalışmıyor olsaydım bu kadar sempatik gelmezdi.
0
Bruce
(25.01.22)
Sevmem, seveni de sevmem :)

Kar romantizmini de hiç anlamıyorum soğuk nedeniyle zor durumda olan onca canlı varken.

Kartopu yaşım da çoktan geçti :)
0
dreamnesiac
(25.01.22)
ben su an kar magduruyum ama hayvan gibi karla oynuyorum bi yandan... asiri severim. cocukken hep yilbasi, kar manzarali kartpostallar biriktirirdim asiri temiz hava veriyor bi de. ama sadece yunusak kar
0
ala09
(25.01.22)
aşığım. 27 yaşındayım, üç yaşındayken de şimdi de aynı heves ve heyecanla bekliyorum.

tabii ki kimsenin sokakta kalmasını, başına iç gelmesini, işe gidip gelememesini vs. istiyor değilim ama bunu doğanın bir gerçekliği olarak görüyorum. insanların evsiz kalması veya işe gidememesi toplumsal bir problem daha çok. karda oynayan, mutlu olan insanlar da zaten "ohh sokak hayvanları ölüyor" diye filan sevinmiyor, o yüzden bazı insanların bu kar sevenleri teröristmiş gibi gösterme tavrını anlamsız buluyorum.

doğu'nun köyünde ya da sibirya'da kar yüzünden çok zorluk yaşamış birinin sevmemesini, tiksinmesini anlarım elbet ama ben trakya'da büyüdüm, ankara'da yaşadım, ukrayna ve letonya'da sıcaklığın -20'nin üstüne çıkmadığı yerlerde sokakta kaldığım ve "aa tüh ölcez galiba neyse" dediğim zamanlar gördüm ama yok abi manyak gibi seviyorum hala.

aşırı yağar misal ona bi şey yapamazsın elbet ama ben yarın bi gün arabam olsa hava durumunu zaten haftalar öncesinden takip ettiğim için ona göre kış lastiğimi, zincirimi hazır eder; arabanın karını buzunu nasıl kısa sürede temizleyebileceğime bakar, koşullara olabildiğince uyum sağlamaya çalışırım. uyandığında kar görüp "ulan hay böyle işin, kim uğraşacak şimdi bu angaryayla?" diyeni anlarım elbet ama ben işte o uğraşı bile ayrı severim, bıkmam.

zaten iklim öyle bozuldu ki finlandiya'daki adam bile artık kışın ne kadar kar göreceğini bilemiyor, şubat ortasında diz boyu kar varken 10 gün sonra hava 8 derece olabiliyor filan... bence bizim çocuklarımız filan karı çok nadiren görecek, o yüzden hazır hala arada yağıyorken ben tadını çıkarma taraftarıyım.

BEN <3 KAR
0
der meister
(25.01.22)
yasim cogunuzdan buyuktur. cocukken nasil seviyorsam bugun hala ayni sekilde seviyorum. gunlerdir kar bekliyorum desem yeridir bugun doydum nihayet. yaz ve sicagi hic sevmem. ilkbahar sonbahar severim, bir de kar. temmuz agustos benim icin iskence aylar. sicaga gunese tahammulum hic yok. sogukta giyinirsin isinirsin ama sicakta ancak derine kadar soyunabilirsin ve yetmez. klima ile cekilir oluyor sadece. hele disarida gunes tepende kan ter icinde kalmak vs. nefret ederim. kar oyle mi be ya...
0
robokot
(25.01.22)
İlkbahar > sonbahar > yaz > kış

Soğuk sevmiyorum.

Sadece güzel bir bungalovda, soba/şömine yanarken sevebilirim
0
abuzer
(25.01.22)
Ben de ilkbahar ve yaz insanıyım, soğuk ve karanlık havaları sevmem. Fakat karın yeri çocukluğumdan beri ayrı. İlk hava tahminleri ile birlikte gözüm dışarıdadır, yağınca da mutlu olurum. 7 aylık hamileyim, yine de dışarıda kardanadam yaptım dün, bugün yine çıkarım.

Devletin, patronun, görevlilerin işini düzgün yapmaması üzerine yemek siparişi verenleri, kar yağdı diye sevinenleri suçlayanlar da çok büyük mantık hatası içerisinde olduğunu düşünüyorum, eklemeden geçemeyeceğim.
0
gmzo
(25.01.22)
nefret ediyorum
0
passion rules the game
(25.01.22)
Sokak hayvanlarını düşününce kahroluyorum. Keşke bu konuda bi' farkındalık oluşturabilsek.
0
kumandanim
(25.01.22)
İlk 2 gün seviyorum. Eskişehirliyim ben, kar yağınca iki gün eğlenirim, sonra kaldırımlar ve ara sokaklar dev buz pistine dönüşür, caddeler çamurlu kar yığını olur ve ben kışın kalanını sürekli homurdanıp söylenerek geçiririm, dışarı çıkmaktan nefret ederim.

2007'de Antalya'ya kar yağdığında oradaydım, "nolmuş ya hiç mi kar görmediniz" diye uyumaya devam etmiştim. Ama yıllardır düzgün kar görmedim, özlemişim, pazar gecesi çıkıp yürüdük, sahile indik, tipinin ortasında kaldık, çok eğlendim. Bugün dışarı çıkmam lazım, tiksiniyorum.
0
kobuzchu kiz
(25.01.22)
Ben de Eskişehir'de 5 yıl kadar öğrencilik yaptım. Haftalarca karın yerden kalkmadığını hatırlarım. Ama her şeye rağmen seviyorum.

Dün 4-5 arkadaş Üsküdar yokuşlarında geç saatlere kadar amansızca kaydık:V
0
lüzumsuz adam
(25.01.22)
Her türlü doğa olayını uzun sürmediği sürece çok severim. Bir yazcı olarak kar özellikle favorimdir. Ama işe falan gitmek zorunda kalsaydım çok küfür ederdim şu an
0
roket adam
(25.01.22)
Kis bizim gibi gelismemis ulkelerde sefalettir ya. Bereket yonu tamam ama ben nefret ederim yagmur, camur, soguk vs.

Yaz olacak abi. Bi sort bi tshirt atacaksin kendini disari. Kapali mekana mahkum kalmayacaksin.

Yaz aksami kokusunu cekeceksin icine. Mis gibi ya.
0
celebi efendi
(25.01.22)
Aslında yağarken izlemeyi, sonrasında şehrin görüntüsünü falan aşırı seviyorum ama artık eskisi kadar saf bir mutluluk duyamıyorum çünkü aklıma gelen ilk şey sokaktaki hayvanlar oluyor.
0
ms brownstone
(25.01.22)
Hayir zerre sevinmiyorum. Bir yetiskin yanımda aaayyy kar yagiyor diye sevinemye basladiginda da uyuz oluyorum. Cunku kar yağışı demek yollarin kapanmasi demek. Trafigin artmasi ya da komple kitlenmeso demek. Yolda kalmak demek. Bir yere gidememek demek. Kar demek sikinti demek. Kar yağışı gelince benim aklima yollar geliyor, sevinmiyorum dolayısıyla.

Bembeyaz kar ortusunun görüntüsünü ben de pek severim sahsen ama sehre kar yağmasına sevinmenin alemi yok. Kis tatiline gideceksem eyvallah, bol bol yağsın bayilirim kara. Ama isim gücüm varken İstanbul'dayken karin bana zarardan baska seyi yok.
Kar Uludağ'da güzel erciyeste guzel efendime soyleyyeyim ilgazda guzel, isin gucun yokken tatildeyken guzel. Sehrin ortasinda kari ne yapayım ben?

Soguk havadan kistan da nefret ederim. Yazi ben de dort gozle bekliyorum yaz demek kolaylik demek. Daha fazla gun isigi, uzerinde 35kilo kiyafet yok, yaz meyveleri, acik hava konseri bilmemnesi, deniz tatili ne varsa yazsa var.
0
stavro
(25.01.22)
Kar seviyorum, oldukça sıcak bir memlekette büyümeme rağmen, kışları yaylalara gidip kar ile oynardık.

Elbette karın etkiledği durumlarda kalmak kötü ona katılıyorum ama soğukta kalan insanlar hayvanlar kısmına katılmıyorum.

der meister ilk paragraf +1 , çünkü her zaman her yerde zor durumda kalan insanlar var onları düşünürsek işin içinden çıkamayız.
0
ceketimi alip cikcam
(25.01.22)
(3)

spor sonrası bolu dağı'ndan geçmiş gibi olmak normal mi?

der meister
her zaman olmuyor bu. bazen. spor bittikten 3-4 dakika sonra başlıyor, 10-15 dakika sürüyor. mesela bulaşık yıkıyorum diyelim, bir tabak çarpıyor, kafamın içinde çok daha güçlü ama farklı bir ses duyuyorum. ani irtifa değişiminde olan tarzda, hani uçak inerken ya da otobüsle bolu dağı'ndan geçerken
her zaman olmuyor bu. bazen. spor bittikten 3-4 dakika sonra başlıyor, 10-15 dakika sürüyor. mesela bulaşık yıkıyorum diyelim, bir tabak çarpıyor, kafamın içinde çok daha güçlü ama farklı bir ses duyuyorum. ani irtifa değişiminde olan tarzda, hani uçak inerken ya da otobüsle bolu dağı'ndan geçerken kulaklara olan şeyden oluyor... o yüzden basınçla ilgili olduğunu düşündüm.

bu dikkate alınması gereken tehlikeli bir durum mu yoksa ağır fiziksel aktivite sonrasında kısa süreliğine olması normal midir? ağır dediysem benim için ağır, az buçuk hareket eden sağlıklı bir insanın tek ayak üstünde tamamlayabileceği egzersizlerden söz ediyorum.
0
der meister
(23.01.22)
Kulak çınlaması, kulak uğultusu durumundan bahsediyorsan yüksek tansiyon olabilir. Bunu hissettiğin an tansiyonuna bak.
0
dissendium
(23.01.22)
aynen tam olarak bundan bahsediyorum, başka bir şey yok. genel olarak gayet iyi hissediyorum ama yere bir çatal düşsün mesela kafamın içinde VOVUGFODFDFOF diye sesler çıkıyor. böyle kafama iğne batırıp fısss diye fazla havayı alasım geliyor.

iyi fikirmiş bu, hazır evde aleti de varken yarın bakacağım tansiyonuma hemen sonra.
0
🌸der meister
(23.01.22)
bi dönem fazla kardiyo yaptığım için spor sonrası şekerim düşüyordu benzer durumları yaşıyordum, bi paket jelibon yediğimde kendime geliyordum.
0
marlonbranda
(23.01.22)
(1)

Belarus-Beyaz Rusya

Zaman Tamircisi
Bu konu hakkında 2 sorum var. 1: Beyaz Rusya Belarus'un Türkçe çevrimi değil mi, biz neden Beyaz Rusya yerine Belarus diyoruz? Yani vatandaş bazında sormuyorum basında falan da Belarus diye geçiyor, bu sanki Mısır'a Egypt demek gibi bir şey bizim için yanılıyor muyum?2: Beyaz Rusya-Belarus vatandaşl
Bu konu hakkında 2 sorum var.

1: Beyaz Rusya Belarus'un Türkçe çevrimi değil mi, biz neden Beyaz Rusya yerine Belarus diyoruz? Yani vatandaş bazında sormuyorum basında falan da Belarus diye geçiyor, bu sanki Mısır'a Egypt demek gibi bir şey bizim için yanılıyor muyum?

2: Beyaz Rusya-Belarus vatandaşları anladığım kadarı ile kendilerine Beyaz Rus denmesini sevmiyorlar kendilerini Belaruslu olarak görüyorlar ama Belarus zaten Beyaz Rusya demek olduğuna göre bu beğenmemezlik biraz saçma değil mi?

Teşekkür ederim.
0
Zaman Tamircisi
(23.01.22)
ülke ismi neden yerel dildeki anlamına göre doğrudan çevrilsin ki? aynı mantıkla hollanda'ya "alçak topraklar", "denize sıfır memleket" filan dememiz gerekirdi.

kültürel olarak beyaz rusya ismi hem belarus'u rusya'nın uzantısı gibi gösteren hem de kafa karışıklığına yol açabilecek bir ifade; çünkü "beyaz rus" aynı zamanda rusya iç savaşı'ndan ve sosyalist devrimden kaçan insanları tanımlamak için de kullanılıyor. ha "belarus zaten rusya'nın uzantısı değil mi?" dersen orası tartışılır ama geçen seneki protestoları göz önüne alırsak belarusluların "rusun beyazı" olarak tanımlanmaktan pek memnuniyet duyacaklarını sanmıyorum... rusları kardeş olarak gören, ruslarla bir arada olmak isteyen çoğu insan dahi belaruslu kimliğinden vazgeçmek istemiyor; rusya'yı düşman olarak gören kesim zaten "beyaz rus" dersen kavga çıkarır, üzülür, kızar.

şahsen ben belarus'un daha ayırt edici nitelikte, ülke ismi olarak daha uygun olduğunu düşünüyorum... çünkü dediğim gibi beyaz rusya çeşitli sebeplerden kafa karışıklığına yol açabiliyor, ayrıca "direkt çevirirsek beyaz rusya olmuyor mu" bakış açısı da yanlış çünkü sadece hollanda değil böyle onlarca örnek var. o dilde ne anlama geliyorsa aynen çevirmek zorunda değiliz, bizim dilimize farklı geçebilir. kültürel ve yerel bir mesele çünkü bu.

ikinci sorunun cevabı da yine yukarıda saklı... tam doğru bir örnek olmayabilir ama şöyle düşün: türkçede "balık ekmek" ve "balık ve ekmek" ifadelerini duyduğunda aynı şeyi mi düşünürsün? arada çok küçük görünse bile fark var. belarusçada ülkenin adı belarus yine... köken olarak beyaz kelimesinden geliyor evet ama "beyaz rusya" değil. öyle olsaydı "belaya rus" olması gerekirdi.

kısacası kelime kökeni aynı olsa da adamlar "beyaz rus" değiller, belaruslular. belarus, beyaz rus kökünden türemiş ayrı bir isim. sözgelimi "rus" kelimesi de yanılmıyorsam "kürek çeken adam" anlamında eski bir nordik kelimeden türemiş ama sen bugün ruslara "nord" veya "viking" demiyorsun sonuçta. köken ayrıdır, mevcut isim/yapı ayrıdır.
0
der meister
(23.01.22)
(8)

Yeterli yiyeceğin olmaması

naksidil
Bu kadar insan için yeterli sebze-meyve-et üretiminin olmadığını düşünüyorum. Evet Türkiye için şu an biraz pahalı oldu her şey ama öncesinde her şey bol bol vardı. Bakıldığında Türkiye’de çiftçilik artık yapılmıyor. Tarım yapanlar ancak kendi ihtiyaçları kadar ekip dikiyor. Büyük çaplı üretim yapan
Bu kadar insan için yeterli sebze-meyve-et üretiminin olmadığını düşünüyorum. Evet Türkiye için şu an biraz pahalı oldu her şey ama öncesinde her şey bol bol vardı. Bakıldığında Türkiye’de çiftçilik artık yapılmıyor. Tarım yapanlar ancak kendi ihtiyaçları kadar ekip dikiyor. Büyük çaplı üretim yapan pek yok. Dünyada da durum pek farklı değil. Peki bunca insan ne yiyor? Sebze et diye yediğimiz şeylerin suni şeyler olduğunu düşünüyorum. Haksız mıyım? Suniden kastım plastik türü şeyler.
0
naksidil
(23.01.22)
Valla ben de markete gittiğimde özellikle son iki senedir pek de bir çeşit olmadığını düşünüyorum. Sadece sebze meyve değil ama ambalajlı ürün çeşitliliği de azaldı sanki.
0
prole
(23.01.22)
yoo haklısın. sebzeyle et yine EH İŞTE, nispeten düzgün beslenen ve çok sağlıklı olan insanlar biliyorum; yani sanırım hormonlu, antibiyotikli, zartlı zurtlu olmasına rağmen atıyorum brokoli, ıspanak, dana eti vs. yemek hâlâ market ürünlerinden daha iyi... ama dünyanın hemen her yerinde zenginler haricinde insanlar zaten ya kuş kadar yiyor ya da karbonhidrat bombası, saçmasapan şeyler tüketmek zorunda kalıyor. bilinç yok genel olarak, bilinç olsa para veya ürün yok.

"zengin" derken avrupa'da 3 bin euro maaş alan kişiyi de kastediyorum bu arada. çünkü avrupa'da vasat üstünü geçtim vasat yaşayan birisi bile muhtemelen dünyanın en zengin %10'u arasındadır. nispeten temiz, sağlıklı meyve/sebzeye erişimi vardır. bizim yok mesela, anca çok paran varsa doğal ürünlerin peşine kendin koşup araştırırsın ama onda da regülasyon filan hak getire, yumurtaya tavuk boku sürüp yanına saman ekleştirip organik diye satarlar; doğru mu, değil mi, bilemiyorsun.

son 20-30 yılda kalp hastalıklarının, obezitenin fırlaması sürpriz değil. standart diyet aşırı şeker ve çok fazla işlenmiş ürün içeriyor. ciddi ciddi corn flakes ve sütün sağlıklı ve yeterli bir kahvaltı olduğunu düşünen insanlar var mesela... medya yoluyla da insanların "normal" algısını değiştiriyorlar. öyle ya, bugün doğan bir çocuğun içinde yetişeceği reklam/sosyal medya ortamını düşün. bu bebe biraz açık gözlü değilse, kendisi araştırmazsa neyin sağlıklı olduğunu asla bilemeyebilir bile...

kısacası tüm para bir avuç zenginin elinde; geri kalan insanlar da elindeki üç kuruşu karbonhidrat deposu, sağlıksız besinlere vermek zorunda kalıp aynen o zenginlerin eline geri sayıyor :) hadi kamboçyalı bir çocuk "ben sağlıklı olacağım, haftada üç gün kırmızı et yiyeceğim, ketojenik diyet yapıp kafama gözüme zeytinyağı süreceğim" desin bakalım... bir ay çalışsın, üç günlük yemek masrafını anca karşılar. e ne yapıyor garibim, basıyor karbonhidratı. hadi o taraflarda en azından fakir oldukları için çok şişmiyorlar ama türkiye gibi, abd gibi fakirlerin kendini "potansiyel zengin" zannettiği topraklarda işte millet bol bol ucuz gıda ve sağlıksız gıda tüketebildiği için davul gibi şişiyor. bir örneği de benim.
0
der meister
(23.01.22)
uretilen yiyeceklerin neredeyse yarisinin cope gittigini dusundugumuzde haksizsin diyebiliriz rahatca.
0
baldur2
(23.01.22)
Söylediklerinizin yüzde 95'i yanlış. Tek tek çürütmeye üşendim. Sadece şunu yazayım. Hayvanlara alan açmak için Amazon Ormanları yok edildi. Amazon Ormanları dünyanın akciğerleri. Küresel ısınmaya neden en büyük etkenlerden biri de aşırı et tüketimi. Dünya et tüketiminin zirvesini yaşıyor. Gelecekte et tüketimi azalmak zorunda. Asıl bundan sonra yapay et yiyeceksiniz.
0
dissendium
(23.01.22)
www.tarimdunyasi.net

Muhtemelen ciftcinin devamli aglamasina inaniyorsun.
Almancilar,esnaf,ciftci devamli zarar ettiginden bahseder ama etmezler.

Herkese acik veriler var oturup senelik uretimlere bakip kendi kendini curutebilirsin.
Turkiye hayvani boyutlarda tarim yapiyor ama bizim sofraya kalitelisi gelmiyor.
0
divit
(23.01.22)
dissendium Biraz abartarak dalmış olaya Amazon ormanları dünyanın akciğeri değil tabii Amazon ormanları %20 oranında oksijen üretir onu da lokal olarak oradaki canlılar tüketir, dünyadaki oksijen ihtiyacının %70-80'ini okyanuslardaki algler üretir, yani amazon ormanlarının tamamı da yok olsa yapay et yemek zorunda kalmayız.
0
Zaman Tamircisi
(23.01.22)
Güncel teknolojilerle tarım, verimliliği yüksek bir alan haline geldi. Örneğin ABD'de 1800'lerde nüfusun %68'i tarımda istihdam edilirken şu anda bu oran %1.3. Çok daha az insanın çalışmasıyla çok büyük kitleler beslenebiliyor. Türkiye'de de, Antalya'nın ovalarını gezseniz örneğin, ne kadar büyük tarım potansiyelimiz olduğunu görebilirsiniz. Çiftçinin verimliliği, yerel üretim-satıştaki karlılığı ile ilgili sorun olabilir, bu anlamda gıdaya erişmekle ilgili sıkıntılar da yaşarız belki sektörü bilemiyorum ama yüksek verimlilikle yapılan tarımla çok insan beslenebiliyor onu biliyorum.

Hollanda'yı araştırırsanız topraksız hatta güneşsiz tarım yapan işletmelerle kısıtlı alanda, daha az su, daha az enerji tüketerek dünyanın en büyük sebze ihracatçısı haline geldiğini göreceksiniz. Bunu da teknoloji, inovasyon ve yüksek verimlilikle başarıyorlar. Bunun için yıllardır emek ve para harcıyorlar tabi.
0
asbeila
(23.01.22)
Efenim bi insanın peynir yemesine gerek yok.
Süt zararlı
Yapay et sağlıklı vs

Bu gibi haberler gıda kıtlığını topluma kabullendirme çabasının öncülleri sadece

Dünya ciddi gıda kıtlığının ve su kıtlığının eşiğinde. Türkiye acilen tarım ve hayvancılık yapmalı
0
photo85
(23.01.22)
(3)

Rusya-Ukrayna gerginliği nerden çıktı?

asaf
Fitili nerde yakıldı?
Fitili nerde yakıldı?
0
asaf
(22.01.22)
Yanılmıyorsam bir 10 yıl kadar önce Ukrayna nin NATO ya girme ihtimali ile gerilmisti ilişkiler. O günden sonra dikiş tutmadı. Gürcistan da aynı sorunu yaşamıştı. NATO ya yaklaşan yandı Rus Sınırında.
0
allah yazdiysa bozsun
(22.01.22)
hocam bunu istersen 9. yüzyıla kadar uzatırsın aslında ama son 10 yıllık süreci anlatayım.

öncelikle ukrayna, doğusunda ve güneyinde ciddi rus azınlık barındıran bir ülke. o taraflarda halkın %60-70'inin ana dili (ülke genelinde ise %50 civarı) rusçadır, yine büyük bir bölümü de kendini aslen rus olarak tanımlar. uzun yıllar "bir millet iki devlet" anlayışı hakim olduğu için (batı ukrayna hariç) halk bu ufak tefek ayrımlara hiç takılmamıştır; yani ukraynalı, rus, ukraynaca, rusça vs. pek fark etmemiştir.

2013'ün sonu, 2014'ün başı gibi o dönemin devlet başkanı yanukoviç, avrupa'yla siyasi işbirliği ve serbest ticaret içeren bir anlaşmadan vazgeçiyor. normalde imzalayacağını söylediği anlaşmada masadan çekiliyor.

böyle olunca 2014'ün başında zaten huzursuz olan ukrayna halkı sokağa iniyor, maydan protestoları başlıyor. amaç daha demokratik, daha şeffaf bir hükümet; aynı zamanda avrupa'yla daha yakın işbirliği istiyorlar. rusya bunu baskılamak için kendi tituşkilerini (balaklavalı, ölümüne dalan provokatör gibi düşün) ve hatta keskin nişancılarını filan gönderiyor. yüzlerce insan protestolarda ölüyor. yanukoviç daha fazla direnemeyip ülkeden kaçıyor.

bu arada rusya halihazırda kırım'daki varlığını kullanarak orayı kurşun atmadan ilhak ediyor. önemi ne diyecek olursan: kırım, rusya'nın sıcak denizlere açılan kapısı. barış döneminde zaten orada üsleri vardı ama sözleşme 2017'de bitiyordu sanırım... putin baktı bunlar eskisi gibi değil, batı'ya yanlamak istiyorlar; fırsattan istifade, kırım'ı direkt kendine bağladı. tüm bunlar yaşanırken ukrayna ordusu sovyet külüstürlerine sahip, savaş tecrübesi olmayan, fakir bir ordu. devletin başında kimse yok. üstelik kırım'da çok ciddi rus nüfusu var, %50-60'ı rustur en az. kırım tatarları ve ukraynalılar azınlıktır. zaten kırım'ın ukrayna'ya bağlanması da her iki ülke sovyetler birliği'nin parçasıyken, ta 1954 yılında idari sebeplerle gerçekleşmiş bir şeydir; kısacası gebze'nin istanbul'a bağlanması gibi, o dönem kimsenin üzerinde durmadığı bir olay. nasılsa halk aynı halk.

kırım ilhakıyla birlikte doğu ukrayna da kızışıyor. çünkü orası dediğim gibi rusların daha ağırlıkta olduğu, kendini rus görenlerin sayıca fazla olduğu bir bölge. yanukoviç'in gönderilmesini "darbe" olarak değerlendiriyorlar (rusya'nın pozisyonu da bu şekilde) yani seçilmiş liderlerinin kendi deyişleriyle "faşistler" tarafından görevden uzaklaştırıldığını iddia ediyorlar.

bundan sonra doğu ukrayna'da savaş patlak veriyor. donetsk, luhansk şehirleri ve çevresindeki köyler rus yanlısı ayrılıkçılar tarafından (rusya tarafından ciddi şekilde destekleniyorlar, hatta rus askerleri bile "gizli olarak" savaşıyor orada) ele geçiriliyor. bu savaş şu an nispeten sessiz sayılsa da düşük yoğunluklu olarak devam ediyor. 2014-15 döneminde ise basbayağı tanklı, füzeli bir savaştı. yakından takip etmeyenlerin pek haberi olmadı ama bildiğin her gün şehirler, köyler, kasabalar vs. el değiştirirdi.

şu an ne oluyor peki?

rusya, ukrayna'nın gördüğü destekten ve batı'ya yanaşmasından rahatsız. takdir edersin ki bu savaş ukrayna halkının görüşlerini ciddi anlamda değiştirdi... kendini rus görmeyen kesim haricinde herkes çok keskin biçimde "ukraynalı" kimliğine tutundu, kiev ve batısında rusça konuşan neredeyse kalmadı, ciddi bir milliyetçilik furyası başladı ve bu durum tabii ki ülkenin doğusunu da daha farklı bir noktaya itti.

rusya, nato ülkeleri tarafından çevrelendiğini düşünüyor. sınırında nato'yu istemiyor. baltık ülkeleri nato üyesi ama orası savunabilecekleri küçük bir alan, üstelik letonya'nın kalkıp rusya'ya saldıracak hali yok, kısacası stratejik açıdan savunma anlamında çok kritik yerler değiller. ukrayna ise hem rusya'yla binlerce kilometrelik sınırı olan, hem de rusya'nın tarihi olarak takık olduğu bir yer... kiev'i rus şehri sayıyorlar, kendi uluslarının kurulduğu yer kabul ediyorlar. çoğu rus şu an ukraynalıları küçümsüyor, ayrı bir ulus olarak dahi tanımlamıyor.

kısacası ruslar diyor ki siz bizim kankilerimizi bize karşı kışkırtıyorsunuz, bizi dört bir yandan çevreleyip füzelerinizi burnumuzun dibine getirmek istiyorsunuz, yarın bir gün savaş çıkacak olsa tanklarla, uçaklarla 10 dakika içinde rus sınırında biteceksiniz. ayrıca şu da var: putin, ukrayna'daki devrim başarılı olsaydı kendi iktidarını riske atmış olacaktı... ayaklanan, daha iyi koşullara kavuşan halkların varlığı şüphesiz rusları da uyandırabilirdi. ruslar, "ukraynalılar sokağa indi, hükümeti devirdi, şimdi çok daha güzel bir ülke oldular" deyip aynısını yapabilirdi. bundan korktuğu için etki alanında bu tip işlere kesinlikle müsaade edemezdi. bu da önemli bir detay.

şimdi ukrayna hem nato hem ab ülkelerinden çok ciddi silah yardımı alıyor ve nato da rusya'nın "huooovv geri bas la!" isteğine yanıt vermiyor... daha büyük bir savaş çıkar mı bilinmez ama şu an için rusya 120 binden fazla asker yığmış durumda sınıra (belarus'u da dahil ediyorum). belki bunu koz olarak kullanıp avrupa'dan bir şey koparmaya çalışırlar, belki gerçekten saldırırlar. onu şu an kestirmek zor.

onun dışında kırım'ın su sorunu gibi detaylar da var. kırım'a su kuzey kırım kanalı'ndan geliyor. onun kontrolü de ukrayna'da. kesmişlerdi suyu zamanında. şu an kırım ile rusya'nın bağlantısını tek köprü sağlıyor ki onu da birkaç yıl önce yapmışlardı. bu açıdan kırım ile donetsk'i karadan bağlamak da fikir olabilir; hem rus yanlısı insan çokluğundan dolayı daha az dirençle karşılaşabilirler hem de ukrayna'nın denizle bağlantısını çok ciddi anlamda kısıtlamış olurlar. hem kırım'ın su problemi çözülür.

yani böyle irili ufaklı bir sürü farklı sebep/detay sunmak mümkün ama genel hatlarıyla mesele bu.
0
der meister
(22.01.22)
Ukraynanin batıya yanasmasi, nato ve ab ye girme ihtimali. Natoya girerse rusyanin dibine kadar gelmis olacak nato, yani rusyayo cevrelemis olacak. Rusya da natonun kendini cevrelemesini istemiyor bu yuzden ukraynanun batıyla yakinlasmasi rusya icin sorun.
0
stavro
(23.01.22)
(22)

Haftalık kaç saat çalışma?

plutongezegendegilmi
Elinizde 3 opsiyon var:1- Haftada 20 saat çalışıp, X lira kazanmak.2- Haftada 40 saat çalışıp, 1,5 X kazanmak.3- Haftada 60-80 saat arası çalışıp, 3X - 4X kazanmak. Ama iş harici bir şeye pek vakit kalmıyor.X = hayatınızı minimumda sürdürmeye yeten miktarın 2 katı. Yani yarısını biriktirmek mümkün g
Elinizde 3 opsiyon var:

1- Haftada 20 saat çalışıp, X lira kazanmak.
2- Haftada 40 saat çalışıp, 1,5 X kazanmak.
3- Haftada 60-80 saat arası çalışıp, 3X - 4X kazanmak. Ama iş harici bir şeye pek vakit kalmıyor.

X = hayatınızı minimumda sürdürmeye yeten miktarın 2 katı. Yani yarısını biriktirmek mümkün gereksiz harcamalar yapmazsanız.

Hangisini tercih ederdiniz? Neden?
0
plutongezegendegilmi
(22.01.22)
3.
Çünkü henüz gençsiniz.

Bir süre sonra daha az saat çalışarak 3X-4X kazanmanın yolları da açılacak böylece.
0
michael_knight
(22.01.22)
3 kesinlikle. Önce save le sonra live.
0
baldan kaymak
(22.01.22)
Gittiği yere kadar 3, burn out olunca, vites küçültüp 2.
0
gabe h coud
(22.01.22)
1 derdim. Hayat bir kere yaşanıyor. İhtiyaçlarımı karşılayabiliyorsam sorun olmaz.
0
mysticriver
(22.01.22)
2. Çünkü madem çalışmaya başladım, başlamışken tam çalışayım. 40 saat uygun. Ama süre 20'den 40'a çıkarken ücret niye x'ten 2x'e çıkmıyor, ona takıldım.
0
dissendium
(22.01.22)
gabe h coud +1

akarken doldurmak mantıklı.
üstelik yaş gençken, iş performansı iyiyken daha da mantıklı.
yaş ilerleyince o performansı istikrarla sürdürmek zaten pek mümkün olmayacak.
0
blatta hiberna
(22.01.22)
1.

hayatımı minimum sürdürmeme yeten paranın iki katı ortalama bir hayat sürmeme yetecektir. haftada sadece 20 saat çalışarak bu parayı kazanan yetişkin insanın yanakları al al olur, saçları ahenkle dans eder. sağlığına dikkat eder, yemeğini kendisi hazırlayabilir, kitap okumak istiyorsa sabahlara kadar okur, ne bileyim çok masraflı olmayacak her türlü hobi ve aktiviteyle dilediğince ilgilenebilir... kaldı ki bazı iş kollarında freelance olarak ek gelir elde etmek de mümkün olabilir; yani atıyorum çevirmenlik yapabilecek biriyse çok lazım olursa öyle de para kazanabilir.

eğer arada kayda değer bir gelir farkı oluşacaksa veya belli planlarım varsa 2'yi de düşünebilirim ama 3 asla olmaz. başka çıkış yolumun olmaması lazım onun için, mecbur olmam lazım. kendi işim değilse haftada 60 saat çalışmaya asla rıza göstermem.

bu hustle kültüründen nefret ediyorum açıkçası. ben her saniyeyi aktif geçirmek, kendimi geliştirmek, daha çok kazanmak, daha çok öğrenmek vs. istemiyorum abi. bazen parkta yürüyüp kuşları muşları izlemek, bazen evde yatıp tavana bakmak, hiçbir şey yapmamak filan şahane özgürlükler. maaşlı olarak haftada 60 saat çalışmam. gerçi böyle diyorum da üç sene sonra "abi yeter ki işe alın bkunuzu yiyim gerekirse ofiste yatarım" demeye başlarım, garibanın suyunu sıkmadan bırakmayacak zenginler, nasılsa her geçen gün daha da zenginleşiyorlar, yakında biz fakirlerin/işçilerin elinde koz da kalmayacak hehe.
0
der meister
(22.01.22)
3u kesinlikle tavsiye etmiyorum. Paraya cok ihtiyaciniz vardir vs o ayri. Insan bunaliyor, hayati kacirma hissi, asosyallik, kulturel, sanatsal aclik ot gibi bir yasam kisaca. Trafigi, yolu da vardir onun. Gencligi harcamaya deger mi, firsat maliyeti kurtariyor mu supheli. O degil oran-oranti onemli konu lisede dinlemediniz galiba:) Garip garip farkli saatlere farkli maaslar falan
0
neverletyougodown
(22.01.22)
Şu anda tam olarak içinde bulunduğum durum, sayılar ile açıklayalım:

5 yıl önce başladığım gemi adamlığında (cruise sektörü) kontratlarım 6 aydı ve maaşım 10x kadardı. Gerek işimde yeni olmam, gerekse de iş yoğunluğu sebebiyle bu süreç zorlayıcı geçti ama yukarıda yazıldığı gibi yaşın genç olması, motivasyonun yüksek olması vb. ile yıpratıcı olmadı.

1 sene önce terfi aldım, kontratım 4 aya düştü, maaşım ise 16x'e çıktı. Zaten deneyimim, iş becerim arttığı için artık çok daha verimli çalışıyordum. Şimdi olgunluk dönemindeyim.

Bu terfinin kattığı yan avantajlar sayesinde tasarruf ve yatırım imkanlarım arttı, çeşitlendi. Önümüzdeki 4-5 yılı daha böyle geçirip sonrasında yavaş yavaş kontrat aralıklarımı açmayı planlıyorum. Hayat bir kere yaşanıyor kısmına katılıyorum ama akarken doldurmak da önemli. Genç, verimli yaşımda gece gündüz parti mi yapacağım? İşimde, gücümde yaşayıp kendime ait zamanı kaliteli değerlendirmeyi tercih ediyorum. Zaten evde dursam çok sıkılırım. Muhtemelen bir yaştan sonra insan zoraki olarak işe gitmek istemeyecek, yük olacak. Şimdilik böyle devam etmek daha uygun geliyor bana.
0
burka
(22.01.22)
@dermeister
3X kazanan bir insan 10 yıl çalışıp, doğru yatırımları da yapıp emekli olabilir ve yapmak istediğin bu aktiviteleri çok daha uzun yıllar yapabilir.
X kazanan bir insan 30 yıl çalışır ve aynı yatırımları, emekliliği yapabileceği şüpheli.

Ayrıca arada işsiz kalmak, hasta olmak gibi öngöremeyeceğimiz durumlar ortaya çıkabilir.
O yüzden gençken, sağlık varken doldurdukça doldursun derim.

Ama elbette tercih meselesi, diğer seçeneklere yanlış diyemem.
0
michael_knight
(22.01.22)
cok net 1

baskasina calisarak zengin olunmaz
0
foster
(22.01.22)
Ben sahsen gunde 10dk calisarak X kazanmayi sectim.

Belirli bir birikimin varsa arabani falan aldiysan her turlu 1 numarayi secerim.

Araba yoksa 3 secerim 2 sene kafayi kirarim.
Bu sekilde 2 sene gecirip iyi bir servet edinmistim. Sonra 6 ayri doktora falan gitmem gerekti :)
0
divit
(22.01.22)
@michael_knight,

abi ben yapacak hiçbir şeyim olmasa zaten kafama sıkarım. asosyal adamım. kaldı ki sadece türkiye değil, dünyanın ekonomik gidişatına bakarsan şurası çok açık: bizim neslimiz (90 sonrası doğanlar diyeyim) muhtemelen emekli olamayacak. temel ihtiyaçta sorun yok ama şu an en varlıklı ülkelerde bile gençler iş bulmakta, ev almakta vs. zorlanmaya başladı... daha da zorlaşacak bu.

doğru yatırım yapmak kolay bir şey değil, yatırdığım paradan fayda sağlayacağım kesin değil. tabii ki birikim yapmak, yatırım yapmak har vurup harman savurmaktan çok daha mantıklı ama 3x parayla 10-15 yılda emekli olmak hele ki ülke şartlarında bence imkânsız. burada x lirayı 8-10 bin lira olarak kabul ediyorum, hadi 15 bin diyelim... ayda 60 bin kazansam bile 10-15 yılda emeklilik parası çıkaracağımı sanmıyorum. bu durumda ne olur? 30-45 yaş arasını köpek gibi çalışmış olarak geçiririm; geri kalan 30-40 senemi ise hep tutumlu olarak, daha az harcayarak ve "yatarak" geçirmem gerekir.

o yüzden ben mümkünse 70-75 yaşıma kadar çalışmak, her zaman aktif kalmak ama sürdürülebilir bir iş yüküne sahip olmak isterim açıkçası... günde beş saat çalışmakla insana hiçbir şey olmaz. ne yorulurum, ne sıkılırım. gençliğimde de, yaşlılığımda da keyif alırım diye düşünüyorum.

bu tabii ki benim şahsi fikrim, kendi düşüncemi açıklıyorum sadece. başkası için 3x çok daha makuldur, ona bir şey diyemem. kendi adıma ama saçmalık olarak görüyorum, haftada 60-70 saat çalışmak zorunda kalsam muhtemelen 3-5 yıla intihar ederdim, akıl sağlığımı koruyamazdım.
0
der meister
(22.01.22)
@dissendium, @ neverletyougodown, oran orantı olmama sebebi, opsiyonların farklı çalışma şekilleri olması :) Biri danışmanlık, öbürü freelance vs. gibi.
0
🌸plutongezegendegilmi
(22.01.22)
Ben 2 diyorum. 32 yaşındayım, para bir şekilde kazanılıyor ama zaman geçtikten sonra insanın gözüne gitmediği tatiller çok daha fazla batmaya başlıyor. Haftada 60-80 saat ayrıca bilişsel işlerde sürdürülebilir değil, uzun vadeli kariyer hedefleyen biri olarak burnout riski çok yüksek. Yaşamadıktan sonra, stresler içinde uyuyamadıktan, sağlığımı arkadaşlarımı ailemi ihmal ettikten sonra benim için kazandığım paranın hiç bir önemi yok.

Bir de şu da var, ben şimdi deli gibi çalışayım 40 yaşında emekli olayım kafasında değilim çünkü çalışmayı seviyorum, ilerledikçe tempoyu düşüreceğim ama yine de çalışacağım. Şu an aşırı çalışıp erken emekli olmak da bi model ama benim hoşuma gitmiyor, her yaşın ayrı güzelliği var o güzellikleri çok kaçırmış oluyorsun o şekilde. Ya da mesela zaten hayatın yoksa (ailesiyle görüşmeyen, arkadaşı olmayan, hayattan tat almayan çok insan var vs), o zaman da bari deli gibi çalışayım da sonra hayatın tadını çıkarırım, parayla saygınlık kazanırım diyen insanlar olacaktır, buna da saygı duyuyorum.
0
roket adam
(22.01.22)
üçüncü seçenek
parasını versinler 7-24 çalışırım, hiç dert değil
zaten 20 saat çalışsam, arda kalan zamanda deliririm herhalde sıkıntıdan
0
rain when i die
(22.01.22)
İkinci seçenek

@dermeister +1
0
put it in your appropriate place
(22.01.22)
bu durumda 3 diyenlere anlam veremedim vallahi.
1 veya 2. 2 ile belki biraz de dogru yatirimlarla orta vadede erken emeklilik-finansal bagimsizlik bile kazanabilirsin.

3'e gelirsek biraz kasayim, 40 yasinda hic calismama gerek kalmaz, ondan sonra her seyi yaparim diyorsan o biraz zor. atiyorum 40 yasindan sonra mesela ne kadar clubbing yapabilirsin, veya konser insani olabilirsin, basketbol oynayabilirsin, vucut gelistirme yapabilirsin, yeni bir dil veya muzik aleti calmayi ogrenebilirsin? bunlar icin azmin ve istegin kalmayabilir mesela? o yuzden bazi seyleri yasinda yasamak daha mantikli. o yuzden denge onemli bence.
0
baldur2
(23.01.22)
3 - direk elenir,3-5 ay icinde burnout olursun, o sekilde yasanmaz.
2 - 1.5x veriyor ama 40 saatini kapatiyor, seni yine kitliyor. 20 saatini 0.5x'e satmak mantiksiz.
1 - ben bunu secerim, cunku senin 20 saatini bosa cikariyor ve bu zamanda sana 10x kazandiracak bir is kovalayabilirsin.
0
cooperr
(23.01.22)
1'i seçip ek uğraş / iş (mümkünse tamamen kendime ait) yaratırım.
0
gmzo
(23.01.22)
60 saat calisip 3X. Haftada 40 saat calisiyorum su an ve bos zamandan bol seyim yok. Ozellikle evdeysen (yolda vakit kaybi yok)
0
hot potato
(23.01.22)
ben biraz tembel olduğumdan 1>2>3

ama ortalama bi insan için 2>1>3. hem anlattığına göre iyi bir para kazanıyorsun hem de fazla çalışmaktan yorulmuyorsun. fazla çalıştıkça verimin düşer. üstelik kazandığın parayı harcayacağın yaşında hala çalışıyor olmak iyi değil.
0
paintov
(23.01.22)
(4)

Ukrayna-Rusya Gerginliği

bitchesaintshit
Tamam Rusya çok güçlü bir ülke ama bugüne kadar hangi Ukraynalı ile konuşsam hepsi Rusça konuşuyor. Neden Ukraynaca konuşmuyorsun deyince de Ukrayna ve Ukraynaca bir hiçmiş gibi davranıyorlar. Ülkelerine zerre önem vermiyorlar(biraz abartı tabi bu)Geneli böyle mi halkın? Kendi halkı böyleyken Ukrayn
Tamam Rusya çok güçlü bir ülke ama bugüne kadar hangi Ukraynalı ile konuşsam hepsi Rusça konuşuyor. Neden Ukraynaca konuşmuyorsun deyince de Ukrayna ve Ukraynaca bir hiçmiş gibi davranıyorlar. Ülkelerine zerre önem vermiyorlar(biraz abartı tabi bu)

Geneli böyle mi halkın? Kendi halkı böyleyken Ukrayna'nın ne kadar şansı olabilir ki!
0
bitchesaintshit
(21.01.22)
geneli oyle degil. ayrica ukraynacayi alisik olmadigi icin rahat konusamayan, ana dili rusca ve hatta kokeni rusya olan ama ukrayna vatandasi olup rusya'dan nefret eden cok insan gordum.

ukrayna'da ciddi rus etkisi var, kendini rus olarak gorenler var ama bunlarin orani %30'u gecmez. ayrica savas oncesinde rusya'dan nefret eden kucuk bir kesimdi, agirlikli olarak bati ukraynalilar. savas, kirim'in ilhaki, donbasa'ta yasananlar vs. derken ukrayna'da dogup buyumus cok fazla insan etnik kokeninden bagimsiz olarak ukraynali kimligini benimsemeye basladi.

ha bu neyi degistirir, orasi tartisilir. bakma avrupa'nin destek ayagi yaptigina, hepsi lafta. ukrayna'nin kendine faydasi yok. yarin savas ciksa bati tarafindan da polonya'yla macaristan birer parca koparmaya bakar.
0
der meister
(21.01.22)
Halk 2 dilli büyüyor, Ukraynalı yakın bir arkadaşım günlük hayatta sadece Rusça konuşuyor, Ukraynaca sadece işteyken. Ama sorsan Rusya’yı hiç sevmiyor. Dil o kadar iç içe geçmiş ki herkesin uzman bir dili var ama herkes iki dili de iyi kötü konuşabiliyor.
Ayrıca hiç “a Rusya şöyle böyle ben Rusça konuşmayayım” diye garip bir düşüncesi yok. Hangi dilmiş pek önemli değil konuştukları.

Ukrayna’da iktidardaki Nazi’lerin sadece Ukraynaca konuşma kampanyaları var ama batıdaki milliyetçi/gerici Ukraynalılar hariç pek geçerli olmuyor.
0
patronaj1
(21.01.22)
Rusya'nın etki alanı geniş. Daha bu yakın zamanda olan şey :
www.dailymotion.com
Yüksek ihtimal Rusça konuşmayı isteyerek tercih etmemiştir.
Ayrıca Rusya, Türki cumhuriyetler arası dil birliği olmaması için bu devletlerin alfabe meselesine dahi karışmıştır.

Ukrayna'nın Rusya karşısında doğrudan bir şansı yok. Ama arkasındaki desteğe güveniyor.

Diğer yandan oldu ki bir savaşta Ukrayna yenilirse,
-NATO neye yarar? sorusu akla gelecek.
Rusya yenilirse Libya, Suriye gibi devletlerde bulunmanın da bir anlamı olmaz Büyük bir karizma çizilmesi söz konusu olacak.
0
Erva
(21.01.22)
ya zaten rusça ile ukraynaca arasındaki fark türkçe ile azerice gibi bildiğim. rusları sevmeyen ukraynalılar ukraynaca konuşmayı tercih ediyor genelde.
0
kelepir
(22.01.22)
(5)

İngilizce diyalog

Janisser
Merhaba,Arkadaş Türkiye'ye gelmiş kısa süreliğine. Daha öncesinde geldiğinde görüşeceğimizi kararlaştırmıştık. Uzun süre kalacaktı ama plânı değişmiş. Bir kaç gün kalıp dönecekmiş Mart'ta tekrar gelecekmiş uzun süreliğine.Geldiğini söyledi dün ve nerede olduğumu sordu."We will have to meet soon". de
Merhaba,
Arkadaş Türkiye'ye gelmiş kısa süreliğine. Daha öncesinde geldiğinde görüşeceğimizi kararlaştırmıştık. Uzun süre kalacaktı ama plânı değişmiş.
Bir kaç gün kalıp dönecekmiş Mart'ta tekrar gelecekmiş uzun süreliğine.
Geldiğini söyledi dün ve nerede olduğumu sordu.


"We will have to meet soon". derken 'gitmeden bir an önce görüşelim.' mi diyor yoksa 'şimdi görüşme imkanımız yok, yakında tekrar geleceğim, o zaman görüşürüz' mü?
0
Janisser
(16.01.22)
bir sonraki ziyarette muhakkak görüşelim demek istemiş bence. will olmasaydı gitmeden muhakkak görüşelim anlamı cikardi,
0
dokunmakalbime
(16.01.22)
Kendisine sorsanız çok mantıklı olmaz mı?

ekleme: İngilizce olmasından bağımsız ne demek istediği tam anlaşılmıyor büyük olasılıkla mart diyor, bizim yapacağımız yorumlar da tahminden öteye geçemiyor. Bu yüzden kendisine sormak bu durumda en mantıklı çözüm gibi.
0
archmage mahmut
(16.01.22)
mart'ta görüşürüz demek istiyor bence. yani bu sefer olmadı, sonrakinde görüşmemiz gerekecek gibi.
0
der meister
(16.01.22)
mart'ta görüşmek durumundasınız.
0
sparkle kiddle
(16.01.22)
bulusacaksak bir an once gorusmek zorundayiz diye anliyorum ben. mart soon degildir. diyalogun daha buyuk bir kismini verirsen garanti olur.
0
robokot
(16.01.22)
(3)

Helikopter helikopter

naksidil
Nedir bu Twitter da görüyorum. Nedir mevzu?
Nedir bu Twitter da görüyorum. Nedir mevzu?
0
naksidil
(16.01.22)
himmet dayi
(16.01.22)
fazlija diye bir şarkıcının helikopter adlı şarkısı var. helikopter pervanesi sesiyle başlıyor TU TU TU TU diye. r/2balkan4you takipçileri olarak bizim çoktan tükettiğimiz bir meme ama peasant'lar yeni keşfetti hehe
0
der meister
(16.01.22)
bi de uzi'nin krvn şarkısında

al bunu geri gönder
kardeşim helikopter (pat pat)

diye bi kısım var, o da çok popüler son aylarda.
0
nundu
(16.01.22)
(11)

çok kötü beslenmenin sonu

tuborg yesili
kilo almak dışında ne olabilir? yoğunluk hastalık ve üşengeçlikten son 1 haftadır özellikle rezalet besleniyoruz. makarna pizza hamburger ve genelde dışardan, bir 3,4 gün daha böyle devam edecek. kilo almanın dışında geri dönülmez herhangi bir zararı var mı bunun?
kilo almak dışında ne olabilir? yoğunluk hastalık ve üşengeçlikten son 1 haftadır özellikle rezalet besleniyoruz. makarna pizza hamburger ve genelde dışardan, bir 3,4 gün daha böyle devam edecek. kilo almanın dışında geri dönülmez herhangi bir zararı var mı bunun?
0
tuborg yesili
(15.01.22)
herşey olur. her şey beslenme ile alakalı zaten

bağışıklık sistemi zayıflar kolay hasta olunur
iç organlarda hastalık olabilir. karaciğer böbrek falan
hatta kanser bile olunabilir sürekli fast food yenirse

ama on günde olacak olan şey bağısıklık sistemi zayıflaması olur. bir de kabız
0
dafuq
(15.01.22)
Bende olanlar özetle:
Ülser mi gastrit mi ne adı tam bilmiyorum. O hastalık. Göğüs arkasında yanma, mideden ağza su gelmesi, ağız kokusu, diş etinde çekilme ve kanamalar.
0
saturn
(15.01.22)
2 hafta makarna pizza hamburger ile kanser olunuyorsa beni 100 defa gömmeniz lazımdı.

Sağlıklı değil elbette ama 'o kadardan bir şey olmaz'.
0
himmet dayi
(15.01.22)
1 haftada olmaz ama bunlar. Birkaç ayda olur. Bende 3 ay somunda olmaya başladı.
0
saturn
(15.01.22)
Kimse bi hafta boyunca salata yediği için hemen sağlıklı olmuyorsa bi hafta sadece pizza yerse de büyük bir zararı olmaz diye düşünüyorum

Bence en büyük zararı insan kolay olana çabuk alışıyor, bunun sırf öğün geçiştirmek için akla gelen ilk seçeneğe dönüşmesi ve düzenli hale gelebilme riski, bu börek, pizza, pide, tost gibi şeylerin de tadı bi güzel ki...
0
freebird5406_2
(15.01.22)
damar tıkanıklığı > pıhtı atması > beyin kanaması yaşayıp yatalak kalmak ya da kalp krizi geçirip ölmek.

kanserde genetik faktör de var.
0
false pretension
(15.01.22)
Toksik bir şey yemiyorsan, bir şey olmaz. Günde yarım saat de olsa yürüyüş, koşu gibi aktivite yaramaz mısınız?

Sorunun cevabı %99,9 bir şey olmaz. Ama böbrekler zaten iflasın eşiğindedir, bir haftada geri dönülmez hasar olur, gibi.
0
gabe h coud
(15.01.22)
ibs
hemoroid
0
senbensennedenbenlen
(15.01.22)
(bkz: supersize me)
bu belgeseli izle
0
orpheus
(15.01.22)
1 hafta 1 ay 1 yıl kötü beslenince ölseydik insan evrimi bugüne kadar devam etmezdi. Evet kan değerlerinde ve organlarda akut etkiler görülse de bunlar herhangi bir tıbbi destek almadan bile temiz beslenmeye geçtiğinde kendiliğinden düzelir.
0
Zaman Tamircisi
(16.01.22)
yedi yıldır filan olabilecek en kötü şekilde beslenen, sadece uyuşturucusu eksik birisi olarak duyuruyu okuyunca kahkaha attım tuborg kusura bakma :( ben aktif olarak kendimi yok etmeye çalışmama rağmen sadece 10 gün filan dikkat etsem hayat kalitemde ve kan değerlerimde ciddi düzelmeler görüyorum, normalde düzgün yaşayan bir insan 10 gün pizza yedi diye en fazla 2-3 kilo alır (ki normale dönünce aynı hızla kaybeder onu) ve kendini daha yorgun ve keyifsiz filan hisseder. kısacası bi halt olmaz.

önemli olan rutinin sağlıklı olması. robot değiliz sonuçta. sağlıklı yaşamın genel kriterleri bellidir. bunları %70-80 oranında takip ediyorsan ne ala. %100 olması zaten neredeyse imkansız. yoksa yerine göre cuvara içen adam bakıyorsun 90 yaşında senden benden dinç... genel olarak doğruları yaptıktan sonrası büyük ölçüde genetik, şans filan. bak her allahın günü pizza yersin, pizza yemeyince mutsuz oluyorsundur, 10 kilo almışsındır o zaman büyük sorun tamam ama "çok yoğunum, yemek yapacak vaktim yok, pizza söyleyeyim" dedin ve bunu son bir sene içinde 8-10 kere yaptıysan ohoo aksine mutlu olman lazım oh ne güzel pizza yedim diye.

10 gün pizza yemek geri dönülmez zarara yol açsa şu an ben bu satırları yazıyor olmazd
0
der meister
(16.01.22)
(11)

Kar lastiği olmadan istanbul'dan ankara'ya gidilir mi?

liberal
Çok mu tehlikeli?bolu'daki kar durumunu öğrenebileceğim bir yer var mıdır?
Çok mu tehlikeli?

bolu'daki kar durumunu öğrenebileceğim bir yer var mıdır?
0
liberal
(14.01.22)
tehlikeli evet ama ondan önce çevirmeye takılırsın.
edit: istesen de gidemezsin yani.
0
lazpalle
(14.01.22)
Çevirmeyi boş ver çok tehlikeli. Şehirlerarası yollarda çok fazla gizli buzlanma var. Alınmayacak bi risk.
0
mg3929
(14.01.22)
Evet çok tehlikeli. Kar yağmıyorken bile kaya kaya gidersin, olası bir acil durumda kaza yapma olasılığın yüksek.
0
roket adam
(14.01.22)
kar lastigi ticarilere zorunlu değil mi? ben ticari değilim ki neden trafik çevirmesine takılayım.
0
🌸liberal
(14.01.22)
çevirmeye takılmaz evet ticariye zorunlu.
0
jelly bear
(14.01.22)
Çevirmeye takılmazsın ama çok tehlikeli. Gizli buzlanma var
0
mey17
(14.01.22)
Gidersin bir sey olmaz zaten zorunlu da degil.
Eskiden kar lastigi mi vardi daga cikiyorduk.
Yanina zincir al.

Kar yagdiysa ankara icinde yokuslarda sikinti olabilir.
0
divit
(14.01.22)
su an cok tehlikeli olur cunku ankara gercekten sogudu, geceleri -10'a yaklastigi oluyor bazen, gunduz de sicak degil. bolu filan daha fenadir muhtemelen.
0
der meister
(14.01.22)
Kesinlikle gitmeyin, Bolu ve civarı, bir de Gerede'yi geçtikten sonra gelen Cankurtaran geçidi kar ve buzlanma konusunda sorun yaratacaktır.
Gitmek zorunda kalırsanız da yanınıza zincir, çekme halatı ve eldiven (işçi eldiveni lastiğe zincir takarken lazım olacak) kesinlikle alın.
İyi yolculuklar şimdiden.
0
Asicanavar
(14.01.22)
Ankara'da bugün -7'yi gördüm, sabah kalkan arkadaşlarım -11 görmüş.
Kış lastiğiyle bile temkinli olmak lazım.
0
marla is in my head
(14.01.22)
Çarşamba günü arkadaşım gitti. Cankurtaranda kar-buzlanma vardı dedi. Kış lastiksiz gidilmez
0
housedaki topal doktor
(14.01.22)
(11)

En son ne zaman subway yediniz?

floydian
Bi video izledim subway amerikadan adam ne yaparsa yapsin malzeme dolduruyor bizde niye boyle peki? En son gecen hafta yedim baya baya 4 dilim salam atip yollamislar. Komik degil mi hele.bu fiyatlariyla?
Bi video izledim subway amerikadan adam ne yaparsa yapsin malzeme dolduruyor bizde niye boyle peki? En son gecen hafta yedim baya baya 4 dilim salam atip yollamislar. Komik degil mi hele.bu fiyatlariyla?
0
floydian
(14.01.22)
3 sene olmuştur. ondan bir önceki de 5 sene öncedir. evde 2 dkda hazırlanabilecek bir şey olarak görüyorum ve malzeme kalitesi eve aldığımız ürünlerden düşüktür kesin.
0
gabe h coud
(14.01.22)
80-95 TL arasi gorunuyor su anda 30cm menuler. 2 yil olmustur yemeyeli, fiyatlardan dolayi. lezzetli ve saglikli buluyordum ama sagligimdan feragat edebilirim bu fiyattansa :d
0
hjarteblod
(14.01.22)
Yakın zamanda yedim.
Her menü ve boyda kaçar adet konacağı belli. Amerika'da sanırım ekstralı filan alıyor insanlar baya. Alım gücüne göre daha kolay olabilir böyle hareketler.

Son dönemlerde fiyatı hayli coşmuş.
0
burfak
(14.01.22)
valla 10 sene oldu galiba, ilginç bir şekilde o da küçük bir ilçedeydi. hayatında 100 bin kazanmışsa bunun 90'ını yemeğe vermiş insanım, bir sürü şehir ve ev değiştirdim, herhangi bir sitede Subway gördüğümü hatırlamıyorum. sokakta filan da görmedim hiç. olsa da çok tercih etmezdim ama... dışardan söyleme motivasyonum genelde kendi kendime yapamayacağım lezzetli bir şey yeme isteği. eppek arası kendim de yaparım gerek yok.
0
der meister
(14.01.22)
Bir ay önce falan yedik, daha önce hiç yememiştik.

30 cm tavuklu bol malzemeli bir sandviç 55-60 liraydı, ticket geçtiği için çok şey yapmadım ama pahalı ve doyurucu değildi. Ama lezzetliydi hakkını vereyim ^^

Şu an 80 liraysa hiç bulaşılmaz, aç kaldığınla kalırsın.
0
chicha_v2
(14.01.22)
2018 gibi yedim sanırım en son. Dürümün içi boş gibiydi. 2016da avrupada birkaç farklı ülkede yedim malzeme içinden taşıyordu güzeldi. Türkiyede fiyat performans açısından çok kötü seçenek bence subway.
0
mg3929
(14.01.22)
5-6 yıl olmuştur yemeyeli. işyerime yakın olduğu için ara sıra tercih ediyordum, ama bence lezzetli olmasına rağmen hem doymuyordum hem de fiyatı pahalı geliyordu. daha uygun fiyatları olsa ve yakınlarımda olsa tercih ederdim.
0
isyankar tosbaga
(14.01.22)
sadece yurtdışında yiyecek yemek bulamayınca yiyorum. onda da içine bi ton doldurtup sonra pişman olup kendimden nefret ediyorum
0
roket adam
(14.01.22)
Bi ara çok sık yiyodum, son 2 yılda nadiren yiyorum. Fiyat performansı baya düştü bence de. 80 liraysa yuh yani asla değmez
0
nundu
(14.01.22)
belki de 10 yıl önce köfteli sandviçlerinden zehirlendiğimden beri yemiyorum.
0
reanarchy
(14.01.22)
valla gecen migrosta mr. no dardanel vs sandvic fiyatlari 30-35 liraydi ben gecen hafta yilllaaaarrrr sonra subway'de tavuk fileto sandvic yedim 30cm ve 36 lira falandi ve gayet de guzeldi.
0
bay b
(14.01.22)
(5)

ego cepte uygulaması isabetli mi? otobüs yok görünüyor

der meister
gitmeyeli uzun zaman oldu ama gölbaşı'nda yaşadığım dönemde birden fazla hat oradan kızılay'a gider gelirdi. şimdi bakıyorum hafta sonu için tek sefer dahi görünmüyor. bahsettiğim konumdan (üniversitelerin olduğu yer) kızılay'a ulaşım olmama ihtimali bence yok, orada hastane filan da var sonuçta.han
gitmeyeli uzun zaman oldu ama gölbaşı'nda yaşadığım dönemde birden fazla hat oradan kızılay'a gider gelirdi. şimdi bakıyorum hafta sonu için tek sefer dahi görünmüyor. bahsettiğim konumdan (üniversitelerin olduğu yer) kızılay'a ulaşım olmama ihtimali bence yok, orada hastane filan da var sonuçta.

hangi hattın saat kaçta nereden geçtiğine nereden bakabilirim? yok eğer ego uygulaması doğruysa skandal değil mi abi bu özel aracı olmayan kızılay'dan gölbaşı'na hafta sonu gidemeyecek mi yani aşırı saçma bence bir hata olmalı.
0
der meister
(14.01.22)
otobüs saatleri kesin de, durak numarası girince gelen otobüsleri gösteren şey kesin ve doğru değil her zaman.
0
jelly bear
(14.01.22)
abi nasıl ya hafta sonu göle gidemiyor muyuz o zaman, ne saçma iş
0
🌸der meister
(14.01.22)
hangi otobüs? belki başka hat vardır.
0
jelly bear
(14.01.22)
evet ben heyecan yapmışım, 106-1 değil ama 106-4 gidiyormuş mesela, ona dikkat etmemiştim. hafta sonu hatlarının isimleri farklıymış.
0
🌸der meister
(14.01.22)
Toplu taşıma Ankara'da öleli çok oldu
0
baal
(14.01.22)
(10)

Deliksiz uyuyabiliyor musunuz ?

garavel
Sb. Hiç yoksa gece 3-4 kere uyanıp bilinçli olarak sağıma soluma dönüyorum, oh daha sabah olmamış diyorum. İşe başladığımdan beri ( 3 ay ) neredeyse böyle deliksiz bi uyku çekemedim, sabah erken uyanıcağımı bilmek çok geriyor ( kafada başka düşünceler de var tabi salt iş değil )Sizde durumlar nasıl
Sb. Hiç yoksa gece 3-4 kere uyanıp bilinçli olarak sağıma soluma dönüyorum, oh daha sabah olmamış diyorum. İşe başladığımdan beri ( 3 ay ) neredeyse böyle deliksiz bi uyku çekemedim, sabah erken uyanıcağımı bilmek çok geriyor ( kafada başka düşünceler de var tabi salt iş değil )

Sizde durumlar nasıl ? Zamanla alışılır mı buna, bi çözümü var mıdır.
0
garavel
(12.01.22)
ben alkollü olduğum zamanlar hariç (ki o zamanlarda bile hiç uyanmadan uyumuşluğum yoktur) deliksiz uyuduğumu bilmem. çok yorgun olarak uyusam bile minimum 3-4 kez bazen daha da fazla uyanırım, dönerim, yastığın şeklini değiştiririm vs tekrar uyumaya devam ederim. 4 senedir evden çalışıyorum, erken kalkma gibi bir derdim de yok ama uyku bölünmesi durumu asla değişmedi.
0
hypathia
(12.01.22)
Kesintisiz uyuma konusunda çok iyiyim. Askerde bile çok nadir uyanmışımdır. Sadece stres varken dediğiniz gibi uyandım. Bu bence işe, sınava geç kalma korkusu nedeniyle oluyor. İki tane alarm kurmayı deneyebilirsiniz. Bir telefon, bir saat gibi.
0
dissendium
(12.01.22)
Çok hasta olup antibiyotik vs icmedigim müddetçe ben de deliksiz uyuduğumu bilmem. Hiç uyanmasam 2-3 kere yine uyanırım. Saate bakarım vs. Erken de uyansam geç de uyansam durum bu bende maalesef. Alıştım artık.
0
fraise
(12.01.22)
Kesintisiz uyuma konusunda çok iyiyim +1
0
harmanyeri
(12.01.22)
aynen dediğin gibi yaa sabah olmadı mı ne zaman olcak falan diyorum.
0
killerbee
(12.01.22)
asla. maalesef.

uyku düzeni, beslenme gibi faktörleri yoluna koyduğumda biraz daha iyi uyuyabiliyorum ama genel olarak uyuduğumu bile hissetmiyorum diyebilirim. 1-2 saat derin uykuduysam geri kalan 6-7'sinde istemsiz olarak bir şeyler düşündüğümü fark ediyorum, yani vücut tamamen kapanmıyor kesinlikle. böyle birkaç geceden sonra çooook yorgun düşünce artık belki 4-5 saat temiz uyuyabiliyorum.
0
der meister
(12.01.22)
normalde deliksiz uyku benim işimdi çok güzel uyurdum, evlilik ve çocuktan sonra hayal oldu artık.
0
Improbable
(12.01.22)
ayda yılda bir deliksiz uyuyorum.
ya terliyorum, ya tuvalete gidiyorum, ya ağzım kuruyor su içiyorum... bazen gürültü duyuyorum.

gürültüsüz bir yerde yaşasam da kulak tıkacı ile uyuyorum. komşum bazen ses yapıyor. tıkaç taktiğim zamanlarda uykumun kesilmesi daha zor.

zma denilen bir takviye var. onu bir araştırın belki hoşunuza gider.
0
dahinnotha
(12.01.22)
33 yasindayim deliksiz uyku ne demek bilmiyorum. Kundakta iken deliksiz uyudum en son. Belki kundaktayken de deliksiz uyumamisimdir.
0
stavro
(12.01.22)
Bir yattım mı 10 saat deliksiz uyuyabilirim
0
sta
(12.01.22)
(1)

afrika kupasını nerden izleyebilirim

semaforo de medianoche
arada bakmak istiyorum ama malum ülkede yayıncısı yok. ingiltere orijinli falan hd maç yayınlayan bir site vardır kesin bilmediğim var mı sizin bildiğiniz?bahis sitelerini söylemeyin zaten çoğu kupon yapma şartı koyuyor koymasa bile yayınlar küçücük ekranda oluyor
arada bakmak istiyorum ama malum ülkede yayıncısı yok. ingiltere orijinli falan hd maç yayınlayan bir site vardır kesin bilmediğim var mı sizin bildiğiniz?

bahis sitelerini söylemeyin zaten çoğu kupon yapma şartı koyuyor koymasa bile yayınlar küçücük ekranda oluyor
0
semaforo de medianoche
(11.01.22)
ben IPTV kullanıyorum ama ücretsiz isterseniz bildiğim en sağlam site burası, her maç için çok sayıda link oluyor genelde, afrika uluslar kupası için bakmadım ama: 24sport-1.ru

site rusça ama sayfayı çevir özelliğiyle ingilizce yaparsanız rahatlıkla iş görür.
0
der meister
(11.01.22)
(17)

harry potter'ın setini şimdi alsam sarar mı sizce? yaş 27

der meister
okumanın yaşı yok tabii ama kitapyurdu "çocuk ve gençlik kitapları" arasında listelediği için biraz bozuldum hehe.ben 11-12 yaşındayken filan bunu ta ortasından okumaya başlamıştım, melez prens'ti galiba yeşil olan. büyük keyif alıyordum okurken. yine çocuk yaşta kuzenle bir filmini de izlemiştik, h
okumanın yaşı yok tabii ama kitapyurdu "çocuk ve gençlik kitapları" arasında listelediği için biraz bozuldum hehe.

ben 11-12 yaşındayken filan bunu ta ortasından okumaya başlamıştım, melez prens'ti galiba yeşil olan. büyük keyif alıyordum okurken. yine çocuk yaşta kuzenle bir filmini de izlemiştik, hoşuma gitmişti. okuduğum kitabı da yengem almıştı bana, annem paramız yok diye almak istememişti, o yüzden aslında içimde uktedir baştan sona okuyabilmek ama bu yaştan sonra kurgusu sarar mı emin olamadım ya, az para da değil yani indirimde 230 küsür lira şu an.

tavsiye eder misiniz, almaya değer mi? en kötü ilerde 13-14 yaşında birilerine veririm diye düşündüm, baktılar ki hoşlarına gitti bir çocuğu/ergeni okumaya teşvik etmiş oluruz en azından.

bunun dışında farklı evrende geçen, kurgusu sağlam bu tarz seri önerebilir misiniz? george martin şüşkosunu okumak istiyordum da bunun bitireceği yok, yarım kalacak bir 5 bin sayfalık hikaye okumak istemiyorum açıkçası. asoiaf gibi var mı başka mesela öyle bi şeyler?
0
der meister
(11.01.22)
Hem de nasıl sarar, bak şimdi çok özledim:)
Harry Potter ile büyümüş şanslı kuşaktanım. İki sene önce (yaş 27'ken) açtım yeniden bitirdim mesela yedi kitabı, yine aynı heyecan ve keyifle okudum.

Eminim şu an açsam yine yedi kitabı arka arkaya okuyabilirim.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.22)
Ben sarmayacağını düşünüyorum. Yaşım 30 şimdi açsam ben de okurum tekrar ama hiç okumamış olsam bu yaşımda okumazdım.

Set olarak değil de sadece ilk kitabı alıp okumak daha mantıklı olabilir.
0
nickimin hakkini veremedim
(11.01.22)
Ben kitap karakterleri ile aynı yaşta iken okuyordum ve adeta onlarla birlikte büyüyorduk. Çok keyifliydi ve bizi adeta girdap gibi içine çekiyordu. Aynı dönemde pek çok yetişkin de zevkle okuyordu Harry Potter kitaplarını.

Ben şimdi okusam aynı keyfi alır mıyım bilemem ama ilk defa okuyan kişi bence hoşlanabilir. Ayrıca; ilk kitaplar daha çocuksu seyrederken 3-4 ile birlikte daha karanlık ve grift bir yapıya bürünüyor. Hızlı okunur zaten.

Satın alma kısmını bilemeyeceğim. Kütüphanelerden ödünç alma imkanınız varsa öyle okuyun derim.
0
burka
(11.01.22)
28 yaşındayım. Daha geçen Harry Potter ve Felsefe Taşı'nın resimli kitabını okudum. Her canım istediğinde açıp okurum. Teyzemin çocuğuna da Harry Potter sevgisi aşıladım. Harry Potter koleksiyonu yapmaya başlamış. İnsanın elinin altında sevdiği birkaç kitap olması güzel bir şey. O yüzden seviyorsan tavsiye ederim ama hepsini almak zorunda değilsin. Benim okumayı en sevdiğim kitap Ölüm Yadigârları. En çok onu okudum, okuyorum. Sen de sevdiğin kitabı alabilirsin sadece. Sonra istersen zaten diğerlerini de alırsın. Ben şu an gidip de set almam çünkü koyacak yer yok. İndirimi kaçırmayayım diyorsan al ama yeni kapak tasarımlarını ben beğenmedim.
0
dissendium
(11.01.22)
Valla ilk kitaplar pek sarmayabilir belki anca sonradan oldukça sarar bence. İlk kitaplarda falan cidden atmosfer daha çok sanki masalsı ve çocuksu gibi. Sonraki kitaplarda kademe kademe atmosfer değişip daha bir rayına oturuyor ve o çocuksuluk gidiyor.

Başka seri için de herkese şiddetle tavsiye ettiğim fırtınaışığı arşivi serisine bak derim. Her kitap tuğla gibi olmasına rağmen herif resmen roman yazma makinesi gibi pat pat çıkarıyor kitapları.
0
j r r tolkien hayrani
(11.01.22)
Nerede indirimde ya, yeni kutulu sette benim de gözüm var, link atsana. :)

37 yaşındayım, bir buçuk yıldır sesli kitaplarını dinliyorum çünkü resmen özledim kitapları. Al tabii, çok keyifli seri.
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
@kobuzchu, kitapyurdu'nda indirimde görünüyor, eğer gerçek fiyatına bindirip geri indirdiyseler onu bilmiyorum tabii: www.kitapyurdu.com&filter_name=harry+potter
0
🌸der meister
(11.01.22)
Sarmama ihtimali var. İlk 2 kitap direkt çocuk kitabı. 3'te biraz olay ciddileşse de 4'ten öncesi zor. Ben (33) resmen Harry Potter ile büyümüş oldum. O yüzden şimdi gidip aynı hevesle ilk filmi de izleyebiliyorum ilk kitabı da okuyabiliyorum ama ilk kitabı okurken yorumum hala çocuk kitabı olduğu yönünde.

ASOIAF için %100 haklısın. 124214 yıldır ortada kaldık bekliyoruz ve bu can sıkıcı. Dune, Zaman Çarkı, Unutulmuş Diyarlar, Ejderha Mızrağı ve bunlara bağlı başka seriler var. Yüzüklerin Efendisi'ni okuyabilirsin bütün diğer kitapları ile.
0
nawar
(11.01.22)
Meh, Kitapyurdu'nu boykot ediyorum ben fakat YKY'nin kendi sitesinde de 236 lira, haberin olsun :)

(Mobilden edit yapamadım.)

Azmettim edit yapmaya. Eganba'da daha ucuz. www.eganba.com
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
Degmez. Bence alisveris yapasin gelmis. Bana da oluyor arada. Ortaokul/lisede okunacak kitaplar, yetiskin olarak para vermeye degmez. Bende kitaplarin bazilari var (4/5/6 sanirim), 30 sene bos kalsam tekrar acip okumam.
0
hot potato
(11.01.22)
Gecen sene sesli kitap ile ilk 3 kitabi tekrar bitirdim
Potter ile buyumedim 26 27 yaslarimda okumistum ilk, cokta keyif almistim.
0
eja
(11.01.22)
Abi filmleri izle gec vaktine yazik
0
floydian
(11.01.22)
Harry Potter o yaşta gayet de sarar eğer genel olarak ilgiliyseniz o türe. Filmleri de güzeldir ama kitapların yerini tutmaz.
0
salihdt
(12.01.22)
Ilk 25 yas civari okumustum ben de, gayet de sardi ama ilk iki uc kitap ve filmin cocuksu olduguna katiliyorum ben de. Onlari asarsaniz arkasi gelir yani.

Zaman Carki'ni deneyebilirsiniz, dizisi de var artik.

Edit: burada falan bir sorsaniz belki elden cikarmak isteyen veya odunc verebilecek kisiler vardir seriyi ya da bazi kitaplari.
0
sopiro
(12.01.22)
Ben de yeni okudum sayılır ve okuduğumda yaşım 39'du. Tüm kitapları çok kısa bir süre içinde yutar gibi okumuştum. Kitaplar da, Harry Potter büyüdükçe onunla birlikte büyüyor ve dili, anlatımı olgunlaşıyor.

Bazı kitaplar bazı mevsimlerle çok iyi eşleşiyor. Bence içinde bulunduğumuz aylar Harry Potter okumak için mükemmel seçim olurdu.
0
thracia
(12.01.22)
30 yaşındayım ve bu sene tüm serisini aldım ve okuyorum. gayet de sarıyor.
0
drako
(12.01.22)
Harry Potter her yaşta okunur. Her zaman sarar. Bence hiç geç değil. İlk 3 kitabın çocuksu olmasının sebebi bence Harry'den kaynaklı. O büyüdükçe kitaplar karanlık bir hal alıyor. Dili de sürükleyici. Güzel..
Yüzüklerin Efendisi olabilir başka. Dili Harry Potter kadar sürükleyici değil ama.
0
matilda
(12.01.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.